İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/49 E. 2026/298 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/49
Karar No
2026/298
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2026/49 KARAR NO : 2026/298

.... DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/01/2026 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında "manitou (iş makinesi)" kirasına ilişkin olarak taşınır kira sözleşmesi akdedildiğini, anılan sözleşmede 1 ay 26 gün sayılacak olup 08:00-12:00, 13:00-17:00 saatleri arası çalışma bedeli 280.000 TL + KDV olarak kararlaştırıldığını, ayrıca bu saatleri aşan mesailer ile pazar günü çalışmaların %50 zamlı olacağının kararlaştırıldığını, sözleşmede fazla çalışma ücreti saatlik 2.019 TL + KDV olarak kararlaştırıldığını, çalışmanın 08:00-12:00 ve 13:00-17:00 arası olduğundan pazar günü tüm gün çalışmanın karşılığı saatlik 2.019 TL'den toplam 16.153 TL + KDV olarak kararlaştırıldığını, müvekkiline ait manitounun 29.04.2025 ile 03.11.2025 tarihleri arasında davalıya çalıştığını, hem imzalı evrak ve hem de fatura ile belirli olan alacaklarının toplam 2.918.943 TL (temmuz ayı hariç) olduğunu, toplamda taraflarına 1.525.000 TL ödeme yapıldığını, 1.393.943 TL alacaklarının kaldığını, bu meblağa ilişkin ....Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ödeme emrinin ekine tüm faturalar ve kira sözleşmesi de eklenerek borçluya tebliğ edildiğini ancak borçlu tarafından yapılan mesnetsiz itirazların akabinde iş bu davanın açıldığını belirterek davalarının kabulüne, 1.751.861,73 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi sebebiyle .... Esas sayılı dosyasındaki alacaklarının tüm ferileri ile birlikte tahsili için itirazın iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. 6100 Sayılı HMK. 2. Maddesi uyarınca; değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça .... 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisi yönünden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, “ticari iş” ve “ticari dava” birbirinden farklı kavramlar olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. Somut olayda uyuşmazlık icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava, konusu itibariyle ticari dava niteliğinde değildir. Bu durumda, eldeki davanın asliye ticaret mahkemesi'nce görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin tacir olması zorunludur. Davalı her ne kadar tacir ise de davacı böyle bir sıfata haiz değildir. Gelir İdaresi yazı cevabına göre davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu anlaşılmış olup, davacının vergi dairesine beyan etmiş olduğu yıllık alış satış tutarına göre de davacı tacir sıfatına haiz değildir. Şu durumda eldeki davada uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğundan söz edilemeyecek olup açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, eldeki davada Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşıldığından HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle, Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, Görevli mahkemenin .... olduğunun tespitine, Karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihinden itibaren kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, şayet belirtilen süreler geçtikten sonra başvurulur veya hiç başvurulmaz ise mahkememizce dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, Harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince esas hükümle birlikte nazara alınmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde .... Mahkemesi'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2026

.....

¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/49, K. 2026/298, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-49-e-2026-298-k-7533bc8d6440