İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/236 E. 2026/480 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/236
- Karar No
- 2026/480
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/236 Esas - 2026/480
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/236 Esas KARAR NO : 2026/480
.... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/03/2026 KARAR TARİHİ : 12/06/2026 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 12/06/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın 15.07.2025 tarihinde davalı şirkete ait ve davalı .... yönetimindeki .... plakalı araçla çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre davalı sürücünün 2918 sayılı Kanun'un 53/1-b maddesini ihlal ederek %100 kusurlu bulunduğunu, müvekkili aracında 08.11.2025 tarihli ekspertiz raporuna göre 270.596 57 TL tutarında hasar oluştuğunu, .... Sigorta tarafından değer kaybı kapsamında 55.053 18 TL ödeme yapıldığını ancak bu tutarın gerçek zararı karşılamadığını, ... Karar karar sayılı ilamı ile davanın ticari işletmeleri ilgilendirmesi nedeniyle görevsizlik kararı verildiğini, bu nedenle davanın ....Mahkemesi'nde ikame edildiğini, müvekkili şirketin merkezinin ....olması sebebiyle yetkili mahkemenin .... olduğunu, HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılan davada aracın kaza öncesi ve sonrası piyasa rayiç değerleri arasındaki farkın bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerektiğini, .... karar sayılı içtihatları uyarınca gerçek zararın tazmininin zorunlu olduğunu, .... marka aracın kaza sonrası değer kaybına uğradığını, .... sayılı kararı gereğince ticari araçlar için avans faizi uygulanması gerektiğini, .... yapılan başvuruda araç mahrumiyet zararı konusunda anlaşıldığını ancak değer kaybı tazminatı hususunda anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 15.07.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firma aleyhine husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkili firmanın hiçbir kusurunun bulunmadığını, kaza anında aracı kullanan ve araç üzerinde fiili tasarruf hakkına sahip olan şirket yetkilisinin eşi ....'nun işleten sıfatını haiz olduğunu, bu nedenle müvekkili firmanın işleten sıfatının bulunmadığını, Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere aracı işleten kişinin .... olduğunu, müvekkili firma ile kaza arasında uygun illiyet bağının mevcut olmadığını, ....nun da kazada kusurunun bulunmadığını, kazanın trafik ışıklarının çalışmamasından kaynaklandığını, bu durumun kaza tespit tutanağında da yer aldığını, dolayısıyla .... tam kusurlu olduğunu, görev ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, müvekkili firmanın tehlike sorumluluğunun olmadığını, davacı tarafın sürücüsünün trafik ışıkları çalışmamasına rağmen hızlı araç kullanarak kazaya sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağının eksik incelemeye dayalı olduğunu ve fren izlerine yer vermediğini, bu nedenle tutanağa itiraz ettiklerini, dosya kapsamında kusur raporu alınmasının önem arz ettiğini, .....nin ihtiyari mali sorumluluk teminatı kapsamında davaya ihbar edilmesini, davanın usulden reddini, esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, 15/07/2025 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle davacının davalılardan değer kaybı bedeli tazmini talebine ilişkindir. Benzer bir dosyada .... sayılı kararında "... Dava; meydana gelen kaza nedeniyle davacı araçta oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararının tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili ... Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; 07.07.2022 tarihinde,.... sapağında, davalı .... orta şeritte seyir halinde olan davacıya ait ..... plaka sayılı araca çarptığını, kazanın oluş biçimine göre davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, hasar bedelinin kasko sigorta poliçesi tarafından karşılandığını, ancak davacıya ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, ayrıca davacının araç mahrumiyeti nedeniyle zararının oluştuğunu, buna göre, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 50,00 TL değer kaybı ve 50,00 TL araç mahrumiyeti nedeniyle maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. .... Mahkemesince, dava, ticari amaçla kullanılan araç maliki .... yanında araç sürücüsü .... aleyhine de açılmıştır. Emsal Yargıtay kararlarında vurgulandığı üzere, aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden biri yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa; söz konusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında “yargılama usûlüne” ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla, bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece uyuşmazlığın çözülmesi gerekir (Bkz..... Esas ve Karar sayılı kararı). Bu durumda, her iki davalı yönünden davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesine karar verilmiş ve karar 09.09.2025 tarihinde kesinleşmiştir. Dosyanın gönderildiği ..... Sayılı ilamında; "Somut olayda; Dava, trafik kazası nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalı S.... yönünden 3.2.2021 günlü dilekçe ile davayı takip etmeyeceğini bildirmiştir. Tarafların tacir olduğu ancak, aralarında ticari ilişki bulunmadığı, ticari işletmelerinden kaynaklanan bir dava olmadığından uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekir.' şeklindedir. Bu dosyada da yine, tarafların ticaret şirketi oldukları ve meydana gelen uyuşmazlığın ticari işletmelerinden kaynaklanmadığı anlaşılmakla yukarıda anılı olan .... Mahkemesi ilamı doğrultusunda, davanın usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin... Mahkemesi olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve karar 17.03.2026 tarihinde kesinleşmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 2. maddesinde "dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça ....Mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, ... diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesine yer verilmiştir. Öte yandan, 6102 Sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı" düzenlemesine yer verilmiştir. TTK'nın 5. maddesinde ise, dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerinin ticaret mahkemelerince bakılacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda, davacı adına kayıtlı davaya konu aracın trafik tescil kaydının incelenmesinde; kullanım amacının "yolcu nakli-hususi" olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalı ......'in yönetimindeki, diğer davalı şirketin maliki olduğu araçla yapılan kaza neticesinde davalı tarafın tam kusurlu olduğu belirtilerek uğranılan değer kaybı ve araç mahrumiyeti maddi zararının tazmini istemi ile dava açılmış olup, davacının tacir olduğu iddia ve ispat edilmemiştir. Davacı adına kayıtlı araçta meydana gelen araç mahrumiyeti ve değer kaybı zararına ilişkin olarak dava açılmakla birlikte, taraflar arasında araca ilişkin ticari ilişki bulunmadığı gibi, davanın davalı şirketin ticari işletmesinden kaynaklanan bir dava da değildir. Olay haksız fiile dayalı tazminat istemidir. Davanın .... görülebilmesi için iki tarafın tacir olmasının yanısıra ticari işletmesi ile ilgili olması ya da aracın ticari faaliyette sevk edilen araç olması gerekmekte olup, mevcut çekişmede davacı yana ait araç hususi araçtır. Bu durumda, mutlak ya da nispi ticari dava şartları oluştuğndan bahsedilemez. Eldeki davanın genel mahkemede görülüp sonuçlandırılması gerekir. (.... Sayılı)" denilmiştir. Somut olayda, uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, dava; konusu itibariyle mutlak ticari dava niteliğinde dava olmadığı gibi davacı adına kayıtlı aracın otomobil olduğu ve kullanım şeklinin de "yolcu nakli-hususi" olduğu, bu durumda eldeki davada uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğundan söz edilemeyeceği, açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, yukarıda emsal alınan kararda da açıklandığı üzere eldeki davada Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşılmakla HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c maddesi ve 115. maddesi gereğince dava şartı doksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, 2- Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3- 6100 sayılı HMK.nun 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili .... GÖNDERİLMESİNE, 4- 6100 sayılı HMK.nun 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapılamadı) 5- 6100 sayılı HMK.nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine, 6- 6100 sayılı HMK.nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ..... nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/06/2026
.....