İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/506 E. 2026/563 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/506
- Karar No
- 2026/563
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/506 Esas - 2026/563
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/506 Esas KARAR NO : 2026/563
....
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/06/2026 KARAR TARİHİ : 26/06/2026 GEREKÇELİ KARAR TARİH : 26/06/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.02.2023 tarihinde satın alınan süpürgenin motor kısmının kenarlarındaki plastik aksamlarının sökülmesi sonucu yeterli verimi alamadığını, çekim gücünün bariz şekilde düştüğü için ... müşteri iletişim ile görüşme yaptığını, yönlendirmeleri sonucu ... teknik servisine süpürgeyi bıraktığını, tarafına yapılan dönüş sonucunda süpürgedeki eksikliği kabul ettiklerini fakat garanti süresi geçtiğini ileri sürerek 5.600,00 TL tamir parası istendiğini, tarafına atılan mailin dokümanlarını dosyaya sunduklarını, şikayete konu malda imalat hatası ve gizli ayıp bulunmadığını, tüketicinin garanti süresi bittikten sonrada seçimlik haklarını kullanabileceğinin belirtildiğini, günümüz teknolojik koşullarında üründen beklenen mutad ömrü tamamlayacak donanımı sunması gerektiğini, .... kararında da garanti süresi dolduktan sonra televizyonun ana kartının yandığını ve .... bu durumu üretimden kaynaklı ayıbın ağır kusur ile tüketiciden gizlendiğini kabul ederek tüketiciye seçimlik hak sunulması gerektiğinin belirtildiğini, huzurdaki olayda da,....süpürgelerinde imalattan kaynaklı olarak bu hatanın olduğu ve yine bu sebepten dolayı yeni imal edilen süpürgelerin başlığının yırtılma ve sökülme olan kısmının farklı imal edildiğinin medya da yazdığını, firmanın hatalı imali sebebi ile üründen beklenen verimi alamadığını, yine tamir bedeli olarak fatura bedelinin yarısı kadar bedel istenmesi fahiştir ve süpürgede imalattan kaynaklı gizli ayıp olduğunu, ve bu husus tüketiciden ağır kusur ile gizlendiğini, bu ve resen nazara alınacak sebeplere dayanarak süpürgenin misli ile değişiminin sağlanması davalının basiretli bir tacir olduğu da gözetildiğinde dürüstlük kuralına, yasaya ve Anayasaya uygun olduğunu, .... Heyetine yaptığı 09.12.2025 tarihli başvuruda .... sebebi ili usulden red kararı verildiğini, ticari arabuluculuk başvurusuna tebligat ulaşmasına rağmen davalının katılmadığını, bu ve resen nazara alınacak sebeplere dayanarak davaya konu süpürgenin öncelikle değişimini, mahkeme aksi kanaatte olması halinde misli ile değişimini yasal faizi ve ferileri ile birlikte sağlanmasını, ticari iş niteliğndeki alacaklarda .... maddesindeki temerrüt faizi uygulanmadığını, davalı şirketin tacir olduğunu,..... kararı gereği de olayda en yüksek banka temerrüt faizi uygulanması gerektiğini, taleplerinde tüm denkleştirme sebepleri dikkate alındığını, davada kusur dereceleri ve sorumluluk sebepleri ne olursa olsun mevcut ve muhtemel tüm zincirleme sorumlular yönünden müteselsil sorumluluk hükümlerine dayandığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutarak, şimdilik davaya konu süpürgenin meri mevzuat gereği öncelikle misli ile değişimini, taktirlerinizce uygun görülmez ise tamirinin bila bedel karşılığında sağlanmasını, aksi taktirde fatura bedelinin fatura tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka temerrüd faizi ve tüm ferileri ile birlikte davalıdan tahsilinin sağlanmasını, taleplerinde tüm denkleştirme sebepleri dikkate alındığını, davada kusur dereceleri ve sorumluluk sebepleri ne olursa olsun mevcut ve muhtemel tüm zincirleme sorumlular yönünden müşterek ve müteselsil sorumluluk hükümlerine dayandığını, asıl alacağa ek olarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin fatura tarihinden itibaren mahkeme aksi kanaatte ise davalı temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka temerrüt faizi ile birlikte dava masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Usul ve ekonomi gereği dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, misli ile değişim, olmadığı takdirde tamir, bu da mümkün değilse fatura bedelinin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talebine ilişkindir. Dava dilekçesine ekli evraklara göre davacının avukat olduğu anlaşılmaktadır. Avukatlığın mahiyeti başlıklı avukatlık kanununun 1. Maddesinde, Avukatlığın, kamu hizmeti ve serbest bir meslek olduğu açıklandıktan sonra, avukatlıkla birleşmeyen işler başlıklı 11. maddesinde "Aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görev, sigorta prodüktörlüğü, tacirlik ve esnaflık veya meslekin onuru ile bağdaşması mümkün olmıyan her türlü iş avukatlıkla birleşemez" düzenlemesi getirilmiştir. Bu itibarla davacı avukat olup, tacir olarak kabulü mümkün değildir. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. 6100 Sayılı HMK. 2. Maddesi uyarınca; değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisi yönünden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, “ticari iş” ve “ticari dava” birbirinden farklı kavramlar olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. Somut olayda dava, konusu itibariyle ticari dava niteliğinde değildir. Bu durumda, eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nce görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin tacir olması zorunludur. Davalı her ne kadar tacir ise de davacı böyle bir sıfata haiz değildir. Ayrıca dava konusu ihtilaf, TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan da değildir. Şu durumda eldeki davada uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğundan söz edilemeyecek olup 6100 Salıyı HMK. 2. Maddesi uyarınca; davada bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Bu nedenle mahkememizce görev yönünden davanın reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c maddesi ve 115. maddesi gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, 2- Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3- 6100 sayılı HMK.nun 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili .... MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4- 6100 sayılı HMK.nun 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapılamadı) 5- 6100 sayılı HMK.nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine, 6- 6100 sayılı HMK.nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/06/2026
....