İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/331 E. 2026/438 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/331
- Karar No
- 2026/438
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/331 Esas - 2026/438 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2026/331 Esas KARAR NO : 2026/438
.... DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 21/08/2025 KARAR TARİHİ : 02/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2026 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı taraflarca, davalı şirketin yetkili sahibi .... arasında dava konusu taşınır ve taşınmazlar da dahil olmak üzere bir kısım miras malları paylaşımından kaynaklanan niza nedeni ile .... Sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, söz konusu dosyanın derdest olduğunu, .... görülen davada, Mahkemenin söz konusu malların ...üzerine kayıtlı olması nedeni ile onun da taraf gösterilmesi gerektiğinden bahisle mallar üzerine izale-i şuyu şerhi konulması taleplerini reddettiğini, açıklanan nedenlerle paylaşımda ve tahsilde tekerrür olmamak üzere, dava konusu malların mülkiyeti davalı şirket gözüktüğünden birleştirme istemli işbu ortaklığın giderilmesi davasının açılması zaruretinin hasıl olduğunu, müvekkillerinin miras bırakanı ..... 06.11.2024 tarihinde vefatı ile mirasçılarından olan ....'ın da vefatı sonrasında müvekkillerinin mirasçı oldukları, dava dilekçesinde belirttikleri taşınır ve taşınmaz malların davalı şirketin üzerine kayıtlı olup, müteveffa .... söz konusu şirketin %20 oranında hissedarı olduğunu, vefatı üzerine şirket hissesi ve şirkete kayıtlı malların mirasçılarına kaldığını, hissenin ve kayıtlı mal varlığının satılarak paraya çevrilmek sureti ile mevcut ortaklığın giderilmesi için işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, ortaklığın giderilmesine dair uyuşmazlık için davadan önce Arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de taraflar arasında bir anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, davaya konu taşınır ve taşınmazların tapu kayıtlarına izaley-i şüyu şerhinin verilmesine, dava konusu edilen taşınır ve taşınmazlardaki paydaşlığın cebri icra yoluyla yapılacak satış yöntemiyle sona erdirilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların başlangıçta .... nezdinde açtığı ve .... tevzi edilen davanın..... Karar sayılı gönderme kararı ile dosyanın Ticaret Mahkemesine tevzi edildiğini, davacıların mirasçısı oldukları .... 06.11.2024 tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın .... ibaret olmayıp dava dışı .... da 1/2 oranında mirasçı olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 596/1 maddesi uyarınca şirket paylarının mirasçılara doğrudan intikal ettiğini, bu nedenle dava dışı .... geçen %10'luk hissenin paylaşım davasına konu edilmesinin mümkün olmadığını, davacıların kendi paylarına düşen hisseler üzerinde de ortaklığın giderilmesini talep etmekte hukuki yararlarının bulunmadığını, şirket ile ortaklar arasında paylı mülkiyet ilişkisinin olmadığını, davacıların .... marka araç üzerindeki ortaklığın giderilmesi taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, söz konusu malların tüzel kişiliği haiz davalı şirketin malvarlığına ait olduğunu, şirket ortaklarının şirket malları üzerinde doğrudan mülkiyet hakkının bulunmadığını, dolayısıyla ortaklığın giderilmesi davasının aktif husumet yokluğu, hukuki imkansızlık ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davacıların ihtiyati tedbir taleplerinin yasal koşulları taşımadığını savunarak, davanın tümüyle reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı şirkete ait olan dava konusu hisse, taşınır ve taşınmaz mallara dair ortaklığın cebri icra yolu ile yapılacak satış yöntemiyle giderilmesi istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Davanın öncelikle ... Mahkemesi'nde açıldığı, 16.03.2026 Tarihli Kararı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderildiği, dosyanın mahkememiz esasına kaydının yapılarak yargılamaya devam olunduğu, Mahkememizce yapılan yargılamada 02.06.2026 tarihli celsede; taraflar arasındaki uyuşmazlığın tespiti yapılmış ve taraf vekillerinin beyanları alınarak araştırılacak başkaca bir hususun kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, .... tarafından verilen görevsizlik kararında özetle; "Dava konusu .... ait hisse üzerindeki ortaklığın giderilmesi bakımından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 596. Maddesi uyarınca, miras yoluyla taraflara geçen hisseden kaynaklı ortaklığın giderilmesi, mirasçılar tarafından Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan dava ile talep edilemez. Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Miras yoluyla davacılara geçen hisseden kaynaklı ortaklığın şirketçe kabul edilmemesi halinde, davacılar ancak TTK'nın 597. maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesinde talepte bulunabilir. Açıklanan bu nedenlerle eldeki davaya bakmakta görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu ve mahkememizin uyuşmazlığın çözümünde görevli olmadığı anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115 maddeleri gereğince davanın usulden reddine" şeklindeki gerekçe doğrultusunda görevsizlik kararı verilerek, dosyanın Mahkememize gönderildiği görülmüştür. Dosya incelendiğinde; Davacıların murisi olan ..... davalı şirketin hissedarı olduğu, vefatı üzerine hisselerinin ve şirkete kayıtlı malların mirasçıları olan davacılara kaldığı iddiasıyla davalı şirket adına kayıtlı dava konusu taşınır ve taşınmaz malların satışının yapılarak ortaklığın giderilmesinin istenildiği, dosyaya gelen tapu kayıt örnekleri ile araç tescil kayıtları incelendiğinde, dava konusu edilen taşınır ve taşınmaz malların davalı şirket adına "TAM" hisse ile kayıtlı olduğu, davalı şirketin .... nezdinde 17.10.1989 tarihinden beri tescilli olup halen aktif olduğu ve tüzel kişiliğinin devam ettiği, söz konusu taşınır ve taşınmaz mallarda davacı gerçek kişilerin şirket ile birlikte bir pay sahipliklerinin olmadığının görüldüğü, davacılara miras yolu ile geçen şirket paylarında da davalı şirketin hissedarlığının bulunmadığı, oysaki ortaklığın giderilmesi davalarının paylı mülkiyet veya elbirliği ile mülkiyete tâbi olan taşınır veya taşınmaz mallar ile hisseler üzerindeki ortak mülkiyeti sona erdirmek amacıyla açılan davalar olduğu, somut olayda; davacıların miras yolu ile davalı şirkette hissedar oldukları, ancak şirkete hissedar olmalarının şirkete ait mal varlıklarının da maliki veya hissedarı oldukları anlamına gelmediği, şirketin kendi tüzel kişiliği bulunduğundan şirkete ait malların mülkiyetinin şirket tüzel kişiliğine ait olup, şirket ortaklarının şirket adına kayıtlı olan mal varlıklarının satılması için ortaklığın giderilmesi davası açmalarının hukuken mümkün olmadığı, şirket tüzel kişiliği adına tam hisse ile kayıtlı malların malikinin sadece şirket olup, söz konusu mallar üzerinde şirket ortakları ile şirket arasında bir ortak mülkiyet durumunun söz konusu olmadığı, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, şirket ortaklarının şirket mallarının doğrudan sahibi olmadıkları, malların ortakların değil şirketin olup, ortakların sadece şirketin sermaye payına ortak oldukları, şirkete ait malların satışının yapılmasının bu konuda şirket yetkili kurullarının alacağı karar veya şirket hakkında açılacak bir fesih ve tasfiye davası sonucu Mahkemece şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi halinde mümkün olup, ortakların şirket tüzel kişiliğine ait mallar hakkında ortaklığın giderilmesi davası açmaları hukuken mümkün olmadığından, davacı ortaklar tarafından şirkete karşı açılan işbu ortaklığın giderilmesine ilişkin davanın hukuki şartları bulunmadığından reddine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacıların açtığı ortaklığın giderilmesine ilişkin davanın hukuki şartları bulunmadığından REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 615,40-TL harçtan mahsup edilmesi sonucu kalan 116,60-TL eksik harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca, dava değeri göz önüne alınarak belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 5-Davalı tarafından yapılan toplam 104,00-TL vekalet harç giderinin, davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya ödenmesine, 6-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.000,00-TL arabuluculuk giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/06/2026 ....