İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/441 E. 2026/549 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/441
- Karar No
- 2026/549
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/441 Esas KARAR NO :2026/549
DAVA:Şirketin İhyası DAVA TARİHİ:01/06/2026 KARAR TARİHİ:08/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan 01/06/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ihyası istenilen şirketten alacaklı olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine kredi hesapları kat edilerek .... Noterliğinin 21.06.2019 tarihli ... Yevmiye no.lu ihtarı keşide edilerek borçlulara gönderildiğini, takibe geçildiğini, takibe itiraz edildiğini, itirazın iptali davası açıldığını, şirket aleyhine alacak davası açılacağı sırada ihyası istenen şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiği görüldüğünü, bu nedenlerden dolayı; ... ... Şirketi'nin borçları ödenmeden sicilden terkin edilemeyeceğinden gerekli işlemleri yapabilmeleri için şirketin tüzel kişiliğinin TTK’nın ilgili maddeleri uyarınca; ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan 04/06/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu şirketin sicil kaydı aktif olduğunu, dava konusu şirket ticaret sicilinden terkin edilmediğini, bu nedenlerden dolayı; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER: Ticaret Sicili Kayıtları, Mersis Kayıtları, .... İcra Dairesinin 2019/... Esas sayılı dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/... Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafça davalı aleyhine açılan şirketin ihyası istemine ilişkindir. Davacı taraf dava konusu ... ... Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi ile dava konusu şirketin sicil kaydının aktif olması nedeni ile davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinde; ihyası istenilen şirketin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasına kayıtlı ... ... Şirketi unvanlı şirket olduğu ve ticaret merkezinin Kağıthane/İstanbul olduğu, şirket hakkında terkin kaydının bulunmadığı, mersis ve ticaret sicil kayıtlarına göre şirketin halen aktif olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan 28/07/2026 tarihli dilekçe ile; davayı takip etmekte müvekkilin hukuki yararı kalmadığını, fiziki arabuluculuk sürecinin anlaşmama şeklinde sonuçlanması nedeniyle davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, davayı açmakta haklı olmaları sebebiyle arabuluculuk ücretinin tarafımıza yükletilmemesini, davanın açılmasında müvekkil şirketin bir kusuru olmadığından hüküm kurulurken aleyhe ve lehe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir. Tasfiyenin kapatılabilmesi için, tüm tasfiye işlemlerinin tamamlanmış olması, tüm borçların ödenmiş olması, şirket aleyhindeki tüm dava ve takiplerin sonuçlanmış olması gereklidir. Bu zorunluluğa uyulmadan tasfiyenin kapatılması halinde ihya talebi haklıdır. İhya kararı ile birlikte, ihyası istenen şirket tüzel kişilik kazanacaktır. Bir şirket veya kooperatifin ihyası davasında davacı taraf, şirket ortaklarından herhangi biri, şirket veya kooperatifin en son yetkilileri, o şirkette veya kooperatifte daha önce çalışmış bulunan herhangi bir işçi, şirket veya kooperatiften alacağı bulunan herhangi bir gerçek veya tüzel kişi alacaklı, özetle hukuki menfaati bulunan herhangi bir kişi olabilir. İhya davalarında davalı taraf ise şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. TTK'nın 547. maddesine göre " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." düzenlemesi ile şirketin yeniden tesciline ilişkin usul belirlenmiştir. HMK'nın 115/1 maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK 114/1-h maddesindeki düzenlemeye göre; davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartı olarak belirlenmiştir. Hukuki yarar koşulu, tüm davalarda aranmaktadır. Bir hukuki ilişkinin, hemen tespitinde, hukuki yararın varlığının kabul edilebilmesi için, üç koşulun birlikte olması zorunludur. Sözü edilen üç koşulu hemen açıklamak gerekirse; a) Davacının bir hakkı veya hukuki durumunun halihazır bir tehlike ile ciddi biçimde tehdit edilmiş olması ve sözü edilen tehlikenin yakın ve tehdidin ciddi olması gerekir. b) Bu ciddi tehdit sebebiyle davacının hukuki durumunun tereddüt ya da belirsizlik içinde olması, bu hususun davacı için bir zararı meydana getirebilecek nitelikte bulunması gerekir. Tehdit, objektif olarak değerlendirildiğinde, bir zarar doğurabilecek nitelikte olmalıdır. c) Yalnızca koşulları usulün 237. maddesi hükmünde tanımlanan biçimde kesin hükmün sonuçlarını meydana getiren, cebri-icraya yetki vermeyen bir başka deyişle icra ve infaz kabiliyeti bulunmayan tesbit hükmünün bu tehlikeyi ortadan kaldıracak nitelikte olması zorunlu olduğu gibi, davacının, hukuken korunma ihtiyacı da halihazırda bulunmalıdır. Özellikle hukuki yarar koşulu tesbit davasının açıldığı günde mevcut olmalı ve hüküm verilene değin varlığını da sürdürmesi zorunludur. Açıklanan nedenle davacının, hukuki korunma ( himaye ) ihtiyacını, başka bir vasıta ile tamamen tatmin edebilmesinin mümkün olduğu hallerde, hukuki ilişkinin mücerret tespitinde, hukuki yararının bulunmadığı bu nedenle dava açamayacağı kuşkusuzdur. Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar, dava şartıdır. Hukuki yarar olumlu dava şartı olup, taraflarca öne sürülmese dahi mahkemece "re'sen" kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun TTK 545. maddesi uyarınca; "Tasfiyenin sona ermesi üzerine şirkete ait ticaret unvanının sicilden silinmesi tasfiye memurları tarafından sicil müdürlüğünden istenir. İstem üzerine silinme tescil ve ilan edilir." düzenlemesi getirilmiştir. Somut olayda, davacı vekili tarafından dava konusu şirket hakkında açacağı davada uyap sisteminde 'terkin edilmiş' uyarısı vermiş olması sebebi ile her ne kadar eldeki şirketin ihyası davası açmışsa da; dava konusu şirketin mersis kayıtları, İstanbul Ticaret Sicili Gazetesi ve İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıtlarına bakıldığında dava konusu ... ... Şirketi'nin aktif olduğu, bu haliyle davacının ihya talebini oluşturan koşullar oluşmadığı ve bu haliyle şirketin sicil kaydının açık olduğu anlaşıldığından sicilden terkin edilmemiş şirkete ilişkin ihya davası açmakta davacının hukuki yararı bulunmadığından, davacı tarafça açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş, davacı tarafça eldeki davanın uyaptaki davalı şirketin terkin edildiği uyarısı nedeniyle açıldığı davayı açmakta kusurlu olmadıkları iddiasıyla aleyhlerine vekalet ücreti yargılama gideri yüklenmemesi talep edilmiş ise de dava konusu şirketin aktif olup olmadığı hususunda ticaret sicil kayıtlarının esas alınması gerektiği, uyapta terkin kaydı çıksa da herkese açık olan ticaret sicil gazetesi ve mersis kayıtları üzerinde yapılacak basit sorgulama ile dava konusu şirketin aktif veya terkin edilmiş olup olmadığının kolaylıkla tespiti mümkün olduğundan davayı açmakta davacı tarafın kusurlu olması ve davalının eldeki davanın açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle kendisini vekil ile temsil eden davalı lehine vekalet ücreti tayinine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK'nın 114/1-h gereği hukuki yarar yokluğundan 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2- Davacı tarafça yatırılan peşin harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4- Davalı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinde karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT 7/2 maddesi uyarınca maktu 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 5- Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra davacı tarafa resen iadesine, Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize gönderilecek veya sunulacak dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08/09/2026
Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*