İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1512 E. 2026/730 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1512
Karar No
2026/730
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1512 KARAR NO : 2026/730

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 05/02/2026 KARAR TARİHİ : 01/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA : Davacı vekili ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu 05/02/2026 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil idare alacağının tahsiline karar verilmesi istemi ile ... Şti.'nin ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasına kayden alacak davası açıldığını, dosyanın halen derdest olduğunu, inceleme aşamasında olduğunu, belirtilen davanın yargılaması sırasında davalı şirketin tasfiyesinin sona erdiği ve akabinde ilgili şirketin ticaret sicilindeki kaydının terkininin sağlandığını, şirketin yeniden ihyası için gerekli yasal işlemlerin yapılması taraflarından istenildiğini, bu konuda asıl davanın görüldüğü Mahkemece taraflarına yetki belgesi verildiğini, ilgili şirketin sicilden terkin kaydının iptal edilerek tasfiyenin canlandırılması ve akabinde şirketin ihyasına karar verilmesini, arz edilen nedenlerle sicil edilen ... Ltd. Şti.'nin sicilden terkin kaydının iptal edilerek tasfiyenin canlandırılması ve akabinde şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı sicil müdürlüğü vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün TTK m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle müvekkili kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi ile eklerinin usulüne uygun olarak davalı tasfiye memuruna tebliğ edildiği, bu davalının cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği ve yasal dayanağı itibarıyla; ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nosunda kayıtlı iken tasfiye nedeni ile ticaret sicil kaydı 12/02/2025 tarihinde terkin edilen Tasfiye Halinde ... Şirketi 'nin ihyası talebi istemine ilişkindir. Dosya arasına celp edilen .. Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinde;...sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ...Şirketi'nin en son tescil işlemini 12/02/2025 tarihinde gerçekleştirdiği ve tasfiye sürecinin tamamlandığı gerekçesiyle sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır. ... Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde ihyası istenen şirketin terkin olmadan önce merkez adresinin ... olduğu, buna göre mahkememizin 6102 sayılı TTK'nun 547/1 maddesi anlamında kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır. Yapılan yargılama, toplanan deliller, incelenen mahkeme dosyası, ticaret sicil kayıtları birlikte değerlendirildiğinde ; TTK'nun 543'ncü maddesi uyarınca, tasfiye halinde bulunan şirketin tasfiyesinin kapanması ve terkin işlemlerinin yapılabilmesi için tüm borçlarının tasfiye edilmiş olması, TTK'nun 545'nci maddesine göre yapılan sicilden terkin işleminin hukuka uygun bir terkin işlemi sayılabilmesi için tasfiyenin de usulüne uygun olarak sona erdirilmiş olması gerekmektedir. Limited şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesiyle sona erer. Ancak tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise , tüzel kişilik ticaret sicilden silinmiş olsa bile limited şirket tüzel kişiliğinin sona erdiği kabul edilemez. Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda bir hukuki işlemdir. Bu karar ve işlemin hataya dayanması halinde gerçek anlamda bir tasfiye işleminden söz edilemez. Hata veya kasta dayalı şeklen gerçekleşmiş bir tasfiyenin kaldırılmasını, gerek o işlemi gerçekleştirenler, gerekse bundan zarar görenler isteyebilirler, ayrıca tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı olan kişinin yapılan ilanlara rağmen alacağını yazdırmaması alacağın düşmesini gerektirmez. Somut uyuşmazlıkta; davacının açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması gerektiğinden davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin tüzel kişiliğinin tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle sicilden terkin edildiği, davacı tarafından açılan davada taraf teşkilinin sağlanması ve yargılamanın yürütülebilmesi için tasfiye sonunda sicil kaydı silinen şirketin ihya edilmesi gerektiğinden davanın kabulüne, şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapması için 6102 Sayılı TTK.nun 547/2'nci maddesi uyarınca eski tasfiye memuru olan davalı ...'ın şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulüne, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken 12/02/2025 tarihinde terkin olunan Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin ....19. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması, yargılamanın sonuçlandırılması ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ile ticaret siciline yeniden tescili sureti ile ihyasına, kararın ticaret siciline tescil ve ilanına, Tasfiye memuru olarak ... T.C. Kimlik numaralı ...'ın atanmasına, 2-Keyfiyetin karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA, tescil ve ilan masraflarının davacı tarafından KARŞILANMASINA, 3-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 4-Davacı tarafından ödenen 732,00-TL başvuru harcı ve 732,00-TL peşin harcın davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yasal hasım olması nedeniyle bu davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine YER OLMADIĞINA, 6-Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin eski tasfiye memuru olan davalı İlyas BUZĞAN'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan 5 tebligat + 4 posta ücreti 772,90.-TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacılara İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/10/2026

Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1512, K. 2026/730, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1512-e-2026-730-k-aafb8378c985