İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1176 E. 2026/631 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1176
- Karar No
- 2026/631
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1176 KARAR NO : 2026/631
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 18/06/2026 KARAR TARİHİ : 09/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan şirketin ihyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket tarafından ... Şirketi aleyhine 7 adet faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, borçlu şirket tarafından itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali amacıyla ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden dava ikame edilmiş olduğunu ve davanın halen derdest olduğunu, ancak yargılama devam etmekte iken davalı şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlandığı ve ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını, şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeniyle derdest davanın taraf teşkilinin sağlanamadığını ve yargılamanın devamının mümkün olmadığını, mezkur mahkemenin 21/05/2026 tarihli duruşma ara kararı ile taraflarına ihya davası açmak üzere süre verdiğini, tüm bu nedenlerle ...Şirketinin, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası iel bu dosyanın kesinleşmesi ve infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin ise tasfiye işlemlerini eksik bırakan davalı tasfiye memuruna yüklenmesini talep etmiştir. Davalı ... Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili kurumun, TTK'nın 32. ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34. maddesi hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, tüm bu nedenlerle müvekkili kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin, tasfiye edilerek ticaret sicilinden terkin edilen dava dışı şirketin son tasfiye memuru olması hasebiyle iş bu ihya davasında yasal hasım olarak gösterildiğini, şahsi sorumluluğunun ise bulunmadığını, davacı tarafın, ihya talebinin ötesine geçerek müvekkilinin şahsi sorumluluğuna gitmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretini müvekkiline yükletme çabasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin tasfiye sürecini TTK hükümlerine uygun olarak eksiksiz tamamladığını, bilinmeyen ve bildirilmeyen bir alacaktan dolayı müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle müvekkilinin şahsi sorumluluğuna yönelik tüm taleplerin reddini, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmeyerek, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Dava, 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi gereğince, sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Şirketinin ihyası istemine ilişkin bulunmaktadır. ... tarih ve ... sayılı Resmî Gazetede yayımlan, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun, ..., ..., ...ve ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevrelerinin yeniden belirlenmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararı ile İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresi ... ilinin mülki sınırları esas alınmak suretiyle yeniden belirlenmiş, ancak bahsi geçen karar ile Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi tarafından ..., ...ve ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin faaliyetinin durdurulmasına ve dosyaların devrine ilişkin bir karar alınmamıştır. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ... tarih, ... sayılı kararı ile ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyetinin durdurulmasına ve bu mahkemede görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının tek ve çift dosya kriteri dikkate alınarak İstanbul 8, 9 ve 10. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilerek devrine karar verilmiş, bu kapsamda Mahkememiz ile İstanbul 9 ve 10. Asliye Ticaret Mahkemeleri arasında akdedilen 09/07/2026 tarihli Dosya Paylaşım Mutabakat Tutanağı kapsamında... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sırasına kayıtlı bulunan eldeki dava dosyası, Mahkememizin yukarıda yazılı esas sırasına kaydedilmiş ve yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur. Basit yargılama usulüne tabi olan şirketin ihyası talepli davada, 6100 sayılı HMK'nın 320/1. maddesi gereğince dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, ihyası talep olunan Tasfiye Halinde ...Şirketinin ... Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı bulunduğu, ... Ticaret Sicili Müdürlüğünden celp edilerek mahkememiz dosyası arasına alınan sicil kayıtlarından, ... 9. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye sayısı ile tasdik edilen ... tarihli ve ... sayılı genel kurul kararına istinaden şirketin tasfiyesinin sona erdiği hususunun, 18/11/2025 tarihinde tescil edildiği ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilerek tasfiyenin sonlandırıldığı ve şirket tüzel kişiliğinin son bulduğu anlaşılmıştır. Eldeki dava dosyası öncelikle yasal hasım konumunda bulunan ... Ticaret Sicili Müdürlüğüne karşı ikame edilmiş, mahkememizin 23/07/2026 tarihli ara kararı ile; "Davacı vekiline, ihyası talep edilen Tasfiye Halinde ... Şirketinin tasfiye memuru ...(T.C.K.N.: ...)'ı davaya dahil etmek üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine; verilen kesin süre içerisinde ihyası talep edilen şirketin tasfiye memurunun davaya dahil edilmemesi halinde ise davanın usulden reddedileceği hususunun davacı tarafa ihtarına" karar verilmiş, davacı vekili tarafından sunulan 07/08/2026 tarihli dahili dava dilekçesi ile ... davaya dahil edilmiş ve mahkememizce, dahili davalı adına davetiye tebliğ edilmiştir. ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, alacaklı ... Şirketi tarafından 03/04/2025 tarihinde, borçlu ... Şirketi aleyhine 7 adet faturaya dayalı toplam 629.299,25-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu şirkete 11/04/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket vekili tarafından 14/04/2025 tarihinde böyle bir borçları bulunmadığı gerekçesiyle takibe, takibe esas alacağın tamamına, ferilerine, faize, faiz oranına ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi(Bölünme öncesi ... Asliye Ticaret Mahkemesi)'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı...Şirketi tarafından 03/06/2025 tarihinde davalı ...Şirketi aleyhine, davalı tarafından ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına karşı yapılan itirazın iptali talebiyle dava açılmış olduğu, mahkemenin 21/05/2026 tarihli celsesinde; "Davalı ... Şirketi 'nin dava tarihinden sonra 18/11/2025 tarihi itibariyle ... Ticaret sicilinden terkin edildiği ve hak ehliyetinin, dolayısıyla taraf ehliyetinin sona erdiği anlaşılmakla; davacı vekiline, davalıya karşı davaya devam etmek istiyorsa ihya davası açmak üzere 2 hafta süre verilmesine, aksi halde mevcut duruma göre değerlendirme yapılacağının ihtarına" karar verildiği anlaşılmıştır. 6762 sayılı TTK ve 6102 sayılı TTK'da yer alan bu konudaki düzenlemelere bakıldığında; 6762 sayılı TTK'nun 447. madde hükmü gereğince, tasfiye halinde bulunan şirketin tüm borçları ödendikten sonra, kalan mevcudu, esas sözleşmede aksine bir düzenleme mevcut değilse pay sahipleri arasında ödedikleri sermaye ve paylara bağlı imtiyaz hakları oranında dağıtılacağı öngörülmüştür. Keza terkin işlemi ve dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 543. maddesinde aynı yönde benzer(borçlar ödendikten sonra önce ödenen pay bedellerinin iadesi yönündeki yeni hükmü dışında) benzer bir düzenleme yapılmıştır. Yine dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan ve 6762 sayılı TTK'da doğrudan bir karşılığıda bulunmayan 6102 sayılı TTK'nun 547. maddesinde (Ek Tasfiye) başlığı ile; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlanıdırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebiyecekleri hükmüne yer verilmiştir. Anılan 547. madde hükmünün, eski TTK döneminde karşılığı bulunmayıp, ancak eski TTK döneminde uygulama ve içtihat yoluyla gerçekleştirilen ek tasfiye kararları yeni yasa ile yasal bir dayanakta kazanmıştır. Keza anılan hüküm ile şirket ortaklarının da ek tasfiye isteminde bulunabilecekleri açıkça hüküm altına alınmıştır. TTK 547. maddesinde ek tasfiyeye dair yer alan bu düzenleme bakımından, kanunun gerekçesi incelendiğinde ilk tesbit edilebilecek olan hususun; öncelikle ek tasfiye kararının geçici bir tedbir kararı olduğu ve yeni bir hukuki durum meydana getirmediği hususlarına yapılan vurgudur. Yine anılan madde gerekçelerinde ek tasfiyeyi gerektiren hallerin neler olabileceği, sınırlı sayıda olmaksızın gösterilmiş ve özellikli bu durumlar arasında şirketin bir davada davalı olarak bulunması veya aleyhine icra takibi yapılmış olması hali ek tasfiye kararı verilmesi için özellikli durumlar arasında sayılmıştır. Tüm bu nedenlerle Tasfiye Halinde ...Şirketinin tasfiyesinin sona erdiği hususu tescil edildiğinden ticaret sicil kaydının terkinine karar verilmişse de, söz konusu şirket hakkında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası kapsamında taraf teşkili yönünden taraf ehliyetinin, terkin olması sebebiyle bulunmuyor olması, bu durumda taraf teşkilinin sağlanması hususunda 6102 sayılı TTK'nun 547. maddesi gereğince bu halin şirketin ihyası için elzem bir neden olduğu anlaşılmakla, dava konusu hukuki işlem ile sınırlı olmak üzere davacı tarafça açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. 23/5/2024 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile değişik, 6102 sayılı TTK'nun Geçici 7/15. maddesi de dikkate alınarak, davalı ... Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım konumunda olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş; ancak ... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası ile ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının tasfiye kararından çok önce açıldığı, tasfiyenin sonlandığı tarihte dosyanın derdest olduğu, hatta şirket tarafından gerek icra takibine itiraz edilmiş olması ve gerekse itirazın iptali istemli dava dosyasına taraf teşkilinde bulunulduğu, o dönemde de şirket yetkilisi olan tasfiye memurunun davadan haberdar olmasına rağmen tasfiyeyi tamamladığı ve iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan davanın KABULÜ ile; ... Ticaret Sicili Müdürlüğünün ...sicil numarasında kayıtlı iken, 6102 sayılı TTK'nun 547. maddesi gereğince sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Şirketinin, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasındaki işlemlerin ve karar sonrası kararın infazıyla ilgili müteakip işlemlerin yapılması ile sınırlı olmak kaydıyla İHYASINA, 2-Kararın ... Ticaret Siciline tesciline ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına, 3-Şirkete tasfiye memuru olarak, şirketin son tasfiye memuru olan ...(T.C.K.N.: ...)'ın atanmasına; tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcı peşin olarak yatırıldığından, söz konusu harcın Hazineye gelir kaydına; davacı tarafça peşin olarak yatırılan 732,00-TL harcın dahili davalı...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Aavukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 45.000,00-TL vekâlet ücretinin, dahili davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 732,00-TL başvurma harcı ve 367,90-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.099,90-TL yargılama giderinin, dahili davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/09/2026
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye 5 e-imzalıdır Katip e-imzalıdır