İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/999 E. 2026/669 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/999
- Karar No
- 2026/669
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/999 KARAR NO : 2026/669
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 12/01/2026 KARAR TARİHİ : 21/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan şirketin ihyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ...nin 12/03/2025 tarihinde resen sicilden terkin edildiğini, müvekkilinin 01.06.2008-12.06.2023 tarihleri arasında yaklaşık 15 yıl mezkur şirkette çalışmış olmasına rağmen, müvekkilinin ödenmeyen işçilik alacakları hususunda ... 24. İş Mahkemesinde ...esas numarası ile kıdem tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, AGİ alacağı, fazla mesai ücreti ve UBGT alacaklarının ödenmemiş olması sebebiyle taraflarınca işçilik alacağı davası açıldığını, açtığıkları bu davada mahkemece yapılan araştırma ile şirketin sicilden resen terkin edildiğinin görüldüğünü ve 12.12.2025 tarihli ara karar ile ihya davası açmak üzere taraflarına 1 aylık süre verildiğini, şirket hakkında alınan sicilden terkin kararının, müvekkilinin haklarına kavuşmasına engel mahiyette olduğunu, müvekkilinin işçilik alacaklarına ilişkin açtıkları davanın sonuçlanması için şirketin terkin kaydının kaldırılması ile tüzel kişiliğinin yeniden canlandırılmasının zorunlu olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile 284910-5 ticaret sicil numaralı ...nin ihyasını ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili kurumun, TTK'nın 32. ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34. maddesi hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, tüm bu nedenlerle müvekkili kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. Dahili davalı ..., kendisine usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya cevap vermemiştir. Dava, 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi gereğince, sicilden terkin edilen ...nin ihyası istemine ilişkin bulunmaktadır. 20.02.2026 tarih ve 33174 sayılı Resmî Gazetede yayımlan, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun, ..., ..., .... ve ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevrelerinin yeniden belirlenmesine ilişkin 18.02.2026 tarih ve 282 sayılı kararı ile İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresi İstanbul ilinin mülki sınırları esas alınmak suretiyle yeniden belirlenmiş, ancak bahsi geçen karar ile Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi tarafından ..., ... ve ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin faaliyetinin durdurulmasına ve dosyaların devrine ilişkin bir karar alınmamıştır. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ... tarih, ... sayılı kararı ile ...6. Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyetinin durdurulmasına ve bu mahkemede görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının tek ve çift dosya kriteri dikkate alınarak İstanbul 8, 9 ve 10. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilerek devrine karar verilmiş, bu kapsamda Mahkememiz ile İstanbul 9 ve 10. Asliye Ticaret Mahkemeleri arasında akdedilen 09/07/2026 tarihli Dosya Paylaşım Mutabakat Tutanağı kapsamında ...6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sırasına kayıtlı bulunan eldeki dava dosyası, Mahkememizin yukarıda yazılı esas sırasına kaydedilmiş ve yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur. Basit yargılama usulüne tabi olan şirketin ihyası talepli davada, 6100 sayılı HMK'nın 320/1. maddesi gereğince dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, ihyası talep olunan ...nin ...nün ... sicil numarasında kayıtlı bulunduğu, ...nden celp edilerek mahkememiz dosyası arasına alınan sicil kayıtlarından, ... 13. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayısı ile tasdikli ... tarihli ve ... sayılı genel kurul kararına istinaden şirketin tasfiyesinin sona erdiği hususunun, 12/03/2025 tarihinde tescil edildiği ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilerek tasfiyenin sonlandırıldığı ve şirket tüzel kişiliğinin son bulduğu anlaşılmıştır. Eldeki dava dosyası öncelikle ...nin ve yasal hasım konumunda bulunan ...ne karşı ikame edilmiş, mahkememizin 30/07/2026 tarihli tensip tutanağının 1 numaralı kararı ile; "Davacı vekiline, ihyası talep edilen ...nin tasfiye memuru ...(T.C.K.N.: ...)'yı davaya dahil etmek üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine; verilen kesin süre içerisinde ihyası talep edilen şirketin tasfiye memurunun davaya dahil edilmemesi halinde ise davanın usulden reddedileceği hususunun davacı tarafa ihtarına" karar verilmiş, davacı vekili tarafından sunulan 18/08/2026 havale tarihli dahili dava dilekçesi ile ... davaya dahil edilmiş ve mahkememizce, dahili davalı adına davetiye tebliğ edilmiştir. ....24. İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyanın incelenmesinden; davacı ... tarafından 28/12/2023 tarihinde davalı ... Şirketi aleyhine, işçilik haklarından kaynaklanan alacak talebiyle dava açılmış olduğu, mahkemenin 12/12/2025 tarihli celsesinde davacı vekiline, davalı açısından ihya davası açmak ve açtığına dair belgeyi sunmak üzere 1 aylık kesin süre verildiği, aksi halde davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtarına karar verildiği anlaşılmıştır. 6762 sayılı TTK ve 6102 sayılı TTK'da yer alan bu konudaki düzenlemelere bakıldığında; 6762 sayılı TTK'nun 447. madde hükmü gereğince, tasfiye halinde bulunan şirketin tüm borçları ödendikten sonra, kalan mevcudu, esas sözleşmede aksine bir düzenleme mevcut değilse pay sahipleri arasında ödedikleri sermaye ve paylara bağlı imtiyaz hakları oranında dağıtılacağı öngörülmüştür. Keza terkin işlemi ve dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 543. maddesinde aynı yönde benzer(borçlar ödendikten sonra önce ödenen pay bedellerinin iadesi yönündeki yeni hükmü dışında) benzer bir düzenleme yapılmıştır. Yine dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan ve 6762 sayılı TTK'da doğrudan bir karşılığıda bulunmayan 6102 sayılı TTK'nun 547. maddesinde (Ek Tasfiye) başlığı ile; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlanıdırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebiyecekleri hükmüne yer verilmiştir. Anılan 547. madde hükmünün, eski TTK döneminde karşılığı bulunmayıp, ancak eski TTK döneminde uygulama ve içtihat yoluyla gerçekleştirilen ek tasfiye kararları yeni yasa ile yasal bir dayanakta kazanmıştır. Keza anılan hüküm ile şirket ortaklarının da ek tasfiye isteminde bulunabilecekleri açıkça hüküm altına alınmıştır. TTK 547. maddesinde ek tasfiyeye dair yer alan bu düzenleme bakımından, kanunun gerekçesi incelendiğinde ilk tesbit edilebilecek olan hususun; öncelikle ek tasfiye kararının geçici bir tedbir kararı olduğu ve yeni bir hukuki durum meydana getirmediği hususlarına yapılan vurgudur. Yine anılan madde gerekçelerinde ek tasfiyeyi gerektiren hallerin neler olabileceği, sınırlı sayıda olmaksızın gösterilmiş ve özellikli bu durumlar arasında şirketin bir davada davalı olarak bulunması veya aleyhine icra takibi yapılmış olması hali ek tasfiye kararı verilmesi için özellikli durumlar arasında sayılmıştır. Tüm bu nedenlerle ...ninin tasfiyesinin sona erdiği hususu tescil edildiğinden ticaret sicil kaydının terkinine karar verilmişse de, söz konusu şirket hakkında... 24. İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası kapsamında taraf teşkili yönünden taraf ehliyetinin, terkin olması sebebiyle bulunmuyor olması, bu durumda taraf teşkilinin sağlanması hususunda 6102 sayılı TTK'nun 547. maddesi gereğince bu halin şirketin ihyası için elzem bir neden olduğu anlaşılmakla, dava konusu hukuki işlem ile sınırlı olmak üzere davacı tarafça açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. İhyası istenen şirketin sicilden terkin edilmiş olması, 6102 sayılı TTK'nın 545. maddesi kapsamında tasfiye sürecinin tamamlanıp şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesiyle birlikte şirketin hukuki varlığı ve tüzel kişiliği kesin olarak sona ermesi, hukuken var olmayan bir varlığın, kendisine karşı açılan bir davada 6100 sayılı HMK'nın 50 ve 114. maddeleri uyarınca taraf ehliyetinin bulunamayacağı ve "davalı" sıfatı taşımasının maddi hukuk açısından mümkün olmaması karşısında, davacı tarafça, davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir. 23/5/2024 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile değişik, 6102 sayılı TTK'nun Geçici 7/15. maddesi de dikkate alınarak, davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım konumunda olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş; ancak ... 24. İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının tasfiye kararından çok önce açıldığı, tasfiyenin sonlandığı tarihte dosyanın derdest olduğu, o dönemde de şirket yetkilisi olan tasfiye memurunun davadan haberdar olmasına rağmen tasfiyeyi tamamladığı ve iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Davacı tarafça açılan davanın KABULÜ ile; ...nün ... sicil numarasında kayıtlı iken, 6102 sayılı TTK'nun 547. maddesi gereğince sicilden terkin edilen ...nin, ...24. İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasındaki işlemlerin ve karar sonrası kararın infazıyla ilgili müteakip işlemlerin yapılması ile sınırlı olmak kaydıyla İHYASINA, 3-Kararın ... Ticaret Siciline tesciline ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına, 4-Şirkete tasfiye memuru olarak, şirketin son tasfiye memuru olan ...(T.C.K.N.: ...)'nın atanmasına; tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, 5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcı peşin olarak yatırıldığından, söz konusu harcın Hazineye gelir kaydına; davacı tarafça peşin olarak yatırılan 732,00-TL harcın dahili davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Aavukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 45.000,00-TL vekâlet ücretinin, dahili davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 732,00-TL başvurma harcı ve 862,90-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.594,9-TL yargılama giderinin, dahili davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, 8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/09/2026
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır