İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/545 E. 2026/596 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/545
Karar No
2026/596
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/545 Esas KARAR NO : 2026/596

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/06/2026 KARAR TARİHİ : 14/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından işletilen ... köprüsü ve bağlantılı otoyolundan, davalıya ait, dava dilekçesi ve delil listesi ekinde sunulan listede belirtilen ... plakalı aracı ile 21.07.2021 tarihinde gerçekleştirilen 2 adet ihlalli geçiş nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla, .... İcra Müdürlüğü 2021/... Esas Sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emri, davalıya tebliğ edildiğini, borçlunun, borcunun bulunmadığı iddiası ile borcun tamamına itiraz ettiğini, İtiraz konusu alacak hakkında takibin devamı amacıyla işbu davanın ikame edildiğini, yapılan itirazın haksız ve yersiz olduğunu, itirazın iptalinin gerektiğini, davalının, takipte müvekkili şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı iddiası ile asıl alacağa ve ferileri bakımından takibe itiraz ettiğini beyan ettiğini ve takibin durdurduğunu, bu doğrultuda ihlalli geçiş vakıasına itiraz etmemiş olduğunun müvekkili şirketin, 3996 sayılı “Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun” ve 2011/... (eski 94/...) sayılı “3996 Sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun Uygulama Usul ve Esaslarına İlişkin” Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde özel yetkili bir anonim şirket olarak kurulmuş olup, ülkemizdeki en büyük alt yapı projelerinden biri olan “... (... Körfez Geçişi ve Bağlantı Yolları Dahil) Otoyolu Projesi” nin yap-işlet-devret modeli ile yapımı ve işletilmesini, Karayolları Genel Müdürlüğü ile imzalamış olduğu 27 Eylül 2010 tarihli Uygulama Sözleşmesi çerçevesinde üstlenmiş bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından işletilen otoyolda yer alan tüm gişelerden nakit, kredi kartı/banka kartı tahsilatı yapılabilmesi mümkün olup ücret toplama sisteminin süresi içerisinde OGS için OGS bankasından/HGS için PTT’den provizyon alamaması ve bu nedenle OGS veya HGS’den geçiş ücreti tahsilatı yapılamaması halinde geçiş esnasında gişede yer alan bariyerler açılmamakta ve gişe memuru tarafından geçiş ücretinin gişede nakit, kredi kartı/banka kartı ile ödenmesi talep edildiğini bildirip, davanın kabulü ile, .... İcra Müdürlüğü 2021/... Esas sayılı dosyasında davalının icra takibine vaki itirazının iptaline karar verilmesini, alacağın yasal faizi ve diğer tüm ferileri ile birlikte tahsili için takibin devamına karar verilmesini, davalı borçlu tarafından icra takibine haksız bir şekilde itiraz edildiğinden icra takibine konu alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, peşin olarak ödenen yargılama giderleri ve harçlarla tespit edilecek avukatlık vekâlet ücretinin davalı borçludan tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, ancak davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER: ... A.Şne müzekkere yazılarak, Davalı ... GIDA TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (VKN:...) ait, ... plakalı aracın, HGS kartının 21/07/2021 tarihi ve devamındaki 15 günlük tarih aralığında hesap bakiye hareketlerini gösterir evraklar ile HGS geçiş ücreti tahsilatlarına ilişkin herhangi bir bankaya verilmiş otomatik ödeme talimatı verilip verilmediği verildi ise ilgili banka bilgilerinin gönderilmesi, istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.

Karayolları Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ... 21/07/2021 tarihi ve devamındaki 15 günlük tarih aralığında tüm gün boyu herhangi bir sistem arızasının bulunup bulunmadığı hususunun araştırılarak Mahkememizin 2026/545 esas sayılı dosyasına gönderilmesi, istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.

.... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2021/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden, Mahkememizin 2026/545 esas sayılı dosyasına gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE: Dava, ihlalli geçişe dayalı olarak başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Somut olayda takip sebebi ihlalli geçişe dayanmaktadır. Ücretli otoyollardan geçiş sözleşme sorumluluğu doğurmaktadır. Davalı borçlu, ücretli otoyoldan geçerek geçiş ücretini ödeme borcunu yüklenmiş olur. 6001 sayılı Kanun’un 30/5. maddesi “4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir.” şeklindedir. Aynı maddenin 7. fıkrasına göre geçiş tarihinden itibaren 15 gün içinde geçiş ücretini ödeyen kişiler hakkında ceza uygulanmaz. İhlalli geçişlere ilişkin açılan davalar hizmet sözleşmesine dayalı bir para alacağına ilişkin olması sebebiyle TBK md. 89 ve HMK md. 10 hükümleri uyarınca yetkili mahkeme belirlenir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca ücretli otoyollardan geçiş yapan kişiler, geçiş ücretini ödemekle yükümlü olup, ödemenin yapılıp yapılmadığını takip etmek zorundadır. İstanbul BAM 17. HD 2019/105 Esas ve 2022/389 Karar sayılı ilamında “Geçiş esnasında ödeme olmadığında veya HGS veya OGS sisteminden provizyon alınamadığı takdirde gişe çıkışlarındaki bariyerler açılmadığından, davalı ücret ödemeden geçiş yaptığını bilmektedir. OGS ve HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalı geçiş ücretini ödemek zorundadır.” şeklinde karar vererek geçiş yapanların ödeme yapmadığını bildiğini kabul etmiştir. İcra inkâr tazminatına ilişkin olarak ise Yargıtay 3. HD 2022/3213 Esas ve 2022/5927 Karar sayılı ilamında “…bu nedenle davacı şirketin 6001 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca geçiş ücreti ile kesinleşmiş olan dört katı tutarındaki cezadan ibaret olan alacağını takibe konu ettiği, alacak miktarının belirlenebilir (likit) nitelikte olduğu gözetilerek, alacak miktarının tamamı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken…” şeklinde karar vererek, geçiş ücreti ile cezai bedelin likit olduğunu içtihat etmiştir. Somut olayda dava konusu takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davalı usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. Alacak iki adet geçişe dayanmaktadır. Bu geçişlere ilişkin yalnızca geçiş bedeli ve ceza bedeli talep edilmektedir. Geçişe konu aracın davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Davacının sunduğu geçiş görüntüleri ve provizyon bilgilerinden aracın 2 adet ihlalli geçiş yaptığı görülmüştür. HGS bilgilerinin incelenmesinde aracın davacının işlettiği otoyoldan geçişe ilişkin ödeme kaydı görülmemektedir. Bu sebeple davalının ihlalli geçiş yaptığı bu geçiş sonucu 367,00 TL geçiş bedeli ve dört katı olan 1.468,00 TL ceza bedeli kadar borçlu olduğu kanaatine varılmıştır. Eldeki dava basit yargılama usulüne tabi olup, HMK md. 320 hükmü “Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir.” şeklindedir. Yargıtay 3. HD’nin 2022/7984 Esas ve 2023/1968 Karar sayılı ilamında “Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Mahkemece, tensip zaptı düzenlenerek, taraflara delillerini bildirmeleri yönünde ara kararı alındığı ve davanın taraflarına anılan bu tutanağın tebliğ edildiği, dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra, tarafların dilekçelerine eklediği deliller ile ilgili yerlerden getirtilmesini istedikleri delillerin toplandığı ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda taraflar duruşmaya davet edilmeden nihai kararın verildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, taraflarca bildirilen delillerin toplandığı, bu deliller ile dava ve cevap dilekçeleri birlikte değerlendirilerek 6100 sayılı Kanun'un 320 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosya üzerinden karar verilmesinin mümkün olduğu, diğer bir anlatımla duruşma açılmadan karar verilmiş olmakla hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceğinden, Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.” şeklinde karar vererek, tarafların delillerinin tam olarak toplandığı ve tarafların beyanları ile birlikte bunların değerlendirildiği yargılamalarda, sırf dosya üzerinden yargılama yapılmasının hukukî dinlenilme hakkını ihlal etmediğini vurgulamıştır. HMK md. 320’nin gerekçesinde de belirtildiği üzere basit yargılama usulü, daha hızlı sonuçlandırılması gereken ve daha kısa ve kolay inceleme yapılabilecek dava ve işler için öngörülen, yazılı yargılama usulüne göre daha kısa, daha basit ve daha hızlı bir yargılama usulüdür. Mahkememizce yargıda hedef süre ile makul süre sebebiyle adil yargılanma hakkı gözetilerek dosya üzerinden karar verilmesi yoluna gidilmiştir. Dava ve cevap dilekçesinde öne sürülen deliller toplanmış, aşamalarda taraflara beyan dilekçesi sunmaları için süre verilmiş ve gerekli ihtarlar yapılmış, iddia ve savunmalar bu çerçevede değerlendirilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, açıklanan şekilde dosya üzerinden ve basit usulde yapılan yargılama sonucu aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü’nün 2021/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin 1.835,00 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmek suretiyle devamına, 2-367,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına 4-Davacı tarafından yapılan 732,00 TL başvuru harcı, 732,00 TL peşin/nisbi harcı, 820,80 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.284,80 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 1.835,00-TL vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14.09.2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/545, K. 2026/596, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-545-e-2026-596-k-ae59ebd9cc3b