Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1459 E. 2026/1140 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1459
- Karar No
- 2026/1140
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1459 Esas
KARAR NO: 2026/1140
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/05/2022
NUMARASI: 2021/33 Esas, 2022/404 Karar
DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 10/09/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ...'nun işletme hakkı sahibi, davalının ise işletme hakkı müvekkili şirkette bulunan otoyolları ticari iş yapmak amacıyla kullanmış olan kişi olduğunu, davalının 14/05/2019 tarihleri ile 21.11.2019 tarihleri arasında birçok kez geçiş ücreti ödemeksizin otoyoldan ihlalli geçiş yaptığını, bedeli ödenmeden yapılan geçiş ücretlerinin 15 günlük sürede ödenmediği için davalı hakkında .... İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının 22/01/2020 ve 31/01/2020 tarihlerinde iki farklı itiraz dilekçesi sunarak borca ve icra müdürlüğünün yetkisine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, bunun sonucunda takibin durdurulduğunu belirterek davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptali ile takibin devamına, asgari %20 oranında icra inkar ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamış olup, sunduğu beyan dilekçesinde özetle; davaya konu cezalara ilişkin ... ve... plakalı araçları ile belirli zamanlarda...otoyolu, ... Köprüsü ve .... Havalimanı güzergahlarından geçiş yaptığını, araçlarının HGS sistemine bağlı olduğunu, yol güzergahında geçiş yaptığı...otoyolu yetkililerinin araması üzerine borcunu yetkililerin anlattıkları şekilde internet sayfasından ödediğini, yol güzergahında birden fazla ve farklı otoyol firmasının yetkili olduğunu, borçlarını ve cezaların ayrı ayrı ödenmesi gerektiğini bilmediğini, ... A.Ş. tarafından da bir borç bildirimi gelmediğinden borcunun tamamını ödediğini ve borcunun kalmadığını düşündüğünü, ... A.Ş. tarafından başlatılmış icra takibi ile borcunu öğrenmekle birlikte taraflar arasında gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmesinde şu an için maddi olarak güçlükte olduğundan yetkililere taksitlerle ödeme teklif etmişse de, davacının bu talebi kabul etmediğini, davacı dava dilekçesinde her ne kadar kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemişse de bunun hukuka aykırı olduğunu, borca itirazını yaparken herhangi bir kötü niyetinin bulunmadığını, ... çevre yoluna yapılan ödeme ile tüm borcunun kapandığını düşünerek söz konusu itirazı gerçekleştirdiğini, pandemi şartları ve ekonomik durum da göz önüne alınarak itirazının kabulüyle borcunun taksitlerle ödenmesini, davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda davalının tüm geçişlerin ayrı ayrı incelendiği, davalının maliki olduğu araçlarla ihlalli geçiş yaptığının tespit edildiği, davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmamış ise de, ödeme iddiası olduğundan ve bu iddia yargılamanın her aşamasında sunulabileceğinden ödeme ilişkin HGS hesap hareketleri mahkemece celp edilmek suretiyle davacının ihlalli geçiş tarihi ve bu tarihten sonraki 15 gün içerisinde hesabında bakiye bulunup bulunmadığı incelenmek üzere bankacı bilirkişi heyete eklenerek yeniden bilirkişi raporu alındığı, davalı adına kayıtlı ... plakalı aracın ihlalli geçiş tarihleri belirtilen 8 ayrı geçişte hesap bakiyesinin yeterli olduğu, bu halde ihlalli geçiş tarihlerinde hesapta bakiye bulunmasına rağmen davacı tarafından tahsil edilmediğinden davalının sadece geçiş ücretinden sorumlu olduğu, ceza bedelinden sorumluluğu bulunmadığı, diğer 612 geçiş de ise, ihlalli geçiş ve 4 katı ceza tutarından sorumluluğu bulunduğu, takip talebindeki gibi takipten sonra yasal faiz işletilmesi gerektiği, bilirkişi ek raporunun hükme esas alındığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 4.874,50 TL ihlalli geçiş ücreti, 19.498,00 TL ihlalli geçiş ceza tutarı olmak üzere toplam 24.372,50 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, alacağın niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davaya dayanak kanuni düzenlemenin Anayasaya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu, davacının özel hukuk hükümlerine tabi TTK'na tabi bir şirket olduğunu, kar amacıyla otoyol işletmeciği yaptığını, hal böyleylen 6001 sayalı yasanın 30/5. fıkrasında davacıya kamusal faaliyete göre Karayolları Genel Müdürlüğü'nün sahip olduğu hakları da aşar şekilde araç malikine bilridimde dahi bulunmadan kusur şartı aranmaksızın dört katı ceza uygulama hakkı verildiğini, ilgili düzenlemenin Anayasa ile belirlenen devletin hukuk devleti niteliği ile bağdaşmadığını, kanunda belirlenen ceza miktarının özel hukuk hükümlerine tabi şirketin eşit koşullarda olması gereken hizmet alanlara karşı orantısız şekilde korunması sonucunu doğurduğunu, araç malikine ihbar yükümlülüğünün aranmamış olmasının Anayasanın 2., 5.,40/2, ve 48. Maddesine açıkça aykırı olduğunu, Anayasa Mahkemesinin huzurdaki davaya birebir emsal 27/01/2021 tarihli 2018/14585 başvuru nolu kararıyla müteaddit defa ihlale rağmen sukut edilmesini haksız bulduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf nedenleri olarak; ilk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece hesaplarda yeterli bakiye olduğu ileri sürülen geçişlere ilişkin olarak sadece geçiş ücretine ilişkin talepleri kabul edip, para cezasına ilişkin taleplerin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ihlalli geçiş yapan kişilerin yalnızca HGS-OGS hesaplarında yeterli bakiye bulundurmakla sorumluluktan kurtulamayacağını, ayrıca hesaptan geçiş ücretinin çekilip çekilmediğini de kontrol edip borç görünüyorsa ödeme yapılması gerektiğini, hesapta yeterli bakiye olmasının somut uyuşmazlık açısından önemi olmadığını, bu durumun davalı ile ilgili 3. Kişiler arasında olduğuna ilişkin emsal içtihatların dikkate alınmadığını, hiç bir somut veri olmamasına rağmen tahsilatın davacı şirket tarafından yapılmadığının belirtildiğini, bu durumun açıkça müvekkili şirketin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, geçiş ücreti müvekkili şirketin tarafından tahsil edilmediğinden müvekkili şirkete kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, anılan geçişlere ilişkin para cezası taleplerinin de kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Mahkemece dava konusu alacağın likit ve belirlenebilir olmadığından bahisle icra inkar tazminatına ilişkin taleplerin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kısmen kaldırılarak davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, ihlalli geçiş bedelinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir.
Dosya kapsamından davacının .... İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyasında 25.373,50-TL asıl alacak takip yapıldığı, ödeme emrinin 27/01/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 30/01/2020 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, durdurma kararının alacaklı vekiline tebliğine ilişkin herhangi bir belge bulunmadığından eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, davalı borçlu icra takibine yönelik itirazında ayrıca icra dairesinin yetkisine de itiraz etmesine rağmen Mahkemece bu itiraz tartışılarak kesin olarak bir sonuca bağlanmamıştır.
İİK'nun 50. maddesi uyarınca para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Bilindiği üzere tüm davalar için uygulanan yetki kuralı genel yetki kuralı olup; buna göre genel yetkili mahkeme davalının ikametgahı mahkemesidir (6100 sayılı HMK m. 6/1). Bazı davalarda ise genel yetkili mahkeme yanında başka yer mahkemeleri de yetkili kılınmıştır ki bu da özel yetki kuralıdır. Öte yandan davacının genel yetki ile özel yetki kuralı arasında seçimlik hakkı vardır. HMK'nun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için özel yetki kuralı öngörülmüş ve sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği belirtilmiştir.
Davacı tarafın işlettiği ... geçiş bedeli karşılığında kullanılması hususunda taraflar arasında hizmet sözleşmesi bulunmaktadır. TBK'nun 89. maddesi uyarınca aksine bir anlaşma yoksa para borcunun alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilmesi gerekir. Buna göre somut davada takip tarihi itibariyle yerleşim yeri ... Mah. ...Cad.No: ... ... İstanbul olan davacının alacağın tahsili için İstanbul İcra Dairesinde takip yapmasında usule aykırılık bulunmamaktadır.
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Davalı vekili, davaya dayanak kanuni düzenlemenin anayasaya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu ileri sürerek hükmü istinaf etmiştir.
Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir.
6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.
Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.
6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında "...İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir. kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir.
Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır." yönünde karar vermiştir. Bu durumda ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davalıya ait araçların davacı şirketin işlettiği otoyoldan ihlalli geçiş gerçekleştirdiği, davacının ihlal sebebi ile davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı, OGS/HGS kartlarından para çekilmemesi ve geçiş esnasında ödeme olmadığında ve halinde davalının geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu gibi ayrıca ihlali izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin usulüne uygun olarak ödenmemesi halinde olay tarihindeki ilgili mevzuat hükümleri gereğince ceza tutarının da ödenmesi gerektiği ve 6001 sayılı Yasanın 30/5 maddesi uyarınca geçiş ücretlerinin ödeme yapmadan geçiş yapan araç sahiplerinden tahsil edilebilmesi hususları dikkate alındığında davacı şirketin geçiş ücreti ve ceza tutarı talep etmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davalının istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Davalıya ait toplam iki adet aracın 14.05.2019 ile 21.11.2019 tarihleri arasında ... ...Otoyolundan ücret ödemeksizin 620 defa ihlalli geçişler yaptığı, geçiş sırasında ücretin ödenmediği, takip eden 15 gün içinde de ücretin ödenmediği, taraflar arasında bu konuda ihtilaf bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, Mahkemece hesaplarda yeterli bakiye olduğu ileri sürülen geçişlere ilişkin olarak sadece geçiş ücretine ilişkin talepleri kabul edip, para cezasına ilişkin taleplerin reddine karar verildiğini ileri sürmüştür.
06/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalının ... ve ... plakalı aracı ile davacı firma tarafından işletilen ki otoyollardan 14.05.2019/21.11.2019 tarihleri arasında 620 defa eksik bakiyeli HGS etiketi ile geçiş yaptığının belirlendiğini, davalı firmanın ödenmesi gereken toplam tutarın hesaplanması sırasında aşağıda belirtilen formülden hareket edilmesinin gerektiğini, geçiş ücreti x 4 katı ceza+geçiş ücreti=ödenmesi gereken toplam ücret... plakalı araç ile ilgili olarak yapılan hesaplama 4.062,65-TL (Geçiş ücreti)X4=16.250,60-TL(İhlali geçiş cezası)+4.062,65-TL=20.313,25-TL (Ödemesi gereken toplam ücret) ... plakalı araç ile ilgili hesaplanmayan geçişler 1.017,95-TL (Geçiş ücreti)X4=4.071,80-TL (İhlali geçiş cezası) +1.017,95-TL=5.089,75-TL (Ödemesi gereken toplam ücret) geçişler için ödenmesi gereken toplam tutar=20.313,25-TL+5.089,75-TL=25.403,00-TL, davalı şahsın davacı firmaya ödemesi gereken toplam tutarın 25.403,00-TL olduğu tespit edilmiş olduğu bildirilmiştir.
Bankacı ve trafik uzmanı bilirkişi heyetinin 06/05/2022 tarihli ek raporunda özetle; dava konusu alacak tutarının, davalı ...'a ait... ve ... plakalı araçların, davacı tarafından sunulan İhlalli Geçiş Raporu ile dava konusu araçlara ait HGS etiket hesabı incelendiğinde; davalıya ait araçların, davacı şirketin işletmesinde olan ...'ndan 620 adet geçiş gerçekleştirildiği, ancak HGS hesap bakiye yetersizliği nedeniyle geçiş ücretlerinin tahsil edilemediğini, taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek yapılan hesaplama sonucunda, aşağıdaki tabloda yer verildiği üzere, takip tarihi itbariyle davacının toplam 24.372,50 TL talep edilebilir alacak tutarının bulunduğunu bildirilmiştir.
Bilirkişi ek raporundan, davalıya ait araçların davacının işlettiği köprü ve otoyoldan geçiş yaptığı, ... plakalı ve ... plakalı araçların geçiş bedeli ile yasal düzenleme gereği davacının bu geçiş ücreti ile 4 katı tutarındaki ceza tutarı olmak üzere toplam 24.372,50 TL alacağı bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı icra takibinde iki adet araç için ayrı ayrı 4.262,85 TL ve 811,85 TL geçiş ücreti talebinde bulunmuştur. Hükme esas alınan ek bilirkişi raporunun incelenmesinde, ... plakalı araç geçiş ücreti 4.062,65 TL olarak, ... plakalı aracın geçiş ücreti ise 1.017,95 TL olarak hesap edilmiştir. Bu durumda, bilirkişi raporundan, davacının icra takibindeki 811,85 TL'lik talebinin ... plakalı araç için olduğu, ... plakalı aracın belirtilen tarihlerdeki geçişlerinde geçiş esnasında HGS etiket hesabında geçiş ücreti için yeterli bakiye bulunduğu belirtilerek, bu plakalı araç yönünden 8 adet geçiş için gecikme cezasının hesaplamaya dahil edilmediği ve 8 adet geçiş bedeli 60,45 TL ile 128 adet ihlalli geçiş ücreti 957,50 TL olmak üzere neticeten 1.017,95 TL geçiş bedeli hesap edildiği anlaşılmıştır.
Bu hali ile davacının bu araç için takip talebindeki talebi dikkate alındığında, bilirkişi tarafından hesap edilen ihlalli geçiş ücretinin davacının talebinin üzerinde kaldığı, bu nedenle gecikme cezası hesap edilmeyen geçiş bedellerinin sonuca etkili olmadığı değerlendirilmiştir. Mahkemece bu araç (... plakalı) yönünden davacının talebi ile bağlı kalınarak yapılan hesaplamaya göre karar verildiği ve diğer araç yönünden de bilirkişi raporunda hesap edilen geçiş ücretinde hesapta yeterli bakiye olması gibi bir durum söz konusu olmadığından, Mahkemenin geçiş ücreti ve para cezası tutarı yönünden verdiği kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
İtirazın iptali davalarında İİK'nun 67/2 maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması gerekir. Bu nedenlerle takibe konu geçiş ücretinden kaynaklı alacak likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan Mahkemece kabul edilen kısım yönünden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenler ile icra inkar tazminatı yönünden kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenler ile icra inkar tazminatı yönünden KABULÜ İLE, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... Esas, 2022/... Karar sayılı ve .../05/2022 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,
3-a)Davanın KISMEN KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen İPTALİNE, takibin 4.874,50 TL ihlalli geçiş ücreti 19.498,00 TL ihlalli geçiş ceza tutarı olmak üzere toplam 24.372,50 TL üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz İŞLETİLMESİNE, fazlaya dair istemin REDDİNE,
b)Davacı lehine hükmolunan 24.372,50 TL'nin %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.664,89 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 306,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.358,44 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
d)Davacı tarafından karşılanan 306,45 TL peşin harç, 59,30 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 365,75 TL davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
e)Davacı tarafından yapılan 1.637,00 TL bilirkişi ücreti ile yargılama giderinin davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan 1.572,42 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
f)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
g)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince belirlenen 24.372,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
ğ)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince belirlenen 1.001,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
h)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul-ret oranına göre hesaplanan 52,07 TL'sinin davacıdan; 1.267,93 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
İstinaf Giderleri Yönünden;
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan 91,50 TL istinaf yargılama gideri ile 301,40 TL istinaf harçları olmak üzere toplam 392,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 416,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 315,78 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
8-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/09/2026