Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1439 E. 2026/1193 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1439
- Karar No
- 2026/1193
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1439 Esas
KARAR NO: 2026/1193
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 06/04/2022
NUMARASI: 2018/1163 Esas, 2022/257 Karar
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Hizmet Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ: 17/09/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 26/04/2013 tarihinde "Sap Yazılım Standart Destek Sözleşmesi" imzalandığını, bu sözleşme kapsamında satışı yapılan kullanım lisanslarına ilişkin ana lisansör tarafından sağlanan standart destek hizmetlerinin davalı şirkete sunulduğunu ve hizmet bedellerinin yıllık periyotlar halinde faturalandırılacağının hüküm altına alındığını, sözleşme uyarınca davalıya 2017 ve 2018 yıllarına ait standart destek hizmetinin eksiksiz olarak sağlandığını, önceki yıllara ait bedeller ödenmesine rağmen 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin toplam 12.460,80-EURO tutarındaki hizmet bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine.... İcra Müdürlüğünün ... E. ve.... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyaları üzerinden icra takipleri başlatıldığını, davalının haksız ve mesnetsiz itirazı üzerine takiplerin durduğunu, tarafların tacir olması ve sözleşmede açıkça hüküm bulunması nedeniyle EURO bazında aylık %1,5 gecikme faizi kararlaştırıldığını belirterek davalının icra dosyalarına yaptığı itirazların iptali ile takiplerin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen 26/04/2013 tarihli "Sap Yazılı Uygulama Danışmanlığı Sözleşmesi" ile "Sap Yazılım Kurumsal Destek Sözleşmesi"nin, .... Noterliğinin 8 Şubat 2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile feshedilerek sona erdirildiğini, sözleşmenin bu feshi itibariyle müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun kalmadığını ve tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, davacı tarafından müvekkil şirket adına düzenlenen ... ve ... numaralı faturalara konu herhangi bir hizmetin fiilen alınmadığını, bu nedenle söz konusu faturaların .... Noterliğinin 3 Şubat 2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ekinde davacı tarafa iade edildiğini, dosya kapsamına sunulan cari hesap ekstresi incelendiğinde de davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, nitekim en son 07/03/2016 tarihinde ödeme yapılarak borç bakiyesinin kapatıldığını, davacının haksız kazanç sağlama gayesiyle hareket ettiğini ve alacak iddiasını ispat etmekle mükellef olduğunu belirterek haksız ve dayanaksız açılan davanın reddine, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; uyuşmazlığın taraflar arasındaki hukuki münasebetin 2017 ve 2018 yıllarında da devam edip etmediği ile davacının bu dönemlere ait fatura bedellerine hak kazanıp kazanmadığı noktalarından ibaret olduğu, taraflar arasında düzenlenen 26/04/2013 tarihli "Sap Yazılım Kurumsal Destek Sözleşmesi"nin 8.1 maddesine göre sözleşmenin 1 yıl süreli olacağı ve 90 gün kalıncaya değin fesih bildiriminde bulunulmaması halinde 1'er yıllık periyotlarla kendiliğinden yenileneceğinin düzenlendiği, davalı tarafın düplik layihasında işbu sözleşmeyi feshetmek istediğini davacıya e-posta ile bildirdiğini savunduğu, davalının 29/01/2016 tarihli e-posta içeriğinde kurumsal destek hizmet alımını durdurmak istediklerini ve faturanın iptali için gereğinin yapılmasını talep ettiği, davacının cevabi maili ile de davalı şirketin bu talebinin 2017 yılı için alınabileceğini belirttiği, dolayısıyla 2017 yılı itibariyle sözleşmenin sonlandırılmış sayılacağının kabulü gerektiği, basiretli tacir ilkesi gereğince tereddüt halinde davalıdan teyit alınması gerektiği ve davacının cevabi maili ile davalı nezdinde artık 2017 yılına ilişkin fatura kesilmeyeceği hususunda haklı bir güven oluştuğu, 26/04/2013 tarihli sözleşmenin ikinci yenilenmiş dönem sonu olan 26/04/2016 tarihi itibariyle ileriye etkili olarak feshedilmiş sayılacağının kabulü gerektiğinden taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin sona erdiği, davacının 2017 ve 2018 yıllarını içeren hizmet bedellerini davalıdan talep edemeyeceği, bilirkişi raporunda her ne kadar yazılımın davacının emrine amade olduğu belirtilmişse de adı geçen pasif nitelikteki edimin davalı tarafından zımnen benimsendiği ispatlanmadığı sürece hizmetin sağlandığından ve ücrete hak kazanıldığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine, şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkemece dosyadaki mübrez delillerin bir kısmının hiç değerlendirilmediğini, taraflar arasındaki 29/01/2016 tarihli e-posta yazışması esas alınarak sözleşmenin feshedildiğinin kabul edilmesinin hatalı olduğunu, söz konusu e-postayı gönderen davalı çalışanı ...ile davacı adına cevaplayan ...'in imza sirkülerine göre şirketi temsile ve feshe yetkili olmadıklarını, 29/01/2016 tarihli e-posta sonrasındaki yazışmaların mahkemece incelenmediğini, zira taraflar arasında daha sonraki süreçte fesih-ibra protokolü taslağının müzakere edildiğini ancak bu protokolün imzalanmadığını, davalının bakım sözleşmesini feshetmediğinin bu durumdan açıkça anlaşıldığını, nitekim davalı müdürünün 29/08/2018 tarihli e-postası ile sözleşmenin feshini tekrar ve açıkça talep ettiğini, davalının 2018 yılında fesih talebinde bulunmasının zaten 2016 yılında geçerli bir feshin gerçekleşmediğini ve davalının 2017 ve 2018 yıllarındaki kullanımları bildiğini kanıtladığını, mahkemenin bu e-postayı yok sayarak hüküm kurduğunu, ayrıca ana lisansör SAP Türkiye tarafından davacı adına düzenlenen ve dava konusu faturaları kapsayan bakım-destek faturalarının dosyaya sunulmuş olmasına karşın gerekçeli kararda bu hususa hiç değinilmediğini, bilirkişi heyet raporundaki çelişkili kanaatler giderilmeden karar verilmesinin de hatalı olduğunu, ticari defter ve kayıtlara göre davacının alacağının kesin delillerle ispatlandığını, tacirler arasındaki fesih ihbarlarının TTK m.18 uyarınca noter, taahhütlü mektup, telgraf veya güvenli elektronik imza ile yapılması gerektiğini, e-posta yoluyla yapılan bildirimin usule uygun olmadığını, kaldı ki sözleşmenin 8.1. maddesi uyarınca sözleşme bitimine 90 gün kala yazılı ihbar yapılmadığı takdirde sözleşmenin 1'er yıllık periyotlarla kendiliğinden yenileneceğinin hüküm altına alındığını, usulüne uygun fesih bildirimi bulunmadığından akdi ilişkinin devam ettiğini, dava konusu yazılım destek/bakım hizmetinin ruhunun teknik bilirkişi tarafından net bir şekilde izah edildiğini, bu hizmetin yazılım kullanım hakkının ve desteğinin istenildiği zaman kullanılmak üzere 7/24 abonenin emrine amade kılınması niteliğinde olduğunu, mahkemenin bu durumu "pasif edim" olarak nitelendirip zımni benimseme şartı aramasının somut olayın hakkaniyetine ve sözleşmenin doğasına aykırı olduğunu, müşterinin ister kullansın ister kullanmasın bedeli ödemekle yükümlü olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, taraflar arasındaki "SAP Yazılım Kurumsal Destek Sözleşmesi"nin davalı tarafça sözleşmeye aykırı feshedildiği iddiasıyla 2017 ve 2018 yılı sözleşme bedellerinin tahsili için başlatılan icra takiplerine davalı tarafça vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden 30/10/2017 tarihinde takip başlatıldığı, 6.230,40 Euro asıl alacak tutarındaki (30/10/2017 tarihindeki 1€=4,4458 TL kuru üzerinden 27.699,11 TL karşılığı) takibe dayanak olarak 13/01/2017 düzenleme tarihli, her biri 3.115,20 Euro bedelli iki adet e-faturanın (Fatura No: ... ve ..., Açıklama: "01.01.2017-31.12.2017 Kurumsal Destek Bedeli") gösterildiği, davalı vekilince icra dairesine sunulan itiraz dilekçesi ile borcun tamamına, faize ve ferilerine itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Davacı (alacaklı) tarafından davalı (borçlu) aleyhine.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden 17/07/2018 tarihinde takip başlatıldığı, takibe esas alacağın 6.230,40 Euro asıl alacak (17/07/2018 tarihindeki 1€=5,6421 TL kuru üzerinden 35.152,54 TL karşılığı) ve aylık %1,5 gecikme faizi olarak talep edildiği, takip dayanağı olarak; 17/07/2018 tarihli "Sap Yazılım Kurumsal Destek Sözleşmesi" gereği tanzim edilen 18/05/2018 düzenleme tarihli, her biri 3.115,20 Euro bedelli iki adet e-faturanın (Fatura No: ... ve ...) gösterildiği, fatura açıklamalarında "01.01.2018-31.12.2018 Bakım Bedeli" ibaresinin yer aldığı, davalı vekilince icra dairesine sunulan itiraz dilekçesi ile borcun tamamına, faize ve ferilerine itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
İcra dosyalarında ödeme emrine yapılan itiraza dair dilekçenin davacıya tebliğ edildiğine dair bir tebligata rastlanmadığından eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmakla işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Davalı borçlu tarafından davacı muhatap şirkete keşide edilen .... Noterliği'nin 08/02/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile taraflar arasında akdedilen "Sap Uygulama Danışmanlığı Sözleşmesi"nin 26/04/2016 tarihi itibariyle tek taraflı olarak feshedildiğinin ve bu tarihten itibaren herhangi bir ödeme yapılmayacağının ihbar edildiği, davalı borçlu tarafından davacı muhatap şirkete keşide edilen .... Noterliği'nin 03/02/2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile dava konusu takibe dayanak yapılan 2017 yılı kurumsal destek bedeline ilişkin faturaların (... ve ...) sözleşmenin feshedilmiş olması ve hizmet alınmaması gerekçesiyle iade edildiğinin bildirildiği görülmüştür.
Taraflar arasında imzalanan 26/04/2013 tarihli "SAP Yazılım Kurumsal Destek Sözleşmesi"nin "Çeşitli Hükümler" başlıklı 8.1. maddesinde; "Sözleşme 1 (bir) yıl sürelidir. Taraflardan birisi Sözleşme bitimine 90 (doksan) gün kalıncaya kadar Sözleşme'nin yenilenmeyeceğini karşı tarafa yazılı olarak ihbar/tebliğ edilmediği takdirde, Sözleşme 1'er yıllık periyotlarla kendiliğinden yenilenir." hükmünün yer aldığı, Sözleşmenin Ek-1 "Kurumsal Destek Bedeli, Ödeme Şekli" başlıklı 5. maddesinde ise müteakip yıllarda Ocak ayının ilk iş gününde fatura düzenleneceği ve müşterinin fatura karşılığını 7 (yedi) gün içerisinde ödeyeceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen 26/04/2013 tarihli "SAP Yazılım Kurumsal Destek Sözleşmesi"nin meri olup olmadığı, sözleşmenin feshedilip feshedilmediği, davacının sözleşmeye dayalı olarak 2017 ve 2018 yılları için kurumsal destek ve bakım bedeli talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin 8.1. maddesinde 90 günlük yazılı fesih ihbarı şartı arandığını, e-posta yoluyla yapılan bildirimin TTK m. 18/3 anlamında geçersiz olduğunu ve hizmetin davalı emrine amade kılınması nedeniyle ücrete hak kazandıklarını ileri sürmüştür.
Davalı ise taraflar arasındaki ilişkinin 2016 yılında keşide edilen ihtarname ve karşılıklı e-postalarla sonlandırıldığını ve fiilen bir hizmet alınmadığını savunmuştur.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen 25.12.2019 tarihli kök raporda; taraflar arasında yapılan e-posta yazışmaları incelendiğinde kurumsal e-posta imza bilgisinden ... Genel Müdürlük Biriminde Satın Alma Uzmanı olarak çalışan ...'ın 29.01.2016 tarihi saat 10:16'da ....com kurumsal e-posta adresinden, ... firması çalışanı ...'in ....com.tr kurumsal e-posta adresine Kurumsal Destek Hizmet alımını durdurmak istediklerine dair e-posta gönderdiği, aynı tarih saat 10:49'da ...'in ...'a aynı kurumsal e-posta adresleri üzerinden 2016 yılı için fesih bildiriminin 2015 Eylül ayında yapılması gerektiği, ancak 2017 yılından itibaren fesih talebini alabileceğini bildirdiği söz konusu iki kişi arasında konu ile ilgili bir telefon görüşmesi geçtiğide belirtildiğinden, bu yazışmadan dava konusu olan 2017 ve sonrası yıllara ait fesih talebi iletildiğinin anlaşıldığı, davacı tarafından davalıya 2017 ve 2018 yıllarına ait Kurumsal Destek Hizmeti verildiğine dair herhangi bir teknik servis fişi, uzaktan bağlantı yapıldığına dair bir sistem kaydı, SAP yazılımları ile ilgili teknik konuların danışıldığı dair bir e-posta yazışması delil olarak sunulmadığı, davaya konusu yıllara ait fesih bildiriminin davalı kurumsal e-posta adresleri üzerinden 29.01.2016 tarihinde iletildiği ve davacının kurumsal e-posta adresi üzerinden bunu teyit ettiği, davalının davacıdan 2017 ve 2018 yıllarında kurumsal destek hizmeti aldığına dair herhangi bir kanıtın bulunmadığı anlaşıldığından, davacının bu dönemlere ait fatura bedellerini davalıdan talep edemeyeceği yönünde görüş belirtilmiştir.
Farklı bilirkişiler tarafından düzenlenen 13.01.2021 tarihli ek raporda; 26.04.2013 tarihli SAP Yazılım Kurumsal Destek Sözleşmesinin, sözleşmenin 2'nci yenilenmiş (uzamış) döneminin sonu olan 26.04.2016 tarihi itibariyle feshedilmiş sayılması gerektiği; dolayısıyla da davacının, davalıya kesmiş olduğu 2017-2018 yılı hizmet bedellerini içeren takip ve dava konusu faturaların bedelini davalıdan talep edememesi gerektiği, böyle olmakla birlikte; eğer davacı, davalının bu hizmetleri kullandığını ispat ederse, bu durumda, davalının 26.04.2013 tarihi itibariyle sözleşmeyi sonlandırmaktan vazgeçtiği kabul edilebilecek ve dolayısıyla da davacının 2017-2018 yıllarına ilişkin hizmet bedellerini içeren faturalarda yazılı olan tutarların tahsilini, icra takiplerinde davalıdan talebe hak kazandığının kabul edilebileceği yönünde görüş belirtilmiştir.
Dosya kapsamında yer alan 29/01/2016 tarihli e-posta yazışmaları incelendiğinde; davalı şirket çalışanı tarafından lisans ve kurumsal destek hizmet alımının durdurulmasının ve faturaların iptalinin talep edildiği, davacı şirket yetkilisi tarafından aynı gün gönderilen cevabi e-posta ile bu talebin 2017 yılı için alınabileceğinin açıkça belirtildiği, taraflar arasında bu doğrultuda mutabakat ve haklı bir güven ilişkisi oluştuğu, davacı şirket, her ne kadar kendi ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı görünüyor ise de; davalı şirketin sunduğu cari hesap ekstresi ve .... Noterliği'nin 03/02/2017 tarih ve ... yevmiye nolu fatura iade ihtarnamesi tetkik edildiğinde, davalının 31/12/2016 tarihi itibariyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı, dava konusu faturaları süresi içerisinde iade ederek hesabını kapattığı anlaşılmıştır.
Türk Ticaret Kanunu’nun 18/3. maddesi uyarınca; tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshetmeye, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektup, telgraf veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta (KEP) sistemi ile yapılır. Maddede öngörülen şekil şartı geçerlilik şartıdır.
Sözleşmelerde tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile sözleşmeyi sona erdirmeleri (ikale) her zaman mümkündür. TTK m. 18/3 maddesinde düzenlenen şekil şartı, tarafların karşılıklı irade uyuşması ile sözleşmeyi sonlandırdıkları somut olayda hakkın kötüye kullanılması teşkil edecek şekilde ileri sürülemez. Davacının e-posta ile yapılan fesih bildirimini zımnen ve amir görüşmelerle kabul ettiği, 2017 yılı itibariyle sözleşmesel ilişkinin tarafların ortak iradesiyle sona erdirildiği sabittir.
Sözleşmede yer alan yazılı bildirim şartı, TTK m. 18/3'ün emredici niteliğini bertaraf etmez ise de; somut olayda tarafların karşılıklı kurumsal e-posta iradeleriyle sözleşmeyi ileriye etkili olarak sona erdirme (ikale) hususunda mutabakata vardıkları, davacının bu mutabakata rağmen şekil şartı noksanlığına dayanarak 2017 ve 2018 yıllarında fatura tahakkuk ettirmesinin TMK m. 2 kapsamında hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiği ve hukuken himaye edilemeyeceği anlaşılmıştır.
Her ne kadar dosyaya sonradan giren 2018 yılı yazışmalarında davalı şirketin Bilgi Teknolojileri Müdürü ...tarafından 29.08.2018 tarihinde kurumsal destek sözleşmesinin iptali için yeniden teknik destek istendiği ve taraflar arasında imzasız bir protokol taslağı müzakere edildiği görülmüşse de; bu durum 2016 yılındaki kesin fesih iradesini ve davacı tarafça davalı nezdinde uyandırılan haklı güveni ortadan kaldıracak nitelikte bulunmamıştır.
Öte yandan, dosya kapsamına sunulan teknik bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere; davacı tarafından davalıya 2017 ve 2018 yıllarında herhangi bir teknik servis, fiziksel veya uzaktan bakım/destek hizmeti verildiğine, yazılım güncellemesi yapıldığına dair hiçbir somut veri ve sistem kaydı bulunmamaktadır. Sözleşmenin tarafların karşılıklı iradesiyle fiilen son bulduğu ve davacının faturaya esas dönemlerde herhangi bir hizmet edimi ifa etmediği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve esasa aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesinin kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... Esas, 2022/... Karar sayılı ve .../04/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/09/2026