Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1396 E. 2026/1139 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1396
- Karar No
- 2026/1139
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1396 Esas
KARAR NO: 2026/1139
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/05/2022
NUMARASI: 2020/343 Esas, 2022/326 Karar
DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 10/09/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ile ...müvekkili şirket tarafından işletildiğini, davalı şirkete ait araçların geçiş bedeli ödemeksizin anılan yoldan geçiş yaptığını, bedeli ödenmeyen geçiş ücretleri ve bu ücretlere ait yasal cezaların tahsili için davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile takip yaptıklarını, davalı borçlunun borca itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalının takibe itirazının iptali ile alacağın % 20'si tutarında icra tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevabında özetle; müvekkili şirketin adresi olan ... icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, ... ilk açıldığı dönemlerde HGS sisteminden kaynaklanan sorunlar nedeni ile davacı şirket tarafından geçişlerde köprüyü kullanan araçlara ...' li fişler verildiğini, bu fişler üzerinden ödemelerin yapılacağını müvekkiline bildirdiğini, müvekkili şirketin aldığı bu fişler ile birlikte bankaya gittiği zaman bankanın sisteminde böyle bir borç yoktur ibaresi ile karşılaştıklarını, müvekkilinin basiretli bir tacir gibi davrandığını, geçiş ücretlerini ödeyebilmek için tüm çabaları gösterdiğini, müvekkilinin davacı şirkete böyle bir sorunla karşılaştığını ilettiğini, ancak davacı şirketin müvekkiline yeterli bir cevap vermediğini, davacı şirkete mailler gönderildiğini ancak yine bir cevap alamadıklarını, davacı şirketin bu durumda alacaklı temerrüdüne düştüğünü, ödemeyi kabul etmeyip 15 günlük yasal süre sonrası ceza uyguladığını, müvekkilini mağdur ettiğini, bu nedenlerle davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle reddine yetki itirazının kabul edilmemesi nedeniyle esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemenin 2018/895 Esas 2019/598 Karar sayılı 16/07/2019 tarihli kararı ile; davanın konusu ve niteliği itibariyle, 6100 sayılı HMK.nun 6. maddesi uyarınca, genel yetkili davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinde görülmesi gereken davalardan olup davalının yerleşim yeri itibarı ile davanın ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı alanı kapsamında olduğu anlaşılmakla davalının yetkiye yönelik ilk itirazı yerinde görülerek mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
Karar yasal süresinde davacı vekilince istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN 2019/2828 Esas 2020/1492 Karar sayılı 07/07/2020 tarihli kararı ile; taraflar arasında, hizmet sözleşmesi bulunduğu, İİK'nın 50. maddesi yollamasıyla kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 10. maddesi uyarınca takipte akdin ifa edileceği yer icra müdürlüğünün de yetkili olduğu, sözleşmeye göre akdin ifa yeri yani hizmetin yapıldığı yer aynı zamanda TBK 89. Maddesi uyarınca para borcu alacaklının yerleşim yeri İstanbul olduğundan, davalının yetki itirazının yerinde olmadığı, bu nedenlerle bu davaya bakmaya İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili olduğu halde, hukuki ilişkinin ve maddi olayın tespitinde yanılgıya düşülerek, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmesi hatalı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenlerle kabulü ile, HMK 353.1.a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kesin olarak kaldırılmasına, dosyanın usulünce delillerin toplanarak yargılama yapılması ve karar verilmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNCE; bilirkişi raporuna göre, davalı adına kayıtlı olan ve ihlalli geçiş yaptığı iddia edilen plakası belirtilen araçların ihlali geçiş listesindeki açıklamalarından ürünün kara listede olduğu, ürün sisteme tanımlı değil, kayıt bulunamadı/talimat onayı verilmemiş, kayıt bulunamadı/ogs'de tanımlı olmayan plaka, talimat onayı verilmemiş şeklinde açıklamaların olduğu, listede ödeme durumunun ödenmemiş şeklinde olduğu, tüm ihlalli geçişlerin 7144 sayılı Kanun gereği 4 katı alınmak suretiyle yapılan hesaplama neticesinde, geçiş ücreti 34.391,40 TL, ceza tutarı 137.565,60 TL olmak üzere toplam alacağın 171.957,00 TL olduğu, davacının dava dilekçesi ile 129.576,70 TL asıl alacak, 8.710,50 TL işlemiş faiz ve 1.567,90 TL KDV olmak üzere 139.855,10 TL alacak talebinde bulunduğu, davacının talebiyle bağlı kalınarak asıl alacağın 129.576,70 TL olarak kabulü gerektiği, borçlunun daha önce temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle işlemiş faiz talep edemeyeceği, davalı tarafından borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya ibraz edilmediği gerekçesi ile, davacının davasının kısmen kabulü ile, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 129.576,70 TL asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, hükmedilen alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, reddedilen kısım yönünden davacının takipte kötü niyetli olduğu sabit olmadığından kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; takip öncesi faiz tahakkuku için, ayrıca temerrüt bildirimi yapılmasına yönelik hiçbir kanuni gerekliliğin işletmeci şirketlere yüklenmediğini, açık kanun hükmü ve kamu protokolü sebebiyle, özel kanunlarla düzenlenen somut olaya konu uyuşmazlıkta, her bir ihlalli geçişin ardından, 15 günlük sürede borcun ödenmemesi halinde, 16. günden itibaren, bildirime gereksinim duyulmaksızın, faiz tahakkuku başladığını belirterek ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, talepleri doğrultusunda davanın tüm talepleri yönünden kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemenin yaptığı tespitlerin hatalı ve hukuken kabul edilebilir olmadığını, müvekkili şirketin davacı tarafa senetli, senetsiz veya takip talebinde borcun sebebi olarak gösterildiği şekilde herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirketin bu süreçte borcunu ifa edebilmek için gereken çabayı gösterdiğini ancak kendisine yardımcı olunmadığını ve ödeme yapmasının engellendiğini, müvekkili şirketin borcunu ödeyebilmek için basiretli bir tacirin göstermesi gereken tüm çaba ve özeni gösterdiğini, bu nedenle kendisine herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, bu nedenle ihlalli geçiş sonucu uygulanan cezai yaptırımın ve hükmedilen ceza miktarının hukuka aykırı olduğunu, yine alacak likit olmadığından müvekkili aleyhine hükmedilen icra-inkar tazminatının hukuka aykırı olduğu, müvekkili aleyhine haksız ve kötüniyetli olarak başlatılan takip nedeniyle davacı şirketin kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, ihlalli geçiş bedelinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; davacı şirketin 272.604,10 TL asıl alacak (geçiş ücreti-para cezası), 17.793,79 TL faiz (ticari-yıllık), 3.202,88 TL KDV olmak üzere toplam 293.600,77 TL'nin tahsili için davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin... E sayılı dosyası ile takip başlattığı, davalının süresinde, borca itiraz ettiği, bunun üzerine 1 yıllık hak düşürücü süre içinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekili iş bu itirazın iptali davasında, geçiş ücreti ve gecikme cezası olmak üzere toplam 129.576,70 TL asıl alacak ile bu alacağa takip tarihinden önce işlemiş 8.710,50 TL faiz ve 1.567,90 TL KDV alacağı yönünden takibin devamına karar verilmesi talebinde bulunmuş ve harca esas değer olarak 139.855,10 TL gösterilmiştir.
İlk derece mahkemesince .... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 129.576,70 TL asıl alacak yönünden devamına karar verilerek davacının takip öncesi işlemiş faiz ve KDV talebi reddedilmiştir.
Davacı vekili reddedilen talepleri yönünden, davalı vekili ise davanın tümden reddi gerektiğini belirterek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinafa konu uyuşmazlık, davacının geçiş ücreti ve ceza tutarı alacağı bulunup bulunmadığı, davalının takipten önce temerrüte düşüp düşmediği ve işlemiş faiz talep edilip edilemeyeceği, alacağın likit olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
1-Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir.
6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.
Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince 6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında ".... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir.... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir. Bu durumda davalının ihlali sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Eldeki davada alınan 10/08/2021 tarihli bilirkişi raporda; yapılan incelemede ihlalli geçişlerin tespit edildiği, taleple bağlı kalınarak 34.391,40 TL'lik geçiş yapıldığı, ödeme yapılmadığı için 7144 sayılı kanun gereği 4 katının 95.351,60 TL geçiş ve cezaların toplamının 129,743,00 TL olduğu, takip tarihine kadar 9.155,79 TL işlemiş faiz ve 1.648,04 TL KDV olmak üzere toplam 140.546,83 TL alacaklı olduğu, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu 129.576,70 TL asıl alacak, 8.710,50 TL işlemiş faiz ve 1.567,90 TL KDV olmak üzere toplamda 139.855,10 TL talep ettiğinin tespit edildiği bildirilmiştir.
Somut olayda, davalıya ait olduğu tespit edilen araçların davacı şirketin işlettiği köprü ve otoyollardan ihlalli geçiş gerçekleştirdiği, HGS hesabı bulunan araçlar yönünden geçiş anında ve geçişi takip eden 15 gün içinde geçiş için yeterli bakiyenin bulunmadığı, yeterli bakiye bulunmaması nedeniyle OGS/HGS kartlarından para çekilmemesi ve geçiş esnasında ödeme olmaması halinde davalının geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu, ayrıca ihlali izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin usulüne uygun olarak ödenmemesi halinde ceza tutarının da ödenmesi gerektiği, yine dosya kapsamına göre, davalının geçiş bedelinin yasal süresi içerisinde ödenmemesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı ve bu nedenle ceza tutarından sorumlu olmadığı yönündeki savunmasını ispat edemediği, davalıya ait araçların otoyoldan ücretini ödemeden ihlalli geçiş yaptığı sabit olup, geçiş bedelinin 34.391,40 TL olduğu, buna göre hesap edilen ceza tutarında da isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalının ceza tutarına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ayrıca geçiş ücreti ve ceza tutarı belirlenebilir ve likit olduğundan mahkemece asıl alacak yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Reddedilen miktar yönünden davacının kötü niyetli takip başlattığına dair bilgi ve belge bulunmadığından davalının bu kapsamdaki istinaf nedenleri de yerinde değildir.
2-Diğer taraftan mahkemece işlemiş faiz ve KDV talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekili reddedilen bu talepleri yönünden hükmü istinaf etmiştir.
Mahkemece, ihtarname gönderilerek davalının temerrüde düşürülmediği gerekçesi ile takip öncesi işlemiş faiz talebi reddedilmiş ise de, 6001 sayılı Yasa gereğince ihlalli geçişten itibaren 15 gün sonra temerrütün gerçekleştiği, ayrıca bir temerrüt ihtarına gerek bulunmadığı, bu nedenle geçiş ücreti ve para cezası üzerinden işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu, ayrıca 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 24. maddesinin (c) bendinde "Vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler" matraha dahil olan unsurlar olarak belirlenmiş olduğundan işlemiş faiz için KDV isteminin de yerinde olduğu anlaşılmasına rağmen söz konusu taleplerin reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Yapılan açıklamalar uyarınca, her ne kadar 10.08.2021 tarihli bilirkişi raporu ile işlemiş faiz 9.155,79 TL ve faizin KDV'si ise 1.648,04 TL olarak hesaplanmış ise de, davacı dava dilekçesinde 8.710,50 TL işlemiş faiz ve 1.567,90 TL KDV alacağı talebinde bulunduğundan taleple bağlılık ilkesi gereğince bu tutarlar dikkate alınarak icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı olduğu gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne yönelik tesis edilen karar isabetli olmamıştır. Buna göre, mahkemece hükmedilen geçiş ücreti ve ceza tutarına göre, taleple bağlı kalınarak 8.710,50 TL işlemiş faiz ve 1.567,90 TL KDV'ye de hükmedilmesi gerektiğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmüştür.
Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda 2 nolu maddede belirtilen nedenler ile kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı ve .../05/2022 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,
3-a)Davanın KABULÜ ile; davalının .... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 129.576,70 TL asıl alacak, 8.710,50 TL işlemiş faiz ve 1.567,90 TL KDV olmak üzere toplam 139.855,10 TL yönünden devamına, takipte asıl alacağı takip tarihinde alacak tamamen ödeninceye kadar yıllık %9.75 değişen oranında avans faizi işletilmesine,
b)İİK 67/2 maddesi uyarınca 129.576,70 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 9.553,50 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.388,38 TL (920,38 + 1.468,00 TL (icrada alınan)) harcın mahsubu ile bakiye 7.165,12 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
d)Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı ile 920,38 TL peşin harç olmak üzere toplam 956,28 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
e)Davacı tarafından karşılanan 1.552,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
f)Davalı tarafından karşılanan yargılama giderinin üzerinde BIRAKILMASINA,
g)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
İstinaf Giderleri Yönünden;
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan 90,50 TL istinaf yargılama gideri ile 301,40 TL istinaf harçları olmak üzere toplam 391,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.212,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.480,85 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde davalıya İADESİNE,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
8-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/09/2026