İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/549 E. 2026/622 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/549
Karar No
2026/622
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/549 Esas KARAR NO : 2026/622

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 23/09/2024 KARAR TARİHİ : 14/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin uluslararası hava taşıma hizmeti verdiğini, davalı .... Ltd. Şti. ile aralarında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, 26.04.2024 tarihli 44.953,84-TL tutarlı fatura ile 31.05.2024 tarihli 1.246,72-TL tutarlı faturanın ödenmediğini, bu alacakların tahsili amacıyla ... İcra Dairesi... E. (Eski ... 8. İcra Müdürlüğü ...E. ) sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe konu 46.200,56-TL asıl alacak ve 7.471,04-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 53.671,60-TL tutarındaki borca, faize ve ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, faturaların yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyerek kesinleştiğini, taraflar arasındaki abone cari hesap anlaşmasının 15 günlük ödeme vadesi öngördüğünü ve vadesinde ödenmeyen borçlar için gecikme faizi uygulanacağını belirttiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1530/2. maddesi uyarınca borçlunun temerrüde düştüğünü, ticari dava şartı olan arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, davalının itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu ifade ederek itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;İcra ve İflas Kanunu'nda itirazın iptali davası için özel bir yetki kuralı bulunmadığını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, davacı tarafın ... İcra Dairesi nezdindeki ... Esas numaralı icra takibinde borcun sebebini taşıma sözleşmesi değil fatura alacağı olarak belirttiğini, bu nedenle yetkili mahkemenin müvekkil şirketin ikametgahı olan ... Mahkemeleri olduğunu, öncelikle yetki itirazlarının kabul edilerek davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkil şirket aleyhine başlatılan icra takibine süresinde itiraz edildiğini, davacı tarafın açtığı itirazın iptali davasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil şirketin davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin halen devam ettiğini, icra takibinin asılsız ve kötü niyetli olduğunu, bu durumun ticari defterlerin uzman bilirkişi tarafından incelenmesiyle ortaya çıkacağını, haksız ve hukuksuz şekilde açılan davanın reddine karar verilmesini, davacının kötü niyetli icra takibi ve dava süreci nedeniyle takip konusu alacağın yüzde 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, 2024 karşılaştırmalı alış satış analizi dosyamız içerisine alınmıştır. ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 53.671,60 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu, işbu itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosya Sektör Uzmanı, Taşıma Uzmanı ve Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 18/05/2025 tarihli raporda; taraflar arasında “Abone cari hesap anlaşması” ile karşılıklı edim yükümlülükleri belirlendiği, dava dosyasında davaya konu taşımacılıklarla ilgili olarak herhangi bir hasar tespit tutanağı ve taşıyıcı firmaya hasar ihbarında bulunan bir belge bulunmadığı, taşıma şirketinin davalı yana havayolu taşıma hizmeti sunduğu, söz konusu hizmete karşı MK uyarınca ücret talep etme hakkının sabit olduğu birlikte değerlendirildiğinde , taşıma hizmetine dair icra takibine konu edilen faturaları düzenlemede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla davacının anılan bedelin tahsilini talep etme hakkını haiz olduğunun düşünüldüğü, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 04.12.2023 tarihli 6.347.70TL bedelli, 11.12.2023 tarih 29.654.21 TL bedelli faturalardan dolayı 36.011.91 TL alacaklı olduğunun kabulü halinde, takip öncesi işlemiş faiz tutarının 7.199,81 TL işlemiş faiz ve 1.097.04 TL İhtarname masraf (Noter masraf makbuzu ile ispata muhtaç olduğu) faturasının da dahil edilmesi ile takipte toplamda 44.308.76TL bedelin talep edilebileceği, tarafların diğer taleplerinin mahkememiz takdirinde olduğu belirtilmiştir. Dosya bir önceki bilirkişi heyetine SMMM bilirkişi de eklenerek yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 21/05/2026 tarihli ek raporda; Davacı tarafından davalıya taraflar arasında akdedilen sözleşme çerçevesinde taşıma işinin yapıldığının açık olduğu ve yapılan işin bedelinin istenebileceğinin tespit edildiği, davacı tarafından düzenlenen faturanın davalıya tebliğ edildiği, süresinde itiraz edilmediği ve iade faturası düzenlendiğinin ifade edilmediği gibi bu yönde bir evrak da sunulmadığı, davacı tarafından düzenlenen ilk 3 fatura bedelinin davalı tarafından ödenmiş olmasına karşılık davaya konu faturanın ödendiğine dair evrak sunulmamış olduğu, davalı bu fatura bedelini ödediğini ifade etmiş ve davacı kayıtlarına dayanmış olduğu, delil niteliği taşıyan davacı kayıtlarında takibe konu faturaların ödenmediği görülmekte olduğu, davalı tarafından ödenmişse davalı kayıtları ve ödeme dekontları ile bunun belgelenmesi gerekmekte olup, davalı tarafından kayıt ve belge sunulmamış olduğu, davacı kayıtlarında fatura tutarları kadar davalıdan alacak görünmekte olduğu, Mahkeme'nin takdiri davacının sözleşme hükümleri çerçevesinde faiz talep edebileceği yönünde olması halinde 20.08.2024 takip tarihi itibarı ile toplam alacağının 50.776,98 TL olduğu, 46.200,56 TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar %36 oranında faiz talep edilebileceği, Mahkeme'nin takdirinin TTK 1530maddesine göre faiz talep edilebileceği yönünde olması halinde davacının davalıdan takip tarihi itibarı ile toplam alacağının 52.779,16 TL olduğu, 46.200,56 TL olan asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar TTK 1530 maddesi uyarınca TCMB tarafından ilan edilen değişken oranlarda faiz talep edilebileceği, delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü gereği tamamen Mahkemeye ait olduğu, tarafların icra inkâr ve diğer taleplerinin Mahkemenin takdiri olduğu, davalının faturaya süresi içinde itiraz etmediğinden, faturanın muhteviyatı bakımından ispat yükünün yer değiştiği, faturanın içeriği aleyhine herhangi somut bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı; defter incelemesi sonucu davalının ilgili faturalara ilişkin herhangi bir ödemede bulunmadığının görüldüğü, dolayısıyla davalının davacıya borçlu olduğunun söylenebileceği belirtilmiştir. Dava, itirazın iptali ( taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ) davasıdır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporu tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; öncelikle Davalının yetki itirazı bakımından; tarafların tacir olduğu ve aralarındaki sözleşme gereği İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemeleri yetkili olduğuna ilişkin yetki sözleşmesi yaptıkları anlaşıldığından davalının yapmış olduğu yetki itirazının HMK 17. Maddesi gereği reddine, yine HMK'nın 10. maddesi uyarınca akdin ifa edileceği yer yetkilidir. Sözleşmeye göre akdin ifa yeri yani hizmetin yapıldığı yer aynı zamanda TBK 89. Maddesi uyarınca para borcu alacaklının yerleşim yeri İstanbul olduğundan, davalının icra takibinde yapmış olduğu yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında cari hesap ilişkisine istinaden verilmiş olan taşıma hizmeti sonucu faturalar keşide edildiği, keşide edilen faturalardan 26.04.2024 tarihinde düzenlenen ... numaralı 46.303,60 TL tutarlı fatura bedelinin ödenmediği, davacının cari alacağının tahsili için ... İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosyası sile icra takibi başlattığı, davalı tarafça hiçbir borcunun bulunmadığını beyanla takibe, borca, ödeme emrine, takibin dayanağına, faiz başlangıç tarihine, işlemiş faiz ve faiz oranına itiraz etmiş, takibin durduğu anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılmış olup, davacının delil niteliği taşıyan ticari defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkiye dayalı 4 adet fatura düzenlenmiş, ilk üç tanesinin ödemesinin davalı tarafından yapıldığının tespit edildiği, dava konusu fatura 26.04.2024 tarihinde düzenlenen ... numaralı 44.953,84 + 1.349,76 toplam 46.303,60 TL tutarlı fatura olduğu, icra takibinde bu faturanın 44.953,84 TL tutarı talep edildiği, bu faturanın davalıya tebliğ edildiği bizzat davalının vergi dairesi bildiriminden anlaşılmakta olduğu, iade faturası düzenlendiği veya itiraz edildiği yönünde bir beyanda bulunulmadığı gibi evrak da sunulmadığı, davalı tarafından bu fatura bedelinin ödendiği ifade edilmekte olduğu, davalı Beğendi İplik tarafından incelenmesi talep edilen davacı kayıtlarında ödemeye rastlanmadığı, davalı tarafından ödenmiş ise bizzat kendi kayıtları ve/ veya banka dekontları ile tevsik edilmesi gerektiği, davalı firmanın inceleme günü ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı gibi ödemeye ilişkin evrak da sunmadığı, davacı kayıtlarında fatura tutarları kadar davalıdan alacak olduğunun tespit edildiği öte yandan davacı noter masrafına ilişkin fatura düzenlemiş ve talep ettiği, noter ihtarnamesinin davalıya tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, davacının icra takibinde avans faizi talebinde bulunduğu, sözleşme hükümlerinde aylık %3 faiz uygulanacağı belirtildiği, bilirkişi tarafından bu hususta terditli hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında akdedilen abone cari hesap anlaşmasının tarafların hak ve yükümlülüklerine ilişkin 2. Maddesinde "özel durumlarda taraflar arasında özel fiyat tarifesi düzenlenip yürürlüğe sokulabilir. Savaşlar, petrol piyasasında ki ani artışlar ve güvenlik krizleri sebebiyle ortaya çıkabilecek durumlarda ve ilave ücrete tabi hizmetlerde ..., ücretlerde değişiklik yapma ve ek ücret uygulama hakkını saklı tutar hem Türkiye çıkışlı hem Türkiye varışlı gönderiler için gönderinin en az bir parçasında ağırlığın 70 kg aşması ve/veya gönderinin ebadının 120 cmyi aşması durumunda, Müşteri ... uluslararası gönderilerde ve yurtiçi gönderilerde ilave navlun ücreti ödemekle yükümlüdür." ibaresinin yer aldığı, sözleşmede “Ek Ücretler” Yüksek kalitedeki hizmet standardını korumak için ... belirli şartlar altında istisnai durumlar için “Ek Ücret” talep ettiği, meydana gelen maliyet değişikliklerini yansıtmak düzenli olarak Ek Ücret oranları değerlendirilmekte bu ücretlerin müşterileri için adil ve uygun bir seviyede olması için gereken çabanın gösterildiğinin belirtildiği yine “Taşıma ücretleri" ve "Çıkış yeri ve Varış Yeri ücretleri", brüt veya hacimsel ağırlıktan hangisi daha büyükse ona göre ücretlendirileceği, Hacimsel ağırlık, 1: 6'lık bir faktör kullanılarak belirlenir; örneğin, 1 metreküplük bir hacim, 166.67 kilogramlık eşdeğer hacimsel ağırlığa sahiptir (teklif içinde "yoğunluk oranı" olarak adlandırılır), aksi açıkça belirtilmediği sürece, teklif edilen bütün ücretler sadece istiflenebilir, genel kargo (tehlikeli olmayan, yüksek değerli olmayan, ısı kontrollü olmayan, çabuk bozulmayan özel bir taşıma gerektirmeyen, şahsa mahsus eşya olmayan veya içermeyen yükler), gönderi başına ücretlendirilebilir ağırlığı 2.000 kilogramı aşmayan kargolar için uygulanacak olup, geçerlidir" şeklinde düzenlendiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, davacı taraf takipte işlemiş faiz talebinde bulunmuş olup, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen sözleşmenin 2.maddesinde aylık % 3 oranında vade farkı alacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Vade farkı temerrüt faizi niteliğinde değildir. Vade farkı alacaklının gecikmeden kaynaklanan zararını karşılamayı amaçlar. Temerrüt faizi temerrüt tarihinden başladığı halde, vade farkı temerrüt aranmaksızın vadeden itibaren başlar. TBK.nın 117.maddesi hükmüne göre, "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşmenin iyiniyetli olduğu hallerde temerrüt için bildirim şarttır." bu durumda, taraflarca vadenin kesin olarak belirlenmediği hallerde, borçlu ancak ihtarla temerrüde düşer. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/05/2019 tarih ve ... esas... karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, satım sözleşmesinde TBK.nın 207/2.maddesi hükmüne göre, tarafların edimlerin aynı anda ifa etmesi kural olup, emtianın teslimi anında satım bedelinin ödenmesi gerekeceğinden alacak muaccel hale gelmektedir. Ancak yukarıda sözü edilen TBK.nın 117.maddesi uyarınca borcun ifa edileceği gün taraflarca tayin edilmiş olmadıkça muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur düzenlemesinden sonra devamı maddelerde temerrüde düşen borçlunun şartların varlığı halinde faizde ödeyeceği düzenlenmiştir. Yine somut uyuşmazlığa uygulanması gereken TTK.nın 18/3.maddesine göre; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmek maksadıyla yapılacak ihbar veya ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü bir mektupla veya telgrafla yapılması, yahut güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemiyle yapılması gerekir. Davacı tarafça davalıya ... 3. Noterliğinin... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiği, ihtarnamenin 23/05/2024 tarihinde tebliğ olduğu, resen yapılan hesaplamalara göre ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihi ile takip tarihi arası asıl alacak için 5.608,76 TL işlemiş faiz hesaplaması yapılmış olup neticeten Mahkememizce davanın kısmen kabulü ile, ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 44.953,84-TL asıl alacak ve 5.608,76-TL işlemiş faizi ile 1.246,72-TL asıl alacak(noter masrafı) ve 141,41-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 51.950,73-TL üzerinden devamına, anapara tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 51,75 oranında ve 3095 sayılı Yasanın 2/2 maddesi uyarınca değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 44.953,84-TL asıl alacak ve 5.608,76-TL işlemiş faizi ile 1.246,72-TL asıl alacak ve 141,41-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 51.950,73-TL üzerinden DEVAMINA, anapara tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 51,75 oranında ve 3095 sayılı Yasanın 2/2 maddesi uyarınca değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-İİK. 67/2. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20’si oranında (10.390,14-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.548,75 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 916,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.632,17 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti red miktarını geçemeyeceğinden 1.720,87-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 916,58 TL peşin/nisbi harcı, 16.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 160,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 17.076,58 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%96,79) dikkate alınarak; 16.529,05 TLnin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına 7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 3.484,44 TL'sinin davalıdan, 115,56 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına, 9-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 14/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/549, K. 2026/622, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-549-e-2026-622-k-ab1be630c2b0