Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1414 E. 2026/1514 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1414
Karar No
2026/1514
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1414

KARAR NO : 2026/1514

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (Kapatılan)Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI : 2026/115 Esas- 2026/405 Karar

TARİH: 15/04/2026

DAVA: Şirketin İhyası

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy 1. İş Mahkemesi'nin 2025/274 Esas sayılı dosyası ile açtıkları davada müvekkilinin murisi ...'nın ihyası istenen şirkette 01/07/2015 - 31/01/2016 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespiti hususunda davanın görüldüğünü, yargılama sırasında ihyası istenen şirketin kapandığının tespit edildiğini, mahkeme tarafından kendilerine ihya davası açmak üzere süre verildiğini, bu sebeple şirketin ihyasını, masraf ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, Ticaret Sicili Müdürlüğünün TTK m.32 ve sicil yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olduklarını bu sebeple davalı müdürlüğün sorumluluğunun bulunmadığını, ihyası istenen şirkete ek tasfiye kararı verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının gerektiğini, davalı müdürlüğün davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını bu sebeplerle yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Bakırköy 1.İş Mahkemesi'ndeki dosyanın haksız kazanç sağlamaya yönelik açılan bir dava olduğunu, müvekkilinin tasfiye memuru olarak görev yaptığı şirketin ev ve iş yerlerine su dağıtımı işini yaptığını, müteveffa ...'nın çalıştığı dönemde veya istifası sonrası işçilik ilişkisinden kaynaklanan herhangi bir hak veya alacak talebinin de bulunmadığını, ...'nın vefatından sonra mirasçısı davacının 4-5 yıl geçtikten sonra sigortasız çalıştırıldı iddiasıyla iş mahkemesindeki açmış olduğu davada kötü niyetli ve haksız kazanç sağlama iradesini barındırdığını, müteveffanın kendi isteği ile istifa ederek işten ayrıldığını, şirketin pandemi ve piyasadaki olumsuzluklar sebebiyle öncelikle küçülmeye gittiğini, ardından şirketin faaliyetlerine son vermesi kararı verildiğini, tasfiye sürecine girildiğini ve şirketin kapanışının yapıldığını, bütün personellerin haklarının eksiksiz ödendiğini, davacının yaptırılan ilanlara rağmen herhangi bir müracaatta bulunmadığını, bu sebeplerle davanın reddini, yargılama gideri ve masrafların davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 15/04/2026 tarih ve 2026/115 Esas- 2026/405 Karar sayılı kararında;

Davanın şirketin ihyası istemine ilişkin olduğu, ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı TTK'nun 547 maddesi gereğince tasfiye ile sicilden terkin olduğu, davacının Bakırköy 1. İş Mahkemesi'nin 2025/274 Esas sayılı dosyasıyla dava açtığı ve şirketin tasfiyesinin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyeceği bu hali ile şirketin ihyasını talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle, ...numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin ihyasına ve davalı eski tasfiye memuru ...'in yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına keyfiyetin TTK 547/2.maddesi gereğince tescil ve ilanına karar verilmiş ve karara karşı davalı tasfiye memeuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı tasfiye memuru ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile şirket arasında Bakırköy 1. İş Mahkemesi'nin 2020/226 E. sayılı dosyasından verilen kararın istinaf kararı sonrası kaldırılması akabinde 2025/274 E. sayılı dosyası ile devam eden hizmet tespit davası bulunduğunu, bu davanın da müteveffa ...'nın vefatından sonra mirasçı sıfatıyla ... tarafından açılan haksız kazanç sağlamaya yönelik bir dava olduğunu, müteveffa ...'nın çalıştığı dönemde veya istifası sonrasında işçilik ilişkisinden kaynaklanan herhangi bir hak veya alacak talebi hiç bir şekilde olmadığını, davanın kötü niyetli olarak açıldığını, tasfiyenin usul ve yasaya uygun olduğunu, şirketin ihyası için yasal bir gereklilik bulunmadığını, bu yöntemle davacı yan lehine "tam vekalet ücreti hükmedilmesi" de hakkaniyetle bağdaşmadığını, davalı ... Sicil Müdürlüğü davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden denilerek bütün vekalet ücreti müvekkile yükletildiğini, müvekkil söz konusu Tasfiye işlemlerini İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü denetiminde ve onayıyla yapabildiğini, bu minvalde müvekkil aleyhinde tam vekalet ücretine hükmedilmesi hakkaniyete ve usule aykırı olduğunu, ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava, ticaret sicilinden tasfiye nedeniyle terkin edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri nedeniyle ihyası talebine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesinde "tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veyan birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." denilmek suretiyle ek tasfiye düzenlenmiştir.

Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin 02/05/2024 tarihinde tasfiyeye girdiği ve tasfiye sonucunda sicil kaydının 24/09/2024 tarihinde tasfiye sonucunda İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce terkin edildiği anlaşılmıştır. İhyasına karar verilen şirket aleyhine, davacı tarafça hizmet tespiti istemi ile Bakırköy 1. İş Mahkemesi'nin 2025/274 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı ve davanın halen derdest olduğu, anılan davalarda taraf teşkilinin sağlanması, yargılamanın yürütülmesi, infazının sağlanması ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması için davacının şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla şirketin ihyasına ve ek tasfiye işlemleri yönünden tasfiye memurunun görevinin devamına karar verilmesinin yerinde olduğu, Mahkemece ihya kararı verilebilmesi için tasfiye işlemlerinin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığına dair bir inceleme yapmasına gerek bulunmadığı, davalı tarafından ileri sürülen davacının hizmet davasında haklı olup olmadığına ilişkin istinaf sebebinin iş bu davanın konusu olmadığı ve bu davada irdelenmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, hizmet davası açıldıktan sonra ve derdest iken davalı şirketin davadan haberdar olmasına rağmen tasfiyenin sonlandırılması sebebiyle iş bu davanın açılmasında davalı tasfiye memurunun kusurlu olduğu, bu sebeple aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin, Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan ve tasfiye sürecinde doğrudan etkili olmadığından aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı tasfiye memuru vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Sonuç itibariyle; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1414, K. 2026/1514, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1414-e-2026-1514-k-08317d3c68e8