Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1420 E. 2026/1528 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1420
- Karar No
- 2026/1528
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1420
KARAR NO : 2026/1528
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/05/2026
NUMARASI : 2026/244 Esas , 2026/301 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TTK Madde 553 vd maddeleri gereği taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari nitelikte olduğunu, davalı, 17.10.2022 tarihinde, müvekkili .... Ltd. Şti.'nde teknik müdür olarak göreve başladığını, daha sonra yetkileri artttırılarak 09.07.2025 tarihine kadar şirkette çalışmaya devam ettiğini, davalıya, müvekkili şirkette çalıştığı dönem içinde, 08.09.2023 tarihinde, davacı şirket adına tam yetki ile davacıyı temsil yetkisi verildiğini, davalı, 06.11.2024 tarihinde şirketteki temsil yetkisine dayanarak, herhangi bir açıklama olmadan davacının, ... Bankası ....'daki hesabından 5.000, USD nakit para çektiğini, bu durum şirket içi yapılan denetimlerde ortaya çıktığını, söz konusu bedelin davacıya geri ödenmesi için, davalı hakkında İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmışsa da davalı takibe itiraz ettiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine ve İş Kanunu Madde 25/2 Ahlak ve İyi Niyet Kurallarına aykırı olarak müvekkili şirkette çalıştığı dönemde .... Ltd. ...nin 14.08.2024 tarihinden beri tek ortağı olduğu tespit edildiğini, sözleşmesi davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davalı hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarından şikayetçi olarak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/240360 S.No'lu Dosyası ile davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin asıl alacak ve fer'ileri ile birlikte kaldığı yerden devamını, %20 den aşağı olmamak üzere davacıya icra inkar tazminatı ödemesini ve yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf, icra takibini yetkisiz olan İstanbul 26. İcra Müdürlüğünde başlattığını, HMK m. 6 ve İİK m. 50 gereğince, genel yetkili icra dairesi ve mahkeme, davalının yerleşim yeri olan yerdeki merciler olduğunu, müvekkilinin mernis ve fiili yerleşim yeri adresi Silivri olduğunu, geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın öncelikle yetki yönünden usulden reddine, yetkili mercilerin Silivri İcra Daireleri ve Silivri Mahkemeleri olduğuna karar verilmesini, müvekkili davacı şirkette bir şirket organı, ticari mümessil veya TTK kapsamında yönetici sıfatıyla değil iş kanunlarına tabi bir işçi statüsünde Teknik Müdür olarak çalıştığını, taraflar arasındaki temel hukuki ilişki İş ilişkisi olduğunu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesi son derece açık olduğunu, uyuşmazlıklarda görevli mahkeme İş Mahkemeleri olduğunu, davacının delil olarak sunduğu 08/09/2023 tarihli Beyoğlu 56. Noterliği tarafından düzenlenen vekaletnamede müvekkiline verilen yetkinin yalnızca "... ile ilgili işlemleri yapmaya, işlemleri takibe ve sonuçlandırmaya" yönelik son derece kısıtlı ve spesifik bir yetki olduğunu, müvekkilinin davacı şirketi genel olarak temsil, ilzam etme, karar alma veya bankalardan kendi inisiyatifiyle para çekme gibi bir imza yetkisi hiçbir zaman olmadığını, müvekkilinin bankalardan para çekme veya şirketi borçlandırma yetkisi olmadığını, 5.000 USD, şirkette para çekme konusunda tek yetkili olan ...'ın imzaladığı yazılı talimat üzerine çekildiğini, banka sorumlusu, teyit amacıyla şirket yetkilisini aradığını ve para çekme işlemi yetkilinin onayı ile şirket işleri için gerçekleştirildiğini ve meblağ şirkete teslim edildiğini, davanın yetkisizlik ve görevsizlik nedeniyle usulden reddini, davanın esastan reddini, asıl alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Somut olayda, UYAP üzerinden temin edilen ... hizmet döküm cetveli ile işe giriş ve çıkış bildirgelerine göre davalının davacının işçisi olup sigortalı çalışanı olduğu, davacı tarafça belirli süreli iş sözleşmesine göre davalıyla sözleşme imzalandığı, davalı işçiye bir kısım işlemlerin yapılması için vekalet verilmesi işçinin hukuki statüsünün değiştirmeyeceği, davacı tarafından iş akdinin devamı sırasında meydana güveni kötüye kullanma nedeniyle tazminat talebinde bulunulduğu, olay tarihinde davacı ile davalı arasında 4857 sayılı İş Kanunu ve 6098 sayılı TBK hükümleri kapsamında bir hizmet (iş) sözleşmesinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda anılan gerekçelerle, davacı ile davalı arasında hizmet (iş) ilişkisi mevcut olduğundan, 7036 sayılı Kanun'un m. 5(1)-a hükmünün açık düzenmelesi uyarınca eldeki davada görevli mahkeme de iş mahkemeleridir ( Diyarbakır BAM 11 HD 2024/66 Esas* 2024/152 Karar , İzmir BAM 7 HD 2021/899 Esas- 2021/1576 Karar, Diyarbakır BAM 6. H.D.'nin E:2022/1449, K:2022/1082 karar sayılı kararı da aynı doğrultudadır). Bu nedenle görevsizliğine ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi'nin dosyayı göndereceği görevli mahkemeyi belirlerken somut dosya kapsamındaki yetki itirazlarını ve kesinleşmiş mernis adresini göz ardı ettiğini, dosyanın İstanbul İş Mahkemesine gitmesinin, anılan mahkemece yetki itirazının incelenerek bu kez Silivri İş Mahkemesi lehine yetkisizlik kararı verilmesinin yargılamanın uzamasına sebebiyet verebileceğini, Anayasa m. 141 ve HM m. 30 uyarınca usul ekonomisi ilkesi, yargılamanın makul sürede, en az giderle ve düzenli bir biçimde yürütülmesi esas olduğunu, dosyada yetki itirazı bulunmakla davalının adresinin açık olduğunu, bu durumda İlk Derece Mahkemesince tesis edilen hükmün infaz kabiliyetinin, usul ekonomisine uygun hale getirilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı tarafından yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı, davalının davacı şirkette çalıştığı dönemde, şirkete ait ... Bankası ....'daki hesabından 5.000, USD nakit para çektiğinin şirket içi yapılan denetimlerde ortaya çıktığını, söz konusu bedelin davacıya geri ödenmesi için, davalı hakkında İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyasında yaptığı takibe yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalının, Mahkemece verilen görevsizlik kararına herhangi bir itirazı bulunmadığı, görevsizlikle birlikte yetkisizlik kararı da verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf itirazında bulunmuş olduğu görülmüştür. Mahkeme, görevsizlik kararında görevli mahkemeyi bildirmeli ve dava dosyasının bu görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermelidir.
Somut olayda, ... hizmet döküm cetveli ve Belirli Süreli İş Sözleşmesine göre davalının davacı şirkette Teknik Müdür olarak çalıştığı, taraflar arasında hizmet ilişkisi bulunduğu, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğu, davaya bakmakla görevli Mahkemenin iş mahkemesi olduğu, yetkisizliği de kapsar şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle, Mahkemece görevsizlik kararı verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMH'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince verilen istinafa konu karar usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Açıklanan bu gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davalı yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda,17/09/2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.c. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.