Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1232 E. 2026/1526 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1232
Karar No
2026/1526
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1232

KARAR NO: 2026/1526

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 30/04/2026

NUMARASI: 2026/93 2026/376

TALEP: Zayi Belgesi Verilmesi

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Talep edenler vekili dava dilekçesinde özetle; Müdürü ve tek ortağı kendisinin olduğu ...'nin yasal defterlerinden olan "Karar Defteri"nin zayi olduğu 02.02.2026 tarihinde şirket arşivinde genel düzenleme ve zaman aşımına uğramış evrakların ayıklanması işlemi sırasında fark edildiğini, şirket bünyesinde yapılan inceleme neticesinde söz konusu karar defterinin, imha edilmek üzere ayrılan eski evrakların arasına sehven karıştığı ve bu şekilde geri dönüşü olmayacak şekilde imhaya gönderildiği tespit edildiğini, bu durum tamamen bir operasyonel hata ve karışıklık sonucu mevdana geldiğini, defterin kasten yok edilmesi veya gizlenmesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, şirketin tek ortaklı bir yapıya sahip olduğunu, tasfiye memurluğu ve müdürlük görevleri şahsım tarafından yürütüldüğünü, dolayısıyla, zayi belgesi verilmesi durumunda herhangi bir üçüncü kişinin veya ortağın hak ve menfaatinin ihlali söz konusu olmadığını, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, sehven imha edilen ve zayi olan ...'ne ait Karar Defteri için taraflarına Zayi Belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " TTK 82/7. maddesi uyarınca bu defter ve belgelerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi doğal afetlerle veya hırsızlık gibi eylemlerle ziyaa uğraması halinde zayi belgesi verileceği düzenlemiştir. TTK'nın 82/7. maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur. Somut olayda, TTK 82/7.maddesindeki koşulların oluşmadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın TTK ruhuna ve ticari hayatın sürekliliği ilkesine açıkça aykırı olduğunu, karar defterinin taşınma, muhasebe birimi değişiklikleri ve zamanını aşındırması sonucu irade dışı kaybolduğu huzurdaki davacı açıkça ifade edildiğini, TTK 82/7 uyarınca bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterlerin elinden çıkması durumunda mahkemeden zayi belgesi isteme hakkının bir hak arama hürriyeti olup, talebin reddinin şirket faaliyetlerini durma noktasına getirdiğini, kaybolan defterin içeriğinin halihazırda kamuya açık ve devletin resmi kayıtlarında mevcut olduğunu, bu durumun yasal zorunluğu yerine getirmek için istendiğini, defterin bulunmamasının ticari itibarına zarar verdiğini, ret kararının şirketin yeni kararlar almasını ve bu kararları noterden tasdik ettirmesinin hukuken imkansız hale getirdiğini, istihdam sağlayan ve vergi ödeyen bir ticari işletmenin faaliyetlerinin engellendiğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Talep, TTK'nın 82/7. maddesine dayalı zayi belgesi verilmesine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı, dava dilekçesinde, 02.02.2026 tarihinde şirket arşivinde yapılan düzenleme sırasında karar defterinin zayi olduğunu fark ettiklerini, söz konusu karar defterinin imha edilmek üzere ayrılan eski evrakların arasına karışarak imhaya gönderildiğinin tespit edildiğini, şirket yetkilisinin duruşmadaki beyanında da, nasıl kaybolduğuna ilişkin bilgisi olmadığını bir çok muhasebeci ve yer değişikliği yaptığını beyan ederek, karar defterinin zayi olduğu yönünde zayi belgesi verilmesini istemiştir.

TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür."

TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür." Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü hâlinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8).

Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren 30 gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanunda “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7).

Zayi belgesi talebi çekişmesiz yargı işi olduğundan, HMK'nın 385/2.maddesi uyarınca, çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesi geçerlidir.

Somut olayda, davacı taraf zayi olayının nasıl meydana geldiğine dair somut bir açıklama, tarihe veya bilgi ve belgeye yer verilmemiş olup, her ne kadar davacı tarafından farklı sebepler ileri sürülmüş ise de bu durum iddia edilen pay defterinin zayi olduğuna dair iddiayı ispatlar nitelikte değildir. Bu durumda, yasal düzenleme kapsamında iddianın muhafaza kusuru niteliğinde bir davranış olduğunun kabulü gerekmiştir. Tacir davacının defterlerinin muhafazası konusunda gerekli özeni gösterme yükümlülüğü dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince verilen karar isabetli olup aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Her ne kadar ilk derece mahkemesince karar başlığında davacı şirket yetkilisi ... davacı olarak gösterilmişse de, davayı şirket adına açtığından, doğru görülmeyerek düzeltilmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMH'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince verilen istinafa konu karar usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR: Açıklanan bu gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince davacılar vekiline tebliğine,

5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 17/09/2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1232, K. 2026/1526, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1232-e-2026-1526-k-da9f9c145caa