Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7489 E. 2026/975 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7489
- Karar No
- 2026/975
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/10 Esas, 2024/344 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve dava konusu taşınmazların davacı idare adına tescili ve yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde; ....... ili, ... ilçesi, ... 1591 parsel sayılı taşınmazın 1933,79 m²sinin ve 4494 parsel sayılı taşınmazın tamamının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.06.2022 tarihli ve 2022/311 Esas, 2022/487 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 29.06.2022 tarihli ve 2022/311 Esas, 2022/487 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 21.02.2023 tarihli ve 2023/269 Esas, 2023/314 Karar sayılı kararıyla arazi niteliğindeki taşınmazlara olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu ile resmî verilerin uyumlu ve münavebeye alınan ürünlerin yörenin münavebe sistemi ile uyumlu olduğu, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazların nitelikleri ve konumlarına göre belirlenen kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, taşınmazların bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, kamulaştırmadan arta kalan kısmı için belirlenen değer düşüklüğü oranının yerinde olduğu, Mahkemece iade kararı gereğince işlem yapıldığı, böylece mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 21.02.2023 tarihli ve 2023/269 Esas, 2023/314 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dairemiz yerleşik uygulamasına göre arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir yöntemine göre değer tespitinde dava tarihi olan 2020 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verim miktarları dikkate alınarak taşınmazın değerinin belirlenmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek hüküm tesisi doğru görülmediği gibi dava konusu taşınmazın bedeli belirlenirken Devlet destekleme birim fiyatı eklenmek suretiyle metrekare birim bedeli belirlenmesinin doğru olmaması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kuru tarım arazilerinde kapitalizyon faiz oranının %5 alınması gerekirken, buna aykırı olarak %4 alınarak yüksek bedel tespitinin hatalı olduğunu, Devlet tarafından verilen destekleme bedelleri ilave edilmeksizin bedel tespiti yapılması gerektiği hâlde, münavebeye alınan ürünlerin birim fiyatlarının artırılmasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın çevresi bütünüyle tarım arazileri ile çevrili, meskun ve mahalde ve altyapı hizmetlerinden yararlanmayan bir konumda olup, objektif artış uygulanmaması gerekirken aksi yapılarak taşınmazın bedelinin belirlendiğini, faiz tarihinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda değerlendirmeye esas alınan ürünlerin gerek verim gerekse birim fiyatlarının çok düşük hesaplandığını, taşınmazda elde edilebilecek ürünlerin veriminin çok daha yüksek olduğunu, objektif değer artışının en az %500 olarak hesaplanması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda üretim masraflarının çok yüksek hesaplandığını, Yerleşik Yargıtay kararlarına göre üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağını, her ne kadar arta kalan alanda değer düşüklüğü olarak %40 olarak hesaplanmış ise de bu oranın en az % 50 olarak hesaplanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına usulî kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.