Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5776 E. 2026/973 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5776
Karar No
2026/973
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/24 Esas, 2018/256 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve tapudan yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde; ........... ili, ............ ilçesi, ............ Mahallesi 5 18... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini ve yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.03.2013 tarihli ve 2011/336 Esas, 2013/695 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin 29.03.2013 tarihli ve 2011/336 Esas, 2013/695 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; bilirkişi incelemesi ile alınan raporun hüküm kurmaya el verişli olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda somut emsal olarak incelenen, sağlık ocağı vasfındaki 15 40... parsel sayılı taşınmazın raporda belirtilen tarihdeki satışının şirkete yapılan özel amaçlı satış olduğu, 2942 sayılı Kanun'un kıymet takdir esaslarını belirten 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların değerinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanmasının zorunlu olduğu, bu itibarla emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerektiği, bu itibarla taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ve kapama özelliği olmayan zeytin ağaçlarının yaş, cins ve verim durumuna göre bir adet zeytin ağacının resmî birim fiyatı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden sorulup buna göre ağaçlara maktuen değer biçilmesi gerektiği düşünülmeden, ağaçlara kapama zeytin bahçesi niteliğine göre hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre bedel tespiti, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen miktara 22.08.2011 tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olmadığını, bilirkişi heyeti tarafından ilgili resmî kurumlardan dava konusu taşınmazın belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı sorulmadan rapor tanzim edildiğini, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın emlak vergisine esas arsa rayiç değerlerinin belediyeden sorulması gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından verilen karara ilişkin rapor yetersiz olup hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dava konusu taşınmazın kadastro parseli olarak hesaplanan metrekare tutarının hakkaniyetli olmadığını, dava konusu taşınmazın çevresindeki taşınmazların metrekaresi 1500,00-2000,00 TL civarında işlem görmekte iken dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay bozma kararına uygun rapor tanzim edilmediğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına usulî kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3. Tespit edilen kamulaştırma bedelinin ödenmesine ve fazla bloke edilen bedelin davalı tarafça bankadan çekişmiş olması halinde varsa çekilme tarihine kadar işlemiş nemaları ile birlikte davalıdan alınarak davacı idareye verilmesi, çekilmemişse birikmiş nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

4. Mahkemece verilen ilk karar ile bozma ile ortadan kalktığı hâlde, tescil yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi yerinde değildir.

5. Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi doğru olduğu hâlde, idarenin hatalı olarak davalı olarak gösterilmesi doğru görülmemiştir.

6. Bozma kararına uyulduğu hâlde, kamulaştırma bedeline 22.08.2011 tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Taraf vekillerinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının; a) (1) numaralı bendinde yer alan "tespitine" kelimesinden sonra gelmek üzere "bedelin işlemiş neması ile birlikte davalıya ödenmesine" cümlesinin yazılması,

b) (1) numaralı bendinde yer alan "davalılara 277.708,00 TL ödeme yapıldığından fazla yapılan 113.378,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya iadesine" cümlesinin hükümden çıkarılması, yerine "davacı idarece fazla bloke edilen 113.378,80 TL'nin davalı tarafça bankadan çekilmiş olması halinde varsa çekilme tarihine kadar işlemiş nemaları ile birlikte davalıdan alınarak davacı idareye verilmesine, çekilmemişse birikmiş nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine” cümlesinin yazılması,

c) (2) numaralı bendinde yer alan "Diğer hususlar ile ilgili daha önce karar verildiğinden ve verilen karar Yargıtay bozma ilamında konu edilmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına" cümlesinin hükümden çıkarılması, yerine "Gaziantep ili, Nizip ilçesi, Mimar Sinan Mahallesi 5 18... parsel sayılı dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ve tapudan yol olarak terkinine” cümlesinin yazılması,

d) (3) numaralı bendinde yer alan "davalı" kelimesinin çıkarılması, yerine "davacı” kelimesinin yazılması,

e) Ayrı bir bendi olarak "Kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen 164.329,20 TL'ye dava tarihinden itibaren 4 ay sonrası olan 22.08.2011 tarihinden Mahkemenin ilk karar tarihi olan 29.03.2013 tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5776, K. 2026/973, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5776-e-2026-973-k-f5a0f3ffc084