Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/872 E. 2026/4423 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/872
Karar No
2026/4423
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/176 E., 2024/253 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Bingöl ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 68... parsel sayılı 4.463,92 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Bingöl ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 68... parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2020 tarihli ve 2016/158 Esas, 2020/30 Karar sayılı kararı ile 1 68... parsel sayılı taşınmazın orman sayılmayan alan olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 06.06.2024 tarihli ve 2022/111 Esas, 2024/3975 Karar sayılı ilamıyla ".... İncelenen dosya kapsamına ve özellikle yapılan TAKBİS incelemesine göre, taşınmazın dört yönünün 1 13... parsel sayılı orman vasfındaki taşınmaz ile çevrili olduğu, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesindeki düzenlemeyle kanun koyucu, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin 14/s maddesinde "orman içinde kültür arazileri dışında, insan müdahalesi olmaksızın kendiliğinden oluşan, doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki ve bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren alanların" orman içi açıklık olduğu ve aynı Yönetmeliğin 16/i maddesinde ise orman içi açıklıkların Devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür. Bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu bulunmamakta olup, etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Kanun gereği orman sayılan orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılması da hukuken mümkün değildir. İlk Derece Mahkemesince, değinilen yönler gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğu" gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla 1 13... parsel sayılı orman vasfındaki taşınmaz ile çevrili olduğu, orman içi açıklık niteliğinde olduğu ve orman içi açıklıkların Devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 68... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; 2016/158 Esas sayılı dosya kapsamında aldırılan orman mühendisi bilirkişi raporunda; 1 68... parselin, teknik-fen, bilimsel ve hukuki açıdan orman sayılmayan alan olduğunun tespit edildiğini, 03.07.2019 tarihli jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporunda; 1984, 20 08... yılı hava fotoğraflarında krokide 1 68... parsel ile gösterilen alanda imar-ihya edilerek elde edilmiş kültür arazisinin olmadığının tespit edildiğini, herhangi bir araştırma içerisine girilmeksizin yalnızca Yargıtayın dosyada eldeki veriler doğrultusunda ret kararı verilmesinin doğru olmadığı şeklindeki ilamı nedeniyle kabul kararı verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman olduğu iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/872, K. 2026/4423, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-872-e-2026-4423-k-4c8ff0cf81f5