Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1787 E. 2026/4224 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1787
Karar No
2026/4224
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/116 E., 2022/40 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin masraf yokluğu nedeniyle reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro çalışmaları sırasında, Şanlıurfa ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 192, 1 94... parsel sayılı sırasıyla 482.750 m², 380.000 m² ve 539.500 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, 190, 1 91... parsellere uygulanan tapu kayıtlarının miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiştir.

2. Davacı ... dava dilekçesinde; 192, 1 94... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydına dayanarak adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Asli müdahiller ... ve arkadaşları müdahale dilekçelerinde; davacı ... ile murislerinin tapuda müşterek malik olduklarını ileri sürerek, 192, 1 94... parsel sayılı taşınmazların adlarına tescillerine karar verilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.06.2002 tarihli ve 1996/2 Esas, 2002/10 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (7). Hukuk Dairesinin 06.10.2003 tarihli ve 2003/338 Esas, 2003/2779 Karar sayılı ilamıyla bilirkişi haritasında 194 parsel sayılı taşınmaz içerisinde (B) harfiyle gösterilen ve mera olarak sınırlandırılmasına karar verilen 29.250 m²lik bölüm hakkındaki kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden gösterilmesi gerektiği ve hükmüne uyulan önceki tarihli bozma ilamında belirtilen kayıtların uygulanması ve yöntemince zilyetlik araştırması yapılması gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahalli bilirkişi beyanları, fen bilirkişi raporu ile tapu ve vergi kayıtlarına göre davacıların dayandığı Temmuz 306 tarihli ve 47... sıra numaralı tapu kayıtlarının sınırlarının bilinmemesi ve belirsiz olması nedeniyle dava konusu taşınmazlara uygulanamadığı, 190, 1 91... parsellerin dayanağı olan 22.04.1960 tarihli ve 27... tarihli 45 sıra numaralı tapu kayıtlarının kuç, mezarlık ve yol gibi sabit olmayan sınırlar içermesi nedeniyle yalnız miktarlarıyla uygulanabileceği, vergi kayıtlarının ise mülkiyet belgesi olmayıp zilyetliği destekleyen belge vasfında bulunduğu, bu kayıt miktarlarının dava dışı 190, 1 91... parsellerle karşılandığı, bu parsellerden ifraz edilen dava konusu 192, 1 94... parsellerin kayıt miktar fazlası vasfında olduğu gerekçesiyle kadastro tespiti gibi Hazine adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; sözlü tahkikat bildirimi yapılmadan ve e-duruşma sağlanmadan savunma hakkının kısıtlandığını, bozma ilamlarına uyulmasına rağmen usuli kazanılmış hak gözetilmeden davanın reddedildiğini, bozma gerekleri tam yerine getirilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, tanık, bilirkişi, vergi kayıtları ve toprak tevzi komisyon raporunun zilyetliği doğruladığını, tapu ve vergi kayıtlarının uygulama kabiliyeti bulunmadığı gerekçesinin yetersiz olduğunu, sağlıklı keşif yapılmadan ve tüm mirasçılar davaya dahil edilmeden karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıların dayanağı tapu kayıtlarının zemine uygulanabilir olup olmadığı, uygulanamaz ise dava konusu taşınmazların kayıt miktar fazlası olarak Hazine adına tesciline karar verilmesinin usul ve kanuna uygun olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 552,10 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1787, K. 2026/4224, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-1787-e-2026-4224-k-fb2b42384764