Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5678 E. 2026/1010 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5678
Karar No
2026/1010
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1139 Esas, 2024/2357 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/345 Esas, 2023/77 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istibaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; müvekkillerinin ...........ili, ... ilçesi,........... Mahallesi 79 47... parselde hissesi bulunduğunu, taşınmazın imar uygulaması sonucunda oluştuğunu, imar palanında eğitim alanı olarak göründüğünü, taşınmazda uzun süredir imar planına uygun yapı yapılmadığından hukuki el atmanın fiili el atmaya dönüştüğünü belirterek müvekkiline ait hissenin dava tarihi itibarıyla değerinin tespiti ile kamulaştırmasız el atma hükümlerine göre faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaza müvekkili idare tarafından fiilen el atılmadığını, davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğini, sorumluluğun imar planını hazırlayan belediyeye ait olduğunu belirterek davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne, el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının davacıların hissesi oranında iptaline, iptal edilen tapu kaydının Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ... Belediye Başkanlığının kararı ile imar planında okul alanı olarak tahsis edildiğini, sorumluluğun belediyeye ait olduğunu, dava konusu alana ilişkin olarak yapılan imar uygulaması hakkında müvekkili idarenin görüşünün alınmadığını, idarelerine bu konuda bilgi de, verilmediğini, husumetin müvekkiline yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) Geçici 6 ncı maddesinde öngörülen uzlaşma yoluna gitmek üzere ilgili idareye başvuru şartının yerine getirilmediğini, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, 7181 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 3194 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler sonrası parselasyon planı tescil edilmeyen, yani imar uygulaması yapılmayan alanlarda tevhid ve ifraz işlemi yapılamayacağını, imar uygulaması adı altında yapılan tevhid ve ifraz işlemlerine izin verilmeyeceğini, onaylı parselasyon planı olmayan yerlerde kalan eğitim alanlarının kamulaştırma işlemlerinden, imar planı yapmaya ve uygulamaya yetkili olan, belediyeler ve valiliklerin sorumlu olduğunu müvekkili yönünden davanın reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın imar planında özel ortaokul alanında kaldığını, özel okul alanlarında bakanlıklarının sorumluluğunun bulunmadığını, hüküm altına alınan değerin fahiş olduğunu, taşınmazın m² birim fiyatının çok yüksek tespit edildiğini, dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın olsa olsa en fazla eşdeğer kabul edilmesi gerektiğini, taşınmazın dava tarihindeki niteliklerinin değil, el atıldığı tarihtekinin dikkate alınması gerektiğini, emsal mukayesesinde eksik ve üstün yönler yeterince tartışılmadan soyut ve kişisel görüşle değer bulunduğunu, ayrıca toplam bedele dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte; dava tarihi ve ıslah tarihleri göz önünde bulundurularak, ilk dava değerine dava tarihinden itibaren, ıslah edilen miktara ıslah talep edilen tarih itibari ile faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın 05.08.1993 tarihinde yapılan imar uygulaması sonucunda düzenleme ortaklık payı kesilerek oluşturulmuş imar parseli olduğu ekli imar planına göre taşınmazın planda ortaokul alanı olarak gösterildiği anlaşıldığından emsal karşılaştırması yapılarak bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerinde görülmüş; ancak davacılar payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4/3 maddesi ve konu hakkındaki Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyerek İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak belirtilen yönler düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2 Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi, taşınmazdaki davacılar payının iptali ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5678, K. 2026/1010, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5678-e-2026-1010-k-0955a19b634c