Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2280 E. 2026/4238 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2280
- Karar No
- 2026/4238
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1217 E., 2025/136 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Durağan Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/1 E., 2024/41K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Sinop ili ... ilçesi ... köyünde 1971 yılında yapılan tapulama çalışmalarında dava konusu taşınmazlar, ırmak yatağı ve yamaç olarak tespit harici bırakılmıştır. Yörede, 2015 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 5. maddesi gereği yapılan orman kadastrosu ve 2017 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi uygulama çalışmaları bulunmaktadır. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; sınırlarını belirttiği 2 parça taşınmazın müvekkilinin babasının müvekkiline hibe ettiğini ve müvekkilinin o tarihten itibaren 20 yılı aşkın süredir taşınmazları ekip biçmek suretiyle tarım arazisi olarak kullandığını, taşınmazların 1970 yılında yapılan tapulama çalışmalarında tescil harici olarak bırakıldığını, eklemeli zilyetlikle birlikte taşınmazların 50-55 yıldır müvekkili ve babası tarafından kullanılmakta olduğunu ileri sürerek, taşınmazların müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, zilyetlik veya imar ihya yolu ile iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 2. ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişilerce yapılan ölçüm sonucu düzenlenen 20.04.2022 tarihli raporda ve ekli krokide (B) harfiyle gösterilen dava konusu taşınmazın 1 01... parsel sayılı 2/B parseli içerisinde kaldığı ve tapulu taşınmaz olduğu, aynı bilirkişi raporunda (A1) ve (A2) harfleri ile gösterilen tescil harici taşınmazlar yönünden ise aldırılan bilirkişi raporları ile mahalli bilirkişi ve tanık beyanları kapsamında davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap koşullarının ve imar ihya şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 20.04.2022 tarihli rapor ve ekli krokide (A1) ve (A2) harfleri ile gösterilen taşınmazların davacı adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen taşınmaza yönelik açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile aldırılan bilirkişi raporları kapsamında dava konusu taşınmaz bölümlerinin, 19 90... tarihli hava fotoğraflarında tarımsal amaçlı kullanıldığı, imar ve ihyanın tamamlandığı, 1990 yılı ile dava tarihi arasında 20 yıldan fazla bir sürenin geçmiş olduğu ve 30 yıl boyunca tarım arazisi olarak kullanıldığı, aktif dere yatağı kapsamında kalmadığı, yapılan senetsiz araştırması sonucunda da norm kısıtlamasının aşılmadığı, davacı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların, fiilen dere yatağı olan bölgede kaldıklarını ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduklarını, bu nedenle özel mülkiyete konu olamayacaklarını, ayrıca zilyetlikle ilgili hükümler kapsamında yeterli araştırmanın ve değerledirmenin yapılmadığı gibi yine bu kapsamda imar ihya ile ilgili yeterli araştırmanın yapılmadığını, bilirkişi raporlarının eksik ve objektif incelemeden uzak şekilde düzenlendiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı ve davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve imar ihya suretiyle iktisap koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.