Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1316 E. 2026/4151 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1316
Karar No
2026/4151
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1351 E., 2025/3064 K. DAVA TARİHİ : 19.10.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/883 E., 2025/188 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 09.04.2007-21.07.2023 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin müvekkili tarafından alacaklarının ödenmemesi sebebiyle haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesini haklı neden olmaksızın feshettiğini, davalı işyerinde fazla çalışma yapılmadığını ayrıca davacının ücretine fazla çalışma ücretlerinin dâhil olduğunu, ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesine göre fazla çalışma ücretinin ücrete dâhil olduğu, fazla çalışma ücretinin ödenmemesinin haklı fesih sebebi olarak gösterildiği, sunulan log kayıtları ve tanık beyanları gözönüne alındığında davacının haftalık 45 saati aşan çalışmasının bulunmadığı, bu nedenle kıdem tazminatının reddine karar verilmesi gerektiği, dinlenen tanık beyanları doğrultusunda davacının hafta tatillerinde çalıştığı ancak ücretinin ödenmediği belirtilerek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücretinin reddine, hafta tatili ücretinin ise kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının haklı fesih nedenlerini bildirdiği ihtarnamenin hem fazla çalışma ücretini hem de hafta tatilinde gerçekleşen çalışmaları kapsadığı, bu hâlde davacının log kayıtlarına göre hafta tatili ücreti alacağının bulunması sebebiyle kıdem tazminatına hak kazandığı, fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olarak belirlendiği, bu sebeple fazla çalışma izninin yıllık olarak alınmasına gerek olmadığı gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının günlük onbir saati aşan çalışmalarının bulunmasına rağmen fazla çalışma ücretinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, b. Aylık ücrete dâhil olan fazla çalışma ücretinin dikkate alınmasının her yıl davacıdan muvafakat alınmasına bağlı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının tüm alacaklarının ödenmesine rağmen bir günlük hafta tatili alacağının ödenmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle kıdem tazminatının hüküm altına alınmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, b. Tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere davacının doğum izninden sonra çalışmak istememesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı neden olmaksızın feshettiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği, fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücretinin ispat ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1316, K. 2026/4151, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1316-e-2026-4151-k-022342406250