Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5329 E. 2026/961 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5329
Karar No
2026/961
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2004 Esas, 2025/243 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/220 Esas, 2024/92 Karar

Taraflar arasındaki taşınmazların tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait............. ili, ...ilçesi, ... 13 94... ve 53 parsel sayılı taşınmazların sırasıyla 5.409,05 m²lik ve 1.103,75 m²lik kısımlarının tapu kaydının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda iptal edilerek taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini belirterek müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, davaya konu işlem Orman Genel Müdürlüğünce gerçekleştirildiğinden husumetin Hazineye yöneltilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili Hazine yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, oluşan zarar ile hükmedilen tazminat miktarı arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, ormanların özel mülkiyete konu olmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davacılara ait tapu kaydının hukuki değerinin bulunmadığını, Hazinenin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; meskun sahadan uzakta, yapılaşmanın çok fazla olmadığı bir bölgede yer alan ve mahkeme kararıyla orman olduğu tespit edilerek bu sebeple imara açılması mümkün olmayan dava konusu taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, davaya konu işlem Orman Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirildiğinden, müvekkili Hazine yönünden husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesini, ormanların özel mülkiyete konu olamayacağını, dolayısıyla yapılan tüm işlemlerin kanunlar ve kesinleşen mahkeme kararları çerçevesinde yapıldığını, Hazinenin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, hükmedilen tazminat miktarının yüksek olduğunu, oluşan zarar ile hükmedilen tazminat miktarı arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, tapu iptal ve tescil davasının tarihi yerine, dava tarihinden itibaren faiz hükmü kurulması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tapu kaydında hissedar olduğu taşınmazların bir kısmının orman niteliğinde olduğu gerekçesiyle tapusunun kısmen iptal edildiği, her ne kadar ormanların özel mülkiyete konu olması mümkün değil ise de, tapu sicili hatalı olarak tutulduğundan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında Devletin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ve davacının zararının tazmininin yerinde olduğu, bunun gibi hasım olarak Hazinenin gösterilmesinde ve asıl alacağa tapunun iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren faiz uygulanmasında isabetsizlik olmadığı, yine arsa vasfındaki taşınmazların emsal metoduna göre değerinin belirlenmesine yönelik olarak oluşturulan bilirkişi heyetince emsal alınan ... Mahallesi 1 25... parsel sayılı taşınmazın ve dava konusu taşınmazların 2022 yılı itibarıyla resen belirlenen arsa metrekare rayiç değerlerinin getirtilip emsal taşınmazın tapu kaydının ve satış senedinin de temini sağlandıktan sonra bilirkişi kurulunca emsal alınan taşınmaz ile dava konusu taşınmazların mukayesesinin yapılarak davacı hissesine düşen tazminat miktarının hüküm altına alınmış olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre dava konusu Samsun ili, ...ilçesi, ... 13 94... ve 53 parsel sayılı taşınmazların sırasıyla 5.409,05 m²lik ve 1.103,75 m²lik kısımlarının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/44 Esas, 2022/70 Karar sayılı kararı ile orman tahdit sınırı içinde kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın temyiz incelemesinde geçmeksizin 12.05.2022 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 27.05.2022 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.

3. Dava konusu taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve taşınmazların gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5329, K. 2026/961, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5329-e-2026-961-k-a29f9f23ccd7