Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/6147 E. 2026/1617 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6147
- Karar No
- 2026/1617
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2171 E., 2025/1387 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Lapseki 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/206 E., 2023/411 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1 06... parsel sayılı taşınmazda 1/4 hissesinin bulunduğunu, dava konusu 3/4 hissenin ise 26.08.2020 tarihinde toplam 135.000,00 TL bedelle davalıya satıldığını, bu satışın müvekkilinin bilgisi ve rızası olmaksızın üçüncü kişiye yapıldığını, müvekkilinin ön alım hakkını kullanabilmesi için gerekli yasal şartların oluştuğunu ileri sürerek, dava konusu hisse yönünden davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ön alım davasının açılma amacının gayrimenkulün parçalanmasını önlemek ve hissedarlar arasına yabancı bir şahsın girmesine engel olmak olduğunu, taşınmazı müvekkiline satan kişilerin davalının ve davacının müşterek akrabası olduğunu, davacı ile davalının kardeş çocukları olarak taşınmazda hissedar haline geldiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2023 tarihli ve 2022/206 Esas, 2023/411 Karar sayılı kararı ile; "...davacı ile davalının kardeş çocukları oldukları, davalıya dava konusu taşınmaz nezdinde dava dışı amcaları ve babasına ait bulunan payların temlik edildiği... yargılama aşamasında tanık sıfatıyla beyanı alınan ve tarafların amcası olan ...'ın dava dışı abisi ... ...ın taşınmazdaki hisselerini davalıya devretmeyi teklif ettiğini, kendilerinin de taşınmazın yabancıya gitmesini istemediklerinden bu teklifi kabul ettiklerini, satış esnasında para almadıklarını, bir iki gün sonra hesabına para yatırıldığını fark ettiğini bildirdiği, bu itibarla tanığın taşınmazı gerçek bir satış doğrultusunda bedeli hususunda anlaşıp bedelini alarak taşınmazı temlik etmediği, aksine taşınmazı devrettikten sonra hesabına para geldiğini fark ettiğini ifade ederek esasen ön alım hakkının kullanılabilmesi için kanunun aradığı anlamda bir satım işleminin olmadığını ortaya koyduğu..." gerekçesiyle "...davanın reddine... " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 15.10.2025 tarihli ve 2023/2171 Esas, 2025/1387 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun "...esastan reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Önemli deliller toplanmadan mahkemece karar verildiğini, emlakçılık yapan tanık Mensur'un Mahkemece dinlenmediğini, 2. Dava konusu hissenin davacıya devredilmesineden önce ve sonra noter aracılığıyla müvekkile ihbar yükümlülüğü yerine getirilmeden satışın yapıldığını, 3. Davacıya babası ve amcası tarafından yapılan devrin amacının bağış olmadığını, tanık ...'in beyanının da bu yönde olduğu, 4. Miras taksim sözleşmesi niteliğindeki bir belgenin de dosyaya sunulmadığını, Mahkemece davanın reddi kararının yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ön alım hakkkına dayalı tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.