Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/2270 E. 2026/4805 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2270
- Karar No
- 2026/4805
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/703 E., 2025/2395 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 18. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/39 E., 2025/42 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, dava dışı .. .. sicil numaralı iş yerinde 1991 Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında çalıştığını, işe giriş bildirgesi de verildiğini ancak dönem bordrosu verilmediği için çalışmasının kayıt altına alınmadığını ileri sürerek davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.04.1991 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, işe giriş bildirgesi verilmiş olmasının tek başına yeterli olmadığını, fiili ve eylemli çalışmanın varlığının kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının ... sicil numaralı ... Kültür ve ... Vakfı .. Öğrenci Yurdu unvanlı iş yerinde 01.04.1991 tarihinde bir gün süre ile çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 01.04.1991 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Somut olayda; davacı hakkında işe giriş bildirgesi düzenlenerek Kuruma verilmiş olması, Kurumun da bu işe giriş bildirgesi üzerine davacıya sigortalı sicil numarası vermesi ve davacının daha sonraki hizmetlerinin de aynı sicil numarası ile kayıt altına alınması, işe giriş bildirgesindeki bilgiler ile davacının kimlik bilgilerinin uyuşması; gerek dinlenilen davacı ve komşu iş yerleri tanıkları ... ile ...'nın gerekse davacının çalıştığını iddia ettiği iş yerinde 1992/01-16.06.2000 döneminde çalıştığı kayıt altına alınmış bulunan tanık ...'in beyanları ile de davacının tespitine karar verilen tarihte fiili olarak çalıştığının doğrulanması; her ne kadar imza incelemesi sonucu düzenlenen raporda işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait bulunmadığı bildirilmiş olsa da bu durum tek başına davacının çalışmadığını göstermeye yeterli olmadığı gibi uygulamada bu imzaların genellikle işveren veya muhasebecisi gibi kimseler tarafından atıldığının bilinmesi..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, işe giriş bildirgesindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığının belirlendiğini, salt tanık beyanları esas alınarak davanın kabulüne karar verilmeyeceğini, davanın reddi gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.