Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4125 E. 2026/4432 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4125
- Karar No
- 2026/4432
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1374 E., 2025/550 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/121 E., 2023/81 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen dosya davacısı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili .. ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında 1 97... ve 5 parsel sayılı 41.319,97 m² ve 11.754,26 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla vasfıyla; 2 00... parsel sayılı ve 8.855,44 m² yüzölçümündeki taşınmaz, zeytinlik vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; 1 97... parsel sayılı taşınmazın müvekkili ...'in, 1 97... parsel sayılı taşınmazın ise müvekkili ...'in zilyetliğinde olduğunu, taşınmazın murislerinden bu yana tarla olarak kullanıldığını ileri sürerek, yapılan tespitlerin iptalini, 1 97... parsel sayılı taşınmazın ..., 1 97... parsel sayılı taşınmazın ... adına tescilini talep etmiştir. 3. Birleşen dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde; 2 00... parsel sayılı taşınmazın uzun yıllardır müvekkili tarafından kullanıldığını, üzerindeki zeytin ağaç yaşlarından bu durumun anlaşılacağını ileri sürerek, taşınmazın müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların 1972 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tescil harici bırakıldığını, orman kadastrosunun 2007 yılında yapıldığını, kanunun aradığı imar ve ihyanın tamamlanmasından itibaren 20 yıllık nizasız fasılasız zilyetlik şartının gerçekleşmediğini ve taşınmazların Hazine adına tespitinin yerinde olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu 1 97... ve 5 parsel sayılı taşınmazların 1957 tarihli hava fotoğrafında tarımsal amaçlı kullanıldığı, imar-ihyalarının tamamlandığı, 1957 tarihinden tespit tarihi 2022 tarihine kadar tarla ve kısmen meyve bahçesi olarak kullanıldığı, 1 97... parsel sayılı taşınmazı davacı ...'in yaklaşık 50 yıldır tek başına, 1 97... parsel sayılı taşınmazı ise davacı ...'in yaklaşık 30 yıldır tek başına kullandığı, birleşen dava konusu 2 00... parsel sayılı taşınmazın ise dört tarafının orman olması nedeniyle 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17. maddesi gereğince ormaniçi açıklık sayılan yerlerden olduğu, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hükümlerine göre iktisabı mümkün olamayacağı" gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 1 97... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline ve davacı ... adına, 1 97... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline ve davacı ... adına tapuya tesciline, birleşen davanın reddine, 2 00... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı birleşen dosya davacısı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "orman sayılmayan ve Devletin hüküm ve tasarrufunda olan dava konusu 1 97... ve 5 parsellerin imar-ihya edilerek, tespit tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla zamandır tarım arazisi olarak kullanıldığı ve 3402 sayılı Kanun'un kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının davacılar lehine gerçekleştiği; dava konusu 2 00... parselin ise evveliyatının orman olduğu ayrıca dört tarafının ... Devlet Ormanı ile çevrili olması nedeniyle 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesi gereğince orman sayılan yerlerden olduğu; asıl davada her ne kadar hükümde harç ve yargılama giderlerinin davalı Hazineden alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş ise de, UYAP ortamında yapılan araştırmada belirlenen meblağın aslında yargılama giderlerine ilişkin olduğu, içerisinde harç masrafının bulunmadığı, hükümde yapılan yazım hatası nedeniyle harç olarak belirtildiğinin anlaşıldığı" gerekçesiyle birleşen dosya davacısı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; 1 97... ve 5 parsel sayılı taşınmazlarda imar ve ihyanın tamamlanmasından itibaren 20 yıllık nizasız fasılasız zilyetlik şartının gerçekleşmediğini, ayrıca Hazine harçtan muaf olmasına rağmen hükümde harcın Hazine üzerinde bırakılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliyesi Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Birleşen dosya davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde; 2 00... parsel sayılı taşınmazda zilyetlik şartlarının oluştuğunu, taşınmazın orman vasfına haiz olmadığını ve tarım arazi vasfında olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliyesi Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı, orman sayılan yerlerden olmadığının belirlenmesi halinde, davacılar yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen dosya davacısı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden birleşen dosya davacısı ...'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.