Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5671 E. 2026/1009 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5671
- Karar No
- 2026/1009
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1172 Esas, 2024/2555 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/76 Esas, 2023/102 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile ilk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı idare vekili tarafından davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların ili, ... ilçesi, ... 62 88... parsel sayılı taşınmaz ve ....... ili, ... ilçesi, ... 63 06... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduklarını, taşınmazların 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında okul/eğitim alanı olarak ayrıldığını, davalı tarafından imar tarihinden itibaren uzun süre taşınmaza imar planına uygun yapı yapılmaması sebebi ile hukuki el atma durumunun fiili el atmaya dönüştüğünü belirterek dava konusu taşınmazlarda müvekkillerine ait hisselerin yargılama neticesinde tespit edilecek piyasa rayiç değerinin kamulaştırmasız el atma hükümlerine göre faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 62 88... parsel sayılı taşınmazın imar planında kısmen resmî kullanım alanı, kısmen çocuk bahçesi, kısmen ... eğitim alanı olarak planlandığını, davalı bakanlığın resmi kullanım alanı ve çocuk bahçesi alanı bakımından sorumluluğunun bulunmadığını, davanın bu husus nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazlar üzerinde davalı idareye ait bir kurum bulunmadığını, fiilen davalı idarenin kullanımında olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedelinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, dava konusu taşınmazlardaki davacıların hisselerinin iptali ile Hazine adına tapuda kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; toplam tazminat ve faiz başlangıç tarihini kabul etmediklerini, taşınmazdaki davacı hisselerinin takyidattan ari şekilde tesciline karar verilmesi gerektiğini, davacıların uzlaşma başvuru dava şartını yerine getirmediklerini, dava konusu taşınmazların ... Belediye Başkanlığının kararı ile imar planında okul alanı olarak tahsis edildiğini, sorumluluğun belediyeye ait olduğunu, tahsis işleminin müvekkili Bakanlığın talebi ile yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 10.07.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan değişik 18 inci maddesi gereğince dava konusu parselin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, taşınmazın dava tarihindeki niteliklerinin değil, el atıldığı tarihteki niteliklerinin dikkate alınması gerektiğini, emsal mukayesesinde eksik ve üstün yönler yeterince tartışılmadan genel deyimlerle kıymet takdir edildiğini, taşınmaza çok fazla sayıda kişinin malik olduğunu, bu durumun taşınmazın değerini etkileyeceğini, ayrıca toplam bedele dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin de doğru olmadığını dava tarihi ve ıslah tarihinin gözetilmesi gerektiğini, davacının ıslah ettiği miktara dava tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini, müvekkili idare harçtan muaf olduğu hâlde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümde harçla sorumlu tutulduğunu, müvekkili idare aleyhine yargılama gideri ve nispi vekâlet ücretine hükmeden mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hukuken tasarrufu kısıtlanan dava konusu arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin yerinde olduğu; ancak dava konusu taşınmazların 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ilköğretim okulu alanı olarak ayrılması nedeni ile bedelin davalı ... Bakanlığından tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı vekilinin istinaf dilekçesinde açıkça maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin talebi bulunmadığını, faizin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Davalı idare vekilince istinaf dilekçesinde nispi vekâlet ücretine açıkça itiraz edildiği ve dava konusu taşınmazların hukuken tasarrufu kısıtlandığından 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası ve Dairemiz yerleşik içtihatları uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi isabetlidir.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıktan belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallanna, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallanna ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere istinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında ileri sürülmesi halinde incelenemeyecek olmasına göre temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI.KARAR Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fikrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irad kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2026 yılında oy birliğiyle karar verildi.