Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3637 E. 2026/3364 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3637
- Karar No
- 2026/3364
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/118 E., 2024/24 K.
Mahkemece verilen karar, davacılar vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R-
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu,... ili, ... ilçesi,...Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 46.352.746, 40... yüz ölçümündeki taşınmaz, kamu orta malı niteliğinde yaylak olarak sınırlandırılmış ve özel siciline tescil edilmiştir. Kadastro tespitinin kesinleşmesinden sonra taşınmazın kısmen ifraz edilerek tahsis amacının değiştirilmesi ile geriye kalan 46.340.905,37 metrekarelik bölümü yine “yaylak” vasfı ile 1 01... parsel olarak özel siciline tescil edilmiştir
Davacı; satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli 1 01... parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Yargılama sırasında davacı vefat etmiş, mirasçıları davaya devam etmiştir.
Davalı Hazine, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı Hazine temsilcisi ve davalı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.06.2019 tarihli 2016/10407 Esas, 2019/4636 Karar sayılı kararıyla; “...Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, çekişmeli taşınmazın tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait üç farklı tarihli hava fotoğraflarının getirilerek incelettirilmesi, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve teknik fen bilirkişisi ile yeniden keşif yapılması, çekişmeli bölümün kim tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, öncesinin yaylak olup olmadığı, yaylaktan ne şekilde ayrıldığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmazın önceki ve mevcut niteliğini, ne kadar süreden beri hangi vasıfla kullanıldığını, yaylak ile ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını açıklayan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması; sonrasında yaylak bütünlüğünü bozacak şekilde karar verilemeyeceği gözetilerek tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi" gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemenin bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonucunda verilen yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arazinin sonradan satın alınarak bir dönem çayır olarak kullanılmasının kadimden beri yaylak olarak kullanıldığı sonucunu değiştirmeyeceği aksine bir değerlendirmenin yaylak alanının bütünlüğünü bozacak mahiyette olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Davalı Hazine vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 323/1-ğ maddesine göre, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri kapsamında olup yine aynı Kanun'un yargılama giderlerinden sorumluluğu düzenleyen 326/1. maddesinde; “Kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.” hükmü düzenlenmiştir. Kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yasal hasım oldukları gerekçe gösterilerek vekalet ücretine karar verilmemiş olması isabetsiz olup bu yöndeki temyiz itirazları yerindedir.
Ne var ki, anılan hususun giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı Hazine vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendi çıkarılarak onun yerine (4) numaralı bent olarak “Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılar Hazine ve... Büyükşehir Belediye Başkanlığına ödenmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca kararın bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz eden davacılara ve davalı ... Belediye Başkanlığına iadesine, Temyiz eden davalı Hazine Harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.