Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4263 E. 2026/3042 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4263
Karar No
2026/3042
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/101 E., 2025/13 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar dava dilekçesinde; muris ...’in mirasçıları olduklarını, ...mezrasında bulunan ve eski zabıt kütüğünün 22.04.1935 tarihli ve 848 sırasında kayıtlı 13.776 m² yüzölçümlü tarla vasfındaki taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakıldığını ve kaydın herhangi bir revizyon görmediğini ileri sürerek, murisleri adına kayıtlı olmasına rağmen tescil dışı bırakılan bu taşınmazın mirasçıları adlarına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmişler; bilahare, 25.01.2021 tarihli beyan dilekçeleri ile dava konusu taşınmazların üçüncü kişiler adına kayıtlı bulunduğunu belirterek taleplerini ıslah etmiş ve tapu iptali ve tescil taleplerinin kabul edilmemesi hâlinde, hatalı kadastro tespiti nedeniyle 1 12... ve 526 sayılı taşınmazların karar tarihine en yakın değeri üzerinden belirlenecek tazminatın davalıdan tahsilini istemişlerdir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.04.2021 tarihli ve 2020/85 Esas, 2021/96 Karar sayılı kararı ile dava konusu edilen tapu kaydının 1 12... parsel ile 1 12... parsel sayılı taşınmazları kapsadığı, bu anlamda bu tapu kaydına dayalı olarak tespit harici bırakılan yerde zilyetlikle kazanım koşulunun oluşmadığı; davacıların 25.01.2021 tarihli ıslah talepli dilekçesine yönelik ise davacı tarafından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 180. maddesi uyarınca kanuni süre içinde davanın tamamen ıslahı yoluna gidilmediği ve bu anlamda ıslah dilekçesinin davanın tamamen ıslahına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 13.03.2023 tarihli ve 2021/15078 Esas, 2023/1380 Karar sayılı ilamıyla "davacının açıkça davasını ıslah ederek tapu iptali ve tescil talebini, bunun mümkün olmaması hâlinde tapu sicilinin tutulmasından doğan tazminat istemine dönüştürdüğü, bu suretle talep sonucunun terditli dava hâline getirildiği gözetilerek işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taşınmazlar üzerine herhangi bir mülkiyet hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerin murisine ait tapu kaydının herhangi bir parsele revizyon görmediğini, bu nedenle lehlerine tazminat hakkı doğduğunu ve ayrıca yargılama giderleri yönünden de hukuka aykırı hüküm kurulduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil ile olmadığı takdirde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 1007. maddesi uyarınca tapu sicilinin tutulmasından doğan zararın tazmini istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/4263, K. 2026/3042, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-4263-e-2026-3042-k-de43b6e8d40f