Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1871 E. 2026/11149 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1871
- Karar No
- 2026/11149
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/527 Esas, 2025/2209 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/270 Esas, 2025/5 Karar
Taraflar arasındaki mülkiyeti davacılara ait taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırı içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini talebine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların maliki olduğu Kocaeli ili, ... İlçesi, ... Mahallesi 29 33... (eski 1933) parsel ve 23 37... (eski 1837) parsel sayılı taşınmazların orman sınırları içinde kaldığından devlet ormanı vasfı ile Hazine adına tescil edildiğini, müvekkillerinin uğradığı zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar ile ilgili olarak kesinleşmeyen orman şerhi iddiası ile mülkiyet kaybı yaşanmış gibi dava açılmasının, davalı İdare tarafından tesis edilmeyen işlem için dava açılarak tazminat talebinde bulunulmasının, eğer taşınmazlar üzerinde el atma ihtilafı var ise bu durumun hukuki yargı mahallinde giderilmemesinin ilgili kanuna aykırı olduğunu belirterek davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişiler tarafından tanzim edilen raporlarda taşınmaz rayiç bedellerinin fahiş hesaplandığını, davanın zamanaşımına uğradığını, Hazineye husumet yöneltilemeyeceğini, taşınmazların tapu kaydı iptal edilmediğini, taşınmazların evveliyatının orman olduğu ve ormanlık alanın devamınında yer aldığı bir taşınmaza dair hukuki işlemlerin hukuka uygun bulanamayacağını, ıslah edilen tutara tatbik edilecek faiz tarihin ıslah tarihi olması gerektiğini, yargılama giderinin yanlış hesaplandığını, dava açılmasına davalı tarafından sebebiyet verilmemesi nedeniyle aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesinin ve davalının harçtan muaf olmasına rağmen keşif ve sair harçlardan sorumlu tutulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların arazi niteliğinde kabul edilmesi ve gelir metoduna göre değerinin tespit edilmiş olmasının doğru bulunduğu, kapitalizasyon faiz oranının %4 oranında alınması, taşınmazın konumu ile taşınmazı o bölgedeki diğer taşınmazlardan ayıran özelliklerde gözetilmek suretiyle objektif değer artış oranının %50 ve % 75 uygulanması sonucu dava tarihi olan 06.12.2022 itibariyle 23 37... (1837) parsel için 453,65, 29 33... (1933) parsel için 388,85 TL olarak hesaplanan metrekare birim fiyatının bölgenin piyasa rayiçlerine uygun bulunduğu, keşif harcının davalıdan tahsilinde isabetsizlik bulunmadığı, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/194 Esas, 2024/31 Karar sayılı dosyasında taşınmazların tapusu iptal edilip orman vasfı ile Hazine adına tescil idildiği ve kararın 23.05.2024 tarihinde kesinleştiğinden taşınmazlar için tapu iptal ve tescil hükmü kurulmamış olmasının doğru bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; davacılar adına kayıtlı dava konusu Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 29 33... (eski 1933) parsel ve 23 37... (eski 1837) parsel sayılı taşınmazların 08.04.1968 tarihli tapulama işlemi ile davacılar murisi adına tescil edildiği, daha sonra intikalen davacılar adına tescil edildiği, taşınmazların tapu kaydının ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/194 Esas, 2024/31 Karar sayılı ilamı ile iptal edildiği ve Hazine adına tescil edildiği, kararın istinaf edilmeksizin 23.05.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.