Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4244 E. 2026/2485 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4244
- Karar No
- 2026/2485
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1477 E., 2025/601 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/213 E., 2023/73 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ...Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 4 24... parsel sayılı 859,86 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "bu parsel üzerindeki zeytin ağaçları ... kızı ...'a aittir. Bu parsel 1. derece doğal sit sınırları içinde kalmaktadır" şerhleri yazılmak suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş iken, ...'ın itirazı üzerine komisyon kararıyla taşınmazın zeytinli tarla vasfıyla davalı ... adına tespitine karar verilmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastro çalışması ilk defa 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca 1965 yılında Gelinöldü serisi olarak 4 numaralı orman tahdit komisyonu tarafında fotogrametrik ve yersel metot kombinasyonuyla yapılmıştır. Çiftlik mahallesi mülki sınırları içinde bulunan tahdidi kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışmaları ve ilk orman tahdidinin aplikasyonu 1 numaralı orman kadastro komisyonunca 1985 yılında yapılmış ancak ilan edilmediğinden kesinleşmemiştir. Aynı köyde 1987 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmaları yapılmış ve 30.10.1987 tarihinde ilan edilerek kanuni ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında "orman tahdit veya kadastrosu yapılıp kesinleşmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hatalar" düzeltme çalışmaları, 98 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 2015 yılında bitirilmiş, 26.05.2015 tarihinde ilan edilmiş ve kanuni ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir kullanım olmadığını, imar-ihyanın oluşmadığını, arazinin yol kenarında olduğunu, üzerinde taşlık-kayalık, çalılık ve makilik olduğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından tespit tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla zamandır nizasız fasılasız malik sıfatıyla tarım arazisi olarak kullanılmasına rağmen bölgede 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmaları sonucunda davalı ... lehine tespit yapıldığını, tespitin hatalı olduğunu belirterek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın bir bütün olarak malik sıfatıyla eklemeli zilyetlik ile yaklaşık 50 yılı aşkın zamandır kesintisiz olarak kullanıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1965 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna göre, orman sayılmayan yerde kaldığı, ilk tesis kadastrosunun yapıldığı 1971 yılında fundalık olarak tespit harici bırakıldığı, taşınmazın komşu 4 24... parselle bir bütün halinde dört tarafı orman ile çevrili olması nedeniyle orman içi açıklık olduğu, orman bütünlüğünü bozucu etkiye sahip ve orman aleyhine genişleme potansiyeli taşıdığı, davalı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptali ile zeytinli tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile orman içi açıklık niteliğinde olan ve imar-ihya faaliyetleri tamamlanmayan taşınmazda davalı ... ile birleşen dosya davacısı ... ve mirasçıları lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde düzenlenen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul, kanun ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, davalı lehine zilyetlik şartlarının oluştuğunu belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.04. 2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.