Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14482 E. 2026/3631 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14482
- Karar No
- 2026/3631
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1260 E., 2025/1608 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/54 E., 2024/418 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 04.01.1999 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında başlayan sigortalılığının halen devam ettiğini, 04.01.1999 sigorta başlangıç tarihi esas alındığında, kamuoyunda EYT yasası olarak da bilinen, 03.03.2023 tarihinde yürürlüğe giren geçici 95. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B bendi kapsamında 25 yıl ve 5975 gün şartlarına tabi olduğunu, davalı Kurum kayıtlarına göre davacının 506 sayılı Kanun kapsamında 8.560 gün sigortalılığının mevcut olduğunu, tahsis talebinde bulunduğu 02.01.2024 tarihinde 25 yıl sigortalılık süresi ve 8.560 prim ödeme gün sayısı ile tahsis şartlarını taşıdığını, ancak davalı Kurumun, işten ayrılma koşulunu yerine getirmediğinden bahisle yaşlılık aylığı bağlama talebini işleme almadığını, söz konusu koşul hakkında Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğini beyanla davacının tahsis talebinde bulunduğu 02.01.2024 tarihini takip eden aybaşı olan 01.02.2024 tarihinden geçerli olarak yaşlılık aylığı bağlanmasına, mahrum kalınan aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden başlamak üzere yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Anayasa Mahkemesinin yaşlılık aylığının bağlanması şartlarından çalıştığı işyerinden ayrılma şartını içeren 506 sayılı Kanun hükmünü iptali, ekonomik nedenlerle SGDP tabi çalışmanın adeta kural halini aldığı çalışma yaşamında bazı sorunlara pratik çözüm mahiyetinde olduğunu, sistemin işleyişi bakımından hukuki nitelik itibariyle istisna görülmesi gerektiğini, aksine yaklaşımın emekliliği fiili durumda bir ek gelire dönüştüreceğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacıya tahsis tarihini takip eden ay başı 01.02.2024 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, birikmiş aylıkların 01.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, delil durumu itibariyle, Antalya 2. İş Mahkemesi 2024/54 Esas, 2024/418 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu, kararın eksik ve hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacıya 01.02.2024 tarihinden geçerli yaşlılık aylığı bağlanması ve mahrum kalınan aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faizi ile ödenmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.