Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/12495 E. 2026/3633 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12495
Karar No
2026/3633
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/233 E., 2025/861 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/103 E., 2022/472 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.10.2005 - 13.01.2014 tarihleri arasında askerlik görevini yaptığı 24.08.2009 - 05.02.2010 dönemi hariç sürekli olarak davalı şirkette çalıştığını, daha az sigorta primi ödenmesi amacıyla ücretinin gerçekte aldığı ücret üzerinden değil asgari ücretten bildirilerek mağdur edildiğini, ayrıca belirtilen sürelerde sürekli olarak davalıya ait işyerinde çalışan davacının bilgisi dışında 05.07.2010 - 16.04.2012 tarihleri arasında bir başka işverence sigortalı gösterildiğini, bu şekildeki Kurum kayıtlarının da iş bu davada verilecek karar ile düzeltilmesin gerektiğini belirterek davacının uzun yıllardan beri eksik sigorta primi nedeni ile uğramış olduğu zararların gerçekleştiği tarih itibariyle davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kayıtlarında davacının primlerinin asgari ücret üzerinden bildirildiğini, Kuruma verilen dönem bordroları resmi evrak niteliğinde olup aksinin eşdeğer belgelerle kanıtlanması gerektiğini, Kurumun resmi belgelere göre işlem yaptığını, bu hususta tanık dinlenmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2- Davalı .. Taşımacılık A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davacının da aralarında bulunduğu 4 kişinin aynı anda makul neden olmaksızın işi bırakmaları sebebiyle uğranılan zararın telafisi için ilgililer hakkında hukuk ve ceza davaları açtıklarını, yapılan şikayetin de Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturmasının devam ettiğini, davacının çalışma süresi boyunca ücret bordrolarını ihtirazi kayıtsız imzaladığını, eksik ücret aldığını iddia etmesine karşın eksik ödemeler nedeniyle Kuruma müracaat etmediğini, sonradan dava yoluyla eksik ücret talep etmesinin kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 3- Davalı .... tarafından davaya cevap verilmedi. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hizmet tespitine yönelik talebin kabulü ile davacının .. sicil numaralı .. .. Taşımacılık Ltd. Şti'de bildirimi yapılan 05.07.2010-16.04.2012 tarihleri arasındaki çalışmalarının iptaline; davacının 05.07.2010 - 16.04.2012 tarihleri arasında .. sicil numaralı ... ünvanlı işyerinde hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine davacının prime esas kazanç tespitine yönelik talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .. .. Taşımacılık A.Ş vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum ve davalı ..Taşımacılık A.Ş'nin istinaf başvurusunun esastan reddine esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacı taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, Kurum aleyhine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 05.07.2010-16.04.2012 tarihleri arasında başka bir işyeri üzerinden gösterilen sigorta sürelerinin gerçek işveren yönünden düzeltilmesi ile davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/12495, K. 2026/3633, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-12495-e-2026-3633-k-b08fce9c5e20