Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14546 E. 2026/3637 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14546
Karar No
2026/3637
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/615 E., 2025/1576 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/179 E., 2024/247 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Kuruma borçlu olan ... Konf. Teks. Amb. Malz. İnş. Paz. San. Tic. A.Ş.'nin sahibi olduğunu, ancak şirketin ticari faaliyetlerini, müvekkilinin boşandığı eski eşi .. ..un takip ettiğini, ülke ekonomisindeki çalkantılar nedeniyle şirketin işlerinin bozulduğunu ve bunun akabinde de davalı Kuruma borçlanıldığını, bunun üzerine davalı Kurum tarafından, davacının ve şirket tüzel kişiliğinin aleyhine 2015/18652 Esas sayılı dosyada icra takibi yapıldığını, ancak .. ... İl Müdürlüğünün müvekkilinin haline münasip .. ili, ... ilçesi, .. mahallesi 1 90... parselde kayıtlı bulunan 3 no.lu bağımsız bölüm niteliğindeki tek konutuna 6183 sayılı Kanun'un 70/11. fıkrasına aykırı olarak haciz koyduğunu ve satış prosedürlerini tamamlayarak, taşınmazı satışa çıkarma aşamasına getirdiğini, bu sürece ilişkin davacıya tebligat yapılmadığı gibi bilgi de verilmediğini, davacının oturduğu evin satışını tesadüfen ve haricen öğrenerek huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacının adına kayıtlı haciz tatbik edilen yerden başka menkul ya da gayrimenkulünün bulunmadığını, kaldı ki taşınmazın 1/2 hissesi müvekkiline ait olup, kalan 1/2 hissesinin müvekkilinin boşandığı eşinden olan iki kızlarının üzerine kayıtlı olduğunu, davacının dilekçe ekinde sundukları ikamet belgelerinden de görüleceği üzere, bu meskende küçük kızı .. ile birlikte oturmakta olduğunu, davacının sosyal konumu açısından yapılacak değerlendirmeler de göz önünde bulundurulması açısından meskeniyet iddiasında bulunduğu yerin haline münasip bir ev olduğunu, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile dinlenecek tanıkların da iddialarını doğrulayacağını, dolayısıyla gerek hacze konu evin konumunun davacının sosyal çevresi içerisinde yer alması gerekse evin fiziksel koşullarının 2 kişilik bir ailenin ihtiyaçlarını asgari düzeyde karşılayacak nitelikte olması münasebeti ile bu evin 6183 sayılı Kanun'un 70. maddesinin 11. fıkrasında yer verilen duraksama yaratmayacak açıklıktaki hüküm uyarınca, davacının haline münasip evi olduğunu, dolayısıyla evin haczi ve satışının kabil olmadığını, haciz şerhinin kaldırılmasına ve satış işleminin durdurulmasına karar verilmesi gerektiğini, zira söz konusu evin davacının maliki olduğu tek evi olup, evin haciz işlemlerine devam edilmesi ve sonrasında evin satılması halinde müvekkilinin yaşamını idame ettirebileceği başka bir alternatif evinin bulunmadığını, yine yerleşik Yargıtay içtihatları ile de sabit olduğu üzere, davacıya ait evin satılması halinde, şayet para artarsa, artan paradan sosyal konumuna uygun tekrardan ev alabilmesinin mümkün olmadığını, böyle bir durumun yasalara, hukuka ve 6183 sayılı Kanun'un ruhuna aykırı olduğunu, davalı Kurumun kayıtlarından da görüleceği üzere, davacının emekli maaşından belli bir miktarın davaya konu borca karşılık olarak davalı Kuruma her ay imkanı ölçüsünde ödendiğini beyanla taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasına, taşınmazın satışının durdurulmasına ve sonlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; öncelikle görev, yetki, husumet, hukuki yarar yokluğu, taraf ehliyeti, hak düşürücü süre, usulsüz tebligat, iş bölümü, zamanaşımı ve HMK'da bahsi geçen tüm ilk itirazları yönünden davanın reddini talep ettiklerini, davacı haline münasip evi üzerine konulan haczin kaldırılmasını talep etmiş ise de davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, .. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün .. sicil numaralı dosyasında işlem gören ... Konfeksiyon Tekstil Ambalaj Malzemeleri İnşaat Pazarlama Sanayi ve A.Ş.'nin ödenmeyen prim borçlarından dolayı 6183 sayılı Kanun uyarınca ödeme emirlerinin gönderildiğini, haciz işlemi yapıldığını, davacıya, sigorta primi borçlarından dolayı ... numaralı icra satış dosyasında, adına kayıtlı olan .. ili ... ilçesi .. mahallesi 190/19 ada/parsel numaralı gayrimenkulün satışına başlandığının bildirildiğini, davacının 22.05.2024 tarihinde meskeniyet iddiası ile dava açtığını, haline münasip ev iddiası ile hacze itirazda dava açma süresinin 7 gün olduğunu, davanın süresi içinde açılmadığını, Kurumda işveren alacaklarından kanuni süresinde ödenmeyenler ile sonradan yapılan tahriyat işlemlerinden kaynaklı alacaklardan kesinleşenlerin cebri takip işlemlerinin 6183 sayılı Kanun'un 55, 60, 1 11... . maddelerine göre yapıldığını, davacıya Kuruma olan prim borçlarıyla ilgili olarak ödeme emri gönderildiğini ve tebliğ edildiğini, davacının ödeme emirleriyle ilgili itirazının bulunmadığını, davacı, ödeme emirlerine ve haciz işlemine itirazda bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, öte yandan haczin kaldırılması talep olunan taşınmazın dışında davacının adına kayıtlı başkaca gayrimenkulün bulunup bulunmadığının araştırılmasını, bu araştırma sonucunda başkaca konut tespit edilememesi halinde evin değerinin tespit edilmesini, davacının haline münasip ev için gereken bedelin tespit ettirilmesini, haczedilen evin değerinin davacının kendisinin ve ailesinin ihtiyacına uygun normal bir evin bedelinden fazla olması halinde, davacının talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile davaya konu .. ili ... ilçesi .. mahallesi .. mevkiisi 190 ada, 19 parselde kayıtlı bulunan Kat:.. No:..'te bulunan bağımsız bölümdeki davacının 1/2 hissesinin davacının haline münasip bir yer alabileceği belirlenen 1.200,000,00 TL'den aşağı olmamak üzere satışı yapılarak, satım bedelinin davacının haline münasip bir yer alması için gerekli 1.200,000,00 TL'sinin davacı borçluya ödenmesine, geri kalanının davacının borcundan mahsup edilmek üzere davalı alacaklı Kuruma bırakılmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, delil durumu itibariyle, .. 4. İş Mahkemesi 2024/1 79... /247 Karar sayılı kararında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini, davacının tekrar haline münasip ev almasının mümkün bulunmadığını beyan etmektedir. 2- Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının meskeniyet iddiası sebebiyle haczin kaldırılması ve bu yöndeki Kurum işlemlerinin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/14546, K. 2026/3637, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-14546-e-2026-3637-k-201d392302b3