Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/740 E. 2026/2850 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/740
Karar No
2026/2850
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/227 E., 2025/1854 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2001/1060 E., 2021/173 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan eski şube müdürü ...'in emekli olmasından sonra .. isimli müşterinin .. Kurulu Başkanlığına verdiği şikâyet dilekçesi ile ... isimli müşterinin .. şubesine çektiği ihtarname neticesinde davalıların birtakım usulsüz işlemler yaptığının iddia edildiğini, bunun üzerine işyerinde başlatılan teftiş sonucunda davalıların birlikte hareket etmek suretiyle bazı kişi ve firmalara usulsüz krediler kullandırmak ve davalı ...'in kendisine verilen görevi kötüye kullanarak müvekkili Bankayı zarara uğrattığını iddia ederek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla ilk tespitlere göre saptanan 150.555,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... . Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulunun 16.08.2001 tarihli ve 56/9 sayılı teftiş raporunun örneğinin dosyaya sunulduğu, ceza davasının bekletici mesele yapıldığı, davalılar hakkında suç tarihi itibarıyla öngörülen zamanaşımı süresi dolduğundan kamu davasının ayrı ayrı düşürülmesine karar verildiği ve kararın onanmak sureti ile kesinleştiği, İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinin onanmak suretiyle kesinleşen 13.10.2005 tarihli ve 2010/53 Esas, 2015/60 Karar sayılı karar gerekçesinde de açıklandığı üzere ve dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde davalı ...'e isnat edilen fiillerin zimmet suçunun basit hâlini oluşturduğu, detayları İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/53 Esas numaralı dosyası kapsamında tanzim edilen 10.04.2015 tarihli bilirkişi heyet rapor raporunda yer aldığı üzere davalı ...'in farklı müşteri hesaplarından farklı tarihlerde müşterilerin imzasını almadan zimmetine para geçirdiği ve Bankanın toplam 7.506,30 TL tutarında zarara uğramasına sebebiyet verdiği, davalı ...'in bazı müşteri hesaplarından ödeme dekontlarına bu kişiler adına imza atarak davalı ...'in yardımı ile haksız yere Banka müşterilerinden toplam 1.750,00 TL parayı tasarrufuna geçirdiği, ödeme dekontunda Bankayı temsilen yetkili imzası ve müşteri imzası bulunmadığı, bu suretle toplam 1.750,00 TL'nin davalılar ... ve ...'ten ... tarihlerinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili gerektiği kanaatine varıldığı, davalılar ... ve ...'in ise Banka zararına sebebiyet veren eylemlere iştirak etikleri yönünde somut olguya rastlanmadığı; ayrıca dolaylı finansman şeklinde kullandırılan krediler yönünden tahsil edilemeyen kısımların olduğu ancak bu kapsamdaki belgelerin cezai ve mali sorumluluğun tespiti açısından incelemeye olanak vermediğinin anlaşıldığı; bu itibarla ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan alacaklar dışında, davalıların sorumlu olduğunu gösteren yeterli ve inandırıcı bir delilin bulunmadığı, kararın dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Banka müfettişlik raporunda şirketler adına kullandırılan kredilerin usulsüz olduğunun ve zarar miktarlarının ayrı ayrı tespit edildiğini, tespitlerin tamamının belgelere dayandığını, 2. Usulsüz krediler nedeniyle herhangi bir tahsilat yapılamadığını gösterir hesap ekstrelerinin dava dosyasına sunulduğunu, hâlen Banka sisteminde söz konusu kredilerin mevcut olup risklerinin devam ettiğini, 3. Teftiş Kurulu raporu ile ceza davasında alınan bilirkişi raporuyla Bankanın alacağının ispat edildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Banka zararının ispatı ve miktarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/740, K. 2026/2850, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-740-e-2026-2850-k-9219d5d9a23e