Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2851 E. 2026/3631 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2851
Karar No
2026/3631
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/248 E., 2025/616 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/639 E., 2024/506 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 98... , 3 02... ve 21, 3 01... , 3 08... , 3 73... ve 47, 2 95... , 3 69... parsel sayılı taşınmazlar 1. Derece doğal sit alanı sınırları içinde kaldıkları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap edilemeyecek alanlardan olmaları nedeniyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmişlerdir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; ... mevki 2 95... parsel, ... mevki 3 02... ve 21 parsel, ... mevki 2 98... ve 3 01... parsel, ... mevki 3 08... parsel, ... mevki 3 73... ve 3 73... parsel, ... mevki 3 69... parsel ve ... mevki 3 65... ve 4 parsel sayılı taşınmazları müvekkilinin yıllardır çekişmesiz ve aralıksız olarak kullandığını, kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına yazıldığını, kullanım hakkının ise müvekkiline verildiğini belirterek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesince 3 65... ve 4 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin dava, aynı mahkemenin 2020/504 Esas sayılı dosyasında da dava konusu edildiğinden bahisle eldeki dosyadan tefrik edilmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu hükümleri kapsamında, yurdumuzdaki milli ve milletler arası değerlere sahip yerlerden birisi olarak korunması ve zarar görmemesi gayesi ile milli park olarak ilan edilen ... Gölü Milli Parkı sınırları içerisinde kalan taşınmazların zilyetlik yoluyla mülkiyetinin kazanılmasını ve tapuya tescilinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kadastro çalışmasında dava konusu taşınmazların Hazine adına tespit ve tescil edildiği, kadastro tespitinin yapıldığı tarihte 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun (2863 sayılı Kanun) 11. maddesinin taşınmazın zilyetlik yoluyla iktisabına engel olduğu, ancak bu maddenin 30.05.2007 tarihinde yürürlüğe giren 2863 sayılı Kanun'un 11. maddesini değişikliğe uğratan 5663 Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile revizyona uğratıldığı, zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyen taşınmazın maddede Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca 1.Grup olarak tescil edilen Kültür Varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile 1. ve 2. derecede Arkeolojik Sit alanlarının olduğu, dava konusu taşınmazların ise belirtilen bu taşınmazlardan olmadığı, ... Gölü Milli Park sınırları dışında kaldığı, dava konusu taşınmazların orman vasfı taşımadığı ve öncesinin orman olmadığı, 3 69... ile 2 95... parsel sayılı taşınmazlar haricindeki alanlarda imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap koşullarının davacı lehine oluştuğu, 3 69... ile 2 95... parsel sayılı taşınmazlarda davacının zilyetliğinin bulunmadığı, asli müdahillerin davasının ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki hak düşürücü geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 3 02... ve 21 parsel, 2 98... , 3 01... , 3 08... parsel sayılı taşınmazlar ile 3 73... parselin 1/2 hissesinin ve 3 73... parsel sayılı taşınmazların Hazine adına kayıtlı bulunan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduğuna dair kayıt konulmasına, 2 95... ve 3 69... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın aktif husumet yokluğu sebebi ile reddine ve asli müdahil yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazların orman sayılmayan alanlardan olduğu, üzerlerinde korunması gerekli kültür varlığı olmadığı, 302 ada , 21 , 2 98... , 3 01... , 3 08... , 3 73... (1/2 hisse), 47 parseller üzerinde davacı yararına kadastro tespit tarihi itibari ile zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu, 3 69... ve 2 95... parsellerde ise davacı tarafça kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine lehine takdir edilen vekalet ücretinin davacı ile vekalet ücreti yönünden dava edilen parsel sayısı oranlanarak bir kısmının asli müdahillere yüklenmemesi gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 3 02... , 21, 2 98... , 3 01... , 3 08... parsel sayılı taşınmazlar ile 3 73... parselin 1/2 hissesinin ve 3 73... parsel sayılı taşınmazların Hazine adına kayıtlı bulunan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduğuna dair kayıt konulmasına, 2 95... , 3 69... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın aktif husumet yokluğu sebebi ile reddine ve asli müdahil yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 3 69... ve 2 95... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin ihdas edilen ret kararının bozulması gerektiğini, taşınmazların evveliyatının müvekkilinin kayınpederi kök muris ...’ya ait iken, 06.06.1994 tarihli “tapusuz taşınmaz satış senedi” ile müvekkile satılarak zilyetliğinin devredildiğini, bahsi geçen senet aslının, 18.12.2019 tarihli celsede dosyayanın ibraz edildiğini ve 15.09.2022 tarihinde icra edilen keşif sırasında taşınmazlara aplike edildiğini, bu iki taşınmaza ilişkin sunulan senet karşısında, davalı tarafın ve asli müdahillerin tanık dinletmek sureti ile aksini ispata girişmelerine itibar edilmemesi gerektiğini, ispat amacıyla sundukları senedin, aleyhine irade bozukluğu yada muvazaa iddiası ve benzeri iddialarla iptali yönünde dava açılmadığı durumda, senet içeriğine doğrudan itibar edilmesi lazım gelir iken, aksine bir düşünceyle senedin ilgisi bulunan iki parsele ilişkin zilyetlik ve mülkiyet iddialarının kabul edilmemesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince senette imzası bulunan ve sağ olan kişilerin dinlenmediğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan ... Gölü Koruma sahası ve Milli Parkı sınırları içerisinde kalan taşınmaza yönelik olarak İlk Derece Mahkemesince verilen taşınmazın Hazine adına olan tescilinin iptali ile davacı adına tescil edilmesine ve nevilerine ilişkin hüküm eksik değerlendirmeyle kurulduğundan kaldırılması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporundaki hatalı değerlendirmeye itibar edilerek dava konusu taşınmazların yalnızca 1. derece doğal sit alanında olmaları yönü nazara alınarak mülkiyete konu edilip edilmeyeceğinin değerlendirildiğini, oysa ki dava konusu taşınmazların özel mülkiyete konu edilememesinin nedeninin 1. derece doğal sit alanında bulunması değil aynı zamanda milli park sahası içinde kalması olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından bu hususun göz ardı edildiğini, eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığını, taşınmazın korunması gerekli kültür varlığı olması hususu zilyetlikle kazanıma engel iken taşınmazın hem özel mülkiyete konu olacak şekilde hüküm verilmesi ancak tapu kaydında bu şekilde beyan şerhi düşülmesi çelişkili bir hüküm oluşturduğunu, milli park, tabiat parkı, doğal ve arkeolojik sit alanı içerisinde kalan taşınmazların Devlet malı niteliğinde olmasından bahisle zilyetlik yoluyla iktisabının mümkün olmadığını, yargılama devam ederken 27.11.2018 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 26.11.2018 tarihli 378 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile ... Gölü Milli Park sınırlarının değiştirildiğini, yapılan değişikliğin yargılama devam ederken gerçekleştirilmiş olması nazara alınarak müvekkil Hazinenin yargılama gideri ve karşı yan vekalet ücretine mahkum edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlarda davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2851, K. 2026/3631, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2851-e-2026-3631-k-ca672e6e1770