Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1498 E. 2026/3695 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1498
Karar No
2026/3695
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/10 E., 2024/2167 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/120 E., 2023/131 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Antalya ili .... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 89 95... parsel sayılı 3.091,92 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ileride ekonomik yarar sağlanması mümkün yerlerden olduğu belirtilerek, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi 89 95... parsel sayılı taşınmazın uzun süredir müvekkili olan davacının kullanımında bulunduğunu, davacının dava konusu taşınmazı adına kayıtlı bulunun 89 95... parsel sayılı taşınmazla birlikte kullandığını, davacı lehine zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın davacı müvekkili adına tesciline, bu talebin kabul edilmemesi halinde davacının taşınmaz üzerinde hak sahibi ve zilyet olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; kadastro tespitinin mevzuata ve taşınmazın kullanım durumuna uygun olduğunu, dava konusu taşınmazın imar ve ihya edilmediğini ve zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "yapılan yargılama, keşif sırasındaki Mahkeme gözlemi, mahalli bilirkişi anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın 30.06.2021 tarihli bilirkişi raporu ve krokisinde (A) harfiyle gösterilen kısmının imar-ihyasının tamamlanmadığı, taşlık, kayalık ve doğal bitki örtüsü olarak otlarla kaplı halde olduğu, içerisinden dere yatağının geçtiği, bu kısım yönünden mahalli ve tespit bilirkişileri ile davacı tanıklarının da beyanlarında kullanım olmadığını ifade ettiği ve davacı yararına zilyetlikle kazanma şartlarının oluşmadığı, aynı tarihli bilirkişi raporu ve krokisinde (B) harfiyle gösterilen kısım yönünden yapılan incelemede ise, 1971, 19 81... yıllarına ait hava fotoğrafları, 2009 ve sonraki yıllara ilişkin uydu fotoğrafları, mahalli ve tespit bilirkişileri ile davacı tanıklarının tutarlı ve istikrarlı anlatımları ve tüm dosya kapsamından (B) harfiyle gösterilen bölümün 1981 yılında imar ve ihyasının tamamlandığı, o tarihten günümüze kadar davacı tarafından güney bitişiğindeki 89 94... parsel sayılı taşınmaz ile fiilen bir bütün olarak tarımsal faaliyet yapılarak kullanıldığı, bilirkişi raporuna göre taşınmazın dere yatağı vasfı taşımadığı, dere olan kısmın arazi kotunun altında kaldığı, dere yatağından kazanımın söz konusu olmadığı, taşınmazın taşkın sahasında kalmadığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 89 95... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının iptaline, 04.02.2021 tarihli müşterek bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen 800,57 m²lik kısmın tarla vasfıyla davacı adına, 30.06.2021 - 06.04.2023 tarihli müşterek bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.291,35 m²lik kısmın aynı adanın son parsel numarası verilerek tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, şartları oluşmadığından davacının taşınmazın beyanlar hanesine kullanıcı olarak belirtilmesine yönelik talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin aynı yöndeki önceki hükmünü istinaf ettiği, istinaf talebinin Mahkemesince süre yönünden reddine karar verildiği, bu kararın davacı vekilince istinaf edilmediği, bu nedenle istinaf incelemesine konu son hükümle davacı aleyhine yeni bir durum da yaratılmadığından davacı vekilinin hükmü istinaf etmesinde hukuki yararının bulunmadığı, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde ise, mahalli bilirkişi ile tanık beyanları ve bilirkişi raporları dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı bir husus bulunmadığı, ancak dava konusu taşınmaza ait tespitin iptal edilerek karar verilmesi gerekirken kadastro tutanağının iptal edilmek suretiyle hüküm kurma yoluna gidilmesinin isabetsiz olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf inceleme isteğinin reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 89 95... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 04.02.2021 tarihli müşterek bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen 800,57 m²lik kısmın aynı ada parsel numarası ile tarla vasfıyla davacı adına, 30.06.2021 - 06.04.2023 tarihli müşterek bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 2.291,35 m²lik kısmın aynı adanın son parsel numarası verilerek tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, şartları oluşmadığından davacının taşınmazın beyanlar hanesine kullanıcı olarak belirtilmesine yönelik talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince yeniden yargılama yapıldığını, 03.03.2023 tarihinde yapılan keşifte haklılıklarının ortaya çıktığını, dava konusu taşınmazın tamamının uzun süredir fiilen müvekkili tarafından kullanıldığını, tarla vasfında olan dava konusu taşınmazın ikiye bölünerek parselleştirilmesinin tarımsal arazinin sağlayacağı faydaları olumsuz etkileyeceğini, dava konusu taşınmazın tamamı üzerinde müvvekkili lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu, taşınmazın (A) harfiyle gösterilen bölümü üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının müvekkili tarafından dikilip aşılandığını, Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ile karar verdiğini, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü belirterek, hükmün redde ilişkin bölümü yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazla ilgili 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde öngörülen koşulların oluşmadığını, taşınmazın imar ve ihya edilmediğini, taşınmaz üzerinde kesintisiz bir kullanım bulunmadığını, taşınmazın aktif dere yatağı üzerinde ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek, hükmün kabule ilişkin bölümü yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacı ... vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosya kapsamında yapılan incelemede, dosya içerisinde 04.02.2021 tarihli bilirkişi raporu bulunmamasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesince infazda tereddüt yaratacak şekilde, hüküm fıkrasının (B) bölümünün (3) numaralı bendinin ikinci paragrafında 04.02.2021 tarihli müşterek bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 800,57 m²lik kısmın davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/2 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı sebeplerle, davacı ... vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (B) bölümünün (3) numaralı bendinin ikinci paragrafında yer alan "04.02.2021 tarihli" ibaresinin çıkartılarak yerine "06.04.2023 tarihli" ibaresinin yazılmasına ve hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL nin temyiz eden davacı ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1498, K. 2026/3695, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1498-e-2026-3695-k-8c1ba51999f4