Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/4157 E. 2026/3584 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4157
Karar No
2026/3584
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/3057 E., 2026/235 K. DAVA TARİHİ : 12.08.2025 İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/201 E., 2025/370 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 13.06.2016 tarihinden itibaren fahri Kuran-ı Kerim öğreticisi olarak davalı bünyesinde çalıştığını, iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, ek ders ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatil ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya bakmaya idari yargı mercinin görevli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yaptığı iş, özel hukuk ilişkisi kapsamındaki iş sözleşmesinden ziyade statü hukukundan kaynaklanan bir istihdama ilişkin olduğu anlaşıldığından davanın yargı yolu caiz olmadığından usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının esas yönünden yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesince idari yargının görev alanına girdiği gözetilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-(b) hükmü ile 115/2 hükmü gereğince davanın yargı yolu caiz olmaması sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Usulden ret kararı sonucunda davalı lehine vekâlet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu, 2. Müvekkili aleyhine arabulucu giderleri ile yargılama giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 3. Uyuşmazlık Mahkemesi kararları gereğince davanın esasına girilmesi gerektiğini, 4. Öncelikle idari yargıya dava açıldığını, yargılama neticesinde adli yargıya görevsizlik kararı verildiğini, 5. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin bireysel iş sözleşmesi olduğu, özel hukuka tâbi olduğu, idari sözleşme niteliğinin bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; görevli yargı yerinin adli yargı mı yoksa idari yargı mı olduğuna ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/4157, K. 2026/3584, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-4157-e-2026-3584-k-e74fa787baa6