Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/4780 E. 2026/3724 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4780
Karar No
2026/3724
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2320 E., 2026/219 K. DAVA TARİHİ : 19.08.2022

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun süre davalıya ait işyerinde çalıştığını, yaptığı işin sona erdiği ifade edilerek işten çıkarıldığını, işten çıkış işlemleri yapılırken birtakım evrakın imzalatıldığını, dava konusu arabuluculuk görüşmesinin iradesi dışında mevzuata aykırı olarak yapıldığını, gerekli bilgilendirmenin yapılmadığını, arabulucunun tarafsızlık ilkesini ihlal ettiğini iddia ederek ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, arabuluculuk tutanağının Kanun'un aradığı tüm şartları haiz olduğunu, gabinin şartlarının oluşmadığını, davacının hak ettiği tüm alacakların kendisine eksiksiz olarak zamanında ödendiğini, davacının, arabulucunun tarafların ortak mutabakatıyla seçilmediğine yönelik iddialarının kabul edilemez olduğunu, davacının herhangi bir hak alacağının olmadığını ibraname imzalayarak açıkça kabul ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Yusufeli Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 12.09.2023 tarihli kararı ile; arabulucu Ş.B'nin taraf aleyhine olacak şekilde davrandığı ve davacının yanıltılarak iradesinin sakatlandığının tanık beyanlarıyla ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 12.09.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.01.2025 tarihli kararı ile; dinlenen tanık beyanlarından arabuluculuğa konu edilen tazminat ve alacaklar yönünden arabuluculuk süreci başlamadan önce taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğunun ispat edilemediği, dosyada bu yönde herhangi bir delil mevcut olmadığından geçerli bir arabuluculuk anlaşma belgesi niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 08.01.2025 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, taraflar arasındaki iş ilişkisi sona erdikten sonra arabuluculuk faaliyetlerine başlandığı, dava dilekçesinde dahi davacının yaptığı işin sona ermesi üzerine davacının işten çıkarıldığı, ardından çıkış işlemlerinin yapıldığının belirtildiği, ispat yükü üzerinde olan davacının, arabuluculuk faaliyetinin kanuna uygun şekilde yürütülmediği yönündeki iddiasını da ispat edemediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma kararına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Arabuluculuk görüşmelerinin kanuna uygun bir şekilde yürütülmediğini, 2. Tüm delillerin Mahkemeye bildirildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk tutanağının (anlaşma belgesinin) geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/4780, K. 2026/3724, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-4780-e-2026-3724-k-58d4abc846cc