Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1334 E. 2026/1044 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1334
- Karar No
- 2026/1044
- Karar Tarihi
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/1334 Esas 2026/1044 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1334 KARAR NO : 2026/1044
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/09/2022 NUMARASI : 2018/742 Esas 2022/785 Karar
DAVA : Tazminat (Yöneticinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/07/2017 KARAR TARİHİ : 16/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2026
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Müdürlüğünün denetimine tabi olduğunu, yapılan denetim sırasında müvekkili şirketin 25/06/2010-31/12/2014 tarihleri arası iş ve işlemleri incelendiğini, davalının müvekkili şirkette yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde gerçekleşen işbu dava konusu işlemlerinin tespit edildiğini, ...Müdürlüğü’nün 29/04/2016 tarihli, 01 sayılı denetim raporunun 22/07/2016 tarihinde ...’na sunulan sonuç ve kanaat bölümünde yer alan hususların maddeler halinde giderilmesini talep etikleri, denetim raporunun sonuç ve kanaat kısmının CF-1 bölümünde davalının müvekkili şirketin uğrattığı zararların tespit edildiğini ve bu zararların davalıdan tahsil edilmesinin istendiğini, raporun sonuç ve kanaat bölümü, CF-1 kısmında; ... ve ... Üniversitesi ile ... Ltd. arasında ... adlı internet sitesinde, ... ile ... Üniversitesinin reklamlarının yayınlanması hususunda 20/01/2014 tarihinde 3 yıllık bir sözleşme imzalandığını, ilgili sözleşmeye istinaden ... Ticaret Ltd. Şti. tarafından ... adına toplam tutarı 132.160,00 TL olan 14 adet fatura düzenlendiği, bu faturalar karşılığında 56.640,00 TL ödeme yapıldığı, 02/10/2014 tarihinden itibaren herhangi bir ödeme yapılmadığı, ancak ... tarafından tahsilatını gerçekleştiremediği Şubat 2014, Haziran 2014, Eylül 2014, Kasım 2014, Aralık 2014 ve Ocak 2015 dönemlerine ait taksitlerle ilgili olarak icra takibinin başlatıldığı, ... ... tarafından 56.644,00 TL’si ...ya olan borç, 7.531,20 TL mahkeme gideri, 165,00 TL’si de diğer masraflar olmak üzere toplam 64.340,20TL ödeme yapıldığını, Şubat 2015, Mart 2015 ve Nisan 2015 dönemlerine ait 28.320,00 TL tutarındaki reklam bedelinin de ödenmemesi dolayısıyla yine ... tarafından icra takibinin başlatıldığı, ancak ...nin borca itiraz ettiği, itirazın sonucunda takibin durdurulduğu, 2015 yılının Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarına ait 28.320,00 TL tutarındaki reklam bedelinin ödenmemesi sebebiyle yine icra takibinin başlatıldığı, ancak ... borca itiraz ettiği ve bu icra takibinin de durduğu, bunun sonucunda ... şirketinin itirazın iptali istemiyle dava açtığı, ... ağırlıklı olarak ... Üniversitesi öğrencilerine hizmet verdiği, zaten ... Üniversitesinin kampüsü içinde yer aldığı göz önüne alındığında, reklam yayınına ihtiyacının olmadığı ve 28/06/2013 tarih ... nolu Ticaret Sicili Gazetesine göre sözleşmenin, şirketi temsil ve ilzama müştereken yetkili olan davalı ... ve dava dışı ... tarafından müştereken imzalanması gerekirken yalnızca davalı ... tarafından imzalandığı, ... ... genel olarak ... üniversitesi öğrencilerine eğitim verdiği, şirketin hali hazırda bir internet sitesinin bulunduğu, ayrıca vakfın vermiş olduğu cevapta reklam hususuyla ilgili olarak herhangi bir çalışma yapılmadığının ve ...’ın talimatı gereği ... tarafından düzenlenen faturaların muhasebe kayıtlarına alınarak ödeme yapıldığının ifade edildiği, ... 02.10.2014 tarihinden sonra yani davalı ...’ın ceza soruşturması kapsamında tutuklanmasından sonra herhangi bir ödeme yapılmadığı, şirketi temsil ve ilzama müştereken yetkili olan davalı ... ... ile dava dışı ...’den sadece davalı ...’ın ilgili sözleşmeyi imzaladığı, şirketin genel müdürü dava dışı ... tarafından şirketin bu tür bir reklama ihtiyacının olmadığının değerlendirildiği, bu sebeple şirketin hesaplarında 2014 yılı içirisinde ödenen 56.640,00 TL hizmet faturaları bedelinin davalı ...’dan tahsil edilmesi, bundan sonra gerek ... gerekse söz konusu internet sitesinin uzantısına sahip olan ... Ltd. ile davalı ... arasında imzalanan reklam sözleşmesinden kaynaklanan bir ödemenin şirket tarafından icra veya mahkeme kararı yoluyla yapılması durumunda ilgili meblağların diğer masraflarıyla birlikte davalı ... ...’dan tahsil edileceğinin bilinmesinin tespit edildiğini, bununla ilgili olarak gönderilen ihtarname ile zararın müvekkili şirkete ödenmesinin davalıdan talep edildiğini, davalının ihtarnameye cevap vermediğini, müvekkilinin ... Üniversitesi öğrencilerine eğitim verdiği göz önüne alındığında, reklam yapmasını gerektirecek bir faaliyetinin bulunmadığını, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararlardan, müvekkili şirketin dönemin yönetim kurulu başkanı davalı ...’ın, tek başına yetkisiz olarak gerçekleştirdiği işlemlerden kaynaklandığını belirterek müvekkili şirketin uğramış olduğu dava dışı ... şirketine gönderilen ödeme nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL zararın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talebini toplam 56.640,00 TL olarak ıslah etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, yeni kurulan bir şirketin tanıtımının yapılmasının ticari örf ve adetlere uygun olduğunu, birçok internet sitesinde reklam verildiğini, tanıtım günleri düzenlendiğini, Airnewstimes internet sitesinde müvekkilinin ayrılmasından sonra dahi reklam verilip hizmet alındığını, müvekkilinin görevinden sonrada davacının birçok yayın ve reklam kuruluşundan reklam hizmeti satın aldığını, davacı şirketin sonraki dönem kayıtlarının da incelenmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; bilirkişi kök ve ek raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, davacının kendisini bazı reklam faaliyetleri nedeniyle zarara uğrattığı iddiası ile davalıya karşı açmış olduğu bu davada, zararın ne şekilde oluştuğu, ortada bir zarar olup olmadığının yazılı delillerle kanıtlanamadığı, davalı aleyhine başkaca davalardan dolayı maddi tazminata hükmedilmesine ilişkin davacı itirazı değerlendirildiğinde ise, bahsedilen davalardaki haksız fiil olgusu ile bu davadaki haksız fiil olgusu farklı olduğu gözetilerek dikkate alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu davanın konusunun, bazı reklam faaliyetleri ile müvekkilu şirketin zarara uğratıldığı olmayıp, bir reklam hizmeti alınmadığı halde, dava dışı ... şirketine yapılan ödemeler nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğraması olduğunu, mahkemece dosyada toplanan delillere rağmen, delilleri yok sayarak müvekkili şirketin zarara uğratıldığına ilişkin somut bir bulguya ulaşılamadığını ve ortada bir zarar olup olmadığını yazılı delillerle kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verdiğini, mahkeme tarafından, 09.09.2020 tarihli duruşmada, ...’ya müzekkere yazılarak ... ve ...’nın Türkiye ve İngilteredeki internet sitelerinde reklam hizmeti alınıp alınmadığını, alındı ise buna ilişkin tüm bilgi ve belgelerin celbinin talep edildiğini, ancak ... yazılan müzekkerenin iade olduğunu, 04.11.2020 tarihli duruşmada, başka adreslerin bildirilmesi için mahkemeden süre talep edildiğini, talebin reddine ve kabulüne ilişkin bir ara karar kurulmasının talep edildiğini ancak mahkemece talep ile ilgili hiçbir ara karar kurulmadığını, mahkeme hem müzekkere yazılması talebi ile ilgili hiçbir işlem yapmamış hem de işbu davanın hiçbir delil ile ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verdiğini, mahkemece deliller toplanmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, reklam hizmeti almayan müvekkili şirketin bir reklam şirketine ödemeler yapmasının, şirketi zarara uğratmak anlamına geldiğini, mahkemenin yazdığı müzekkerenin iade olduğunu dava konusu uyuşmazlığın ispatı bakımından mahkemeler tarafından alınan reklam hizmetlerinin celbi talep edilirken hiç bir bilgi belge sunulamıyor ise, bu durum ... şirketinden reklam hizmeti alınmadığını ispatladığını, bu yönüyle de kararın kaldırılması gerektiğini, zararın tespiti için bilirkişi heyetinde yer alan reklam uzmanı bilirkişinin, reklam hizmeti alınıp alınmadığını tespit etmesi gerekirken, reklam uzmanı mali müşavir bilirkişinin hazırladığı bilirkişi raporlarını imzalamak dışında uzmanlık alanına dair hiçbir inceleme yapılmadığını, diğer davalara ilişkin emsal kararların, davalının reklam ödemeleri adı altında birçok şirketten ödeme yapıldığına ilişkin evrakların sunulduğunu, özellikle Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/552 Esas 2021/613 karar sayılı kararı dosyası birebir işbu dava konusu ile aynı olup, işbu dava ... şirketine reklam hizmeti alınmadan yapılan ödemeler ile ilgili iken, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan davada ise, ... İngiltere ayağı olan ... şirketine yapılan ödemeler ile ilgili olduğunu, reklam ödemelerine ilişkin açılan davalar gözetildiğinde, ortada reklam hizmeti yok iken, vakfa bağlı her bir tüzel kişilikten ayrı ayrı reklam ödemelerinin yapılmasının, tüm şirketlerin zarara uğratılması anlamına geldiğini, hatta ... A.Ş tarafından, ...’nın İngiltere ayağına ayrı ödeme, ... ... tarafından ise, ... ayrı ödeme yapıldığını, bu kadar reklam ödemesinin nasıl bir amacı olabileceğini, neden bu kadar çok reklam sözleşmesi yapıldığını, ortada her bir tüzel kişilik bakımından ayrı ayrı bir reklam yokken, yapılan ödemelerin zarar niteliğinden olduğunu, mahkemenin diğer davalar ile işbu dava arasındaki haksız fiil olgusunun farklı olduğu tespiti yerinde olmayıp kararın kaldırılması gerektiğini, davalının herhangi bir karar almadan reklam sözleşmesi imzaladığını, dava dışı ... şirketine ödemeler yaptığını, ancak mahkemece bu husus gözetilmeden karar verildiğini, mahkemece imza yetkisi dışında davalının reklam sözleşmesi imzalanmasına ve müvekkili şirketin zarara uğratılmasına ilişkin hiçbir karar vermediğini, yetkisiz temsil ile sözleşmenin imzalanması, reklam faaliyeti iznin alınmaması hususları, ... yapılan ödemeler ile müvekkili şirketi zarara uğratıldığını ispatladığını, davalı tarafın, geçersiz, karşılıklı olarak kurulmamış bir sözleşmeye istinaden ödeme yapılmasına ilişkin talimat vererek, müvekkili şirketi zarara uğrattığını, reklam alındığını kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili şirkette 2014 yılına ilişkin artışın sebebi, ... ile yapılan reklam sözleşmesi değil ... ... ...’nden devrolan öğrencilerin bulunması olduğunu, ... sözleşmesi, 20.01.2014 tarihinde yapılmış olup, öğrenci kayıtları görüldüğü üzere daha önceki tarihlere dayandığını, müvekkili şirket zararda iken söz konusu harcamaların bile bile yapıldığını, bu durumun şirketi borç batağına sürüklediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, anonim şirket eski yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; İşbu dava Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup, 2017/315 Esas 2018/135 Karar ile asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, anılan kararın kesinleşmesi ve davacı vekilinin süresi içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi üzerine Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edildiği görülmüştür. Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 2018/518 Esas 2018/516 Karar sayılı karar ile kesin yetkili mahkemenin Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu kararın kesinleşmesi üzerine dosya Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilerek yapılan yargılama sonunda işbu istinaf incelemesi konu karar verilmiştir. Davacı yan, davalının yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde şirketin çift imza ile temsil edilmesine rağmen tek başına reklam sözleşmesi imzaladığını, davacı şirketin reklama ihtiyacı bulunmadığını, reklam sözleşmesi kapsamında hiçbir hizmetten faydalanmadığını, reklam sözleşmesinin tarafı olan ... şirketine düzenlenen faturalar çerçevesinde ödemeler yapıldığını, bir kısım faturanın ödenmemesi üzerine anılan şirket tarafından icra takipleri başlatıldığını, şirketin denetimine tabi bulunduğu ...Müdürlüğünün teftiş raporuyla ... şirketiyle imzalanan reklam sözleşmesi kapsamında davalının şirketi zarara uğrattığının tespit edildiğini iddia etmiş, davalı yan ise reklam sözleşmesi kapsamında davacı şirketin gerekli hizmeti aldığını, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Yargılama aşamasında tanık ... talimat yoluyla dinlenmiştir. Taraflar arasında davalının davacı şirketin eski yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde dava dışı ... Ltd. Şti ile davacı şirketi temsilen 20/01/2014 tarihli, 3 yıl süreli reklam sözleşmesi imzaladığı, imzalanan reklam sözleşmesi kapsamında ... Ltd. Şti tarafından davacı şirket adına düzenlenen bir kısım faturanın ödendiği, bir kısım faturanın anılan şirket tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibine dayanak yapıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, sorumluluk davası açılmasına ilişkin dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği, davalının davacı şirket adına tek imza ile imzaladığı reklam sözleşmesi kapsamında davacı şirketi zarara uğratıp uğratmadığı, zarara uğratmış ise miktarı, bu zarardan davalının sorumlu tutulup tutulamayacağı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davacı yan dava dilekçesinde ve aşamalarda şirketin eski yönetim kurulu başkanı olan davalının şirketin çift imza ile temsil edilmesine rağmen tek imza ile reklam sözleşmesi imzaladığını, şirketin reklam sözleşmesine ihtiyacı bulunmadığını, imzalanan sözleşme kapsamında hiçbir reklam hizmeti almadığını, davalının talimatı ile reklam sözleşmesinin tarafı olan şirkete düzenlenen bir kısım reklam fatura bedellerinin ödendiğini, şirketin zarara uğratıldığını, bu durumun ...Müdürlüğü teftiş raporuyla da tespit edildiğini ileri sürmüştür. TTK'nun 553/1 maddesi; "Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanunda ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine, hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.", aynı Yasanın 555/1 maddesi; "Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler." hükmünü içermektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi içtihatlarına göre, şirket yöneticisi hakkında TTK'nun 553 vd. maddeleri gereğince sorumluluk davası açılabilmesi için TTK'nun 618/son maddesi uyarınca, bu yönde alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunması gerekmekte olup bu husus dava şartıdır. Dosya içerisinde sorumluluk davası açılması için alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığından dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı anlaşılamadığı gibi, HMK'nun 115/2. maddesi gereğince bu husus yargılama sırasında tamamlanabilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07/10/2020 tarih ve 2019/881 Esas 2020/3917 Karar sayılı ilamı). Mahkemece genel kurul tarafından bu yönde alınmış bir karar var ise sunulması, alınmış bir karar yok ise bir karar alınması için davacı tarafa kesin mehil verildikten sonra bu yönde bir kurul kararının ibraz edilmemesi halinde davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekir. İbraz edilmesi halinde ise bu kez işin esasına girilerek esasa ilişkin inceleme yapılması gerekecektir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, davalı şirket eski yöneticisi hakkında TTK'nun 553 vd. maddeleri gereğince sorumluluk davası açılabilmesi için TTK'nun 618/son maddesi uyarınca, bu yönde alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunmasının tamamlanabilir dava şartı olduğu, davalı hakkında açılan işbu sorumluluk davasında, davacı şirket genel kurulunda yasanın aradığı toplantı ve karar nisapları ile davalı hakkında sorumluluk davası açılmasına ilişkin genel kurul kararının sunulması, genel kurul kararı yok ise bu yönde alınmış bir genel kurul kararının sunulması için davacı vekiline süre verilip sonucuna uygun bir karar verilmesinden ibarettir. Kabul şekline göre de, davacı yan aşamalarda işbu davaya dayanak yapılan davacı şirket ile dava dışı ... Ltd. Şti arasında imzalanan 3 yıl süreli 20/01/2014 tarihli reklam sözleşmesinin tarafı olan dava dışı ... Ltd. Şti'nden reklam sözleşmesi kapsamında verilen hizmete ilişkin belgelerin istenilmesini talep etmiştir. Nitekim mahkemece de, davacı şirket tarafından yapılan ödemelere yapılan dayanak reklamların dava dışı ... Ltd. Şti'nden istenmesi yönünde müzekkere yazılmış ise de, yazılan müzekkere bila iade döndükten sonra, dava dışı ... Ltd. Şti'nin faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davacı şirketin itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında verilen karar suretleri dosya içerisinde yer almakta olup, bu kararlarda dava dışı ... Ltd. Şti'nin adresinin açıkça yer aldığı gözetilerek dava dışı ... Ltd. Şti'ne davacı vekilinin talebi doğrultusunda yeniden müzekkere yazılması yoluna gidilmemiş olması isabetsizdir. Dava dışı ... Ltd. Şti tarafından davacı şirket aleyhine İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/867 Esas 2019/357 Karar sayılı kararı ile, anılan davaya dayanak yapılan fatura dönemlerinde dava dışı ... Ltd. Şti'nin davacıya aralarında akdedilen reklam sözleşmesi uyarınca reklam hizmeti verildiği tespit edilmiş olup, kararın kesinleştiğine ilişkin bir bilgi dosyada yer almamaktadır. Mahkemece anılan kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak kesinleşmesi halinde kararda yapılan tespitin somut olay üzerindeki etkisi üzerinde durulmamasında da isabet görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.4 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE, 2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2022 tarih 2018/742 Esas 2022/785 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.4 maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/07/2026
Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.