Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2085 E. 2026/3616 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2085
- Karar No
- 2026/3616
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/500 E., 2025/278 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Geyve Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/565 E., 2022/202 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacıya ait Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 11 13... parsel sayılı taşınmazın üzerinde orman şerhi bulunduğunu, taşınmaz üzerinde bu şerh nedeniyle davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile iptal edilen kısmın davalı Hazine adına tesciline ve şimdilik 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ettikten sonra, yargılama sırasında sunduğu ıslah dilekçesinde, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kalmadığından dolayı taşınmaz üzerindeki orman şerhinin kaldırılmasını, olmadığı taktirde taşınmazın orman sınırları içerisinde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile iptal edilen kısmın davalı Hazine adına tescilini, şimdilik 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaza ait tapu kaydına orman şerhi konulması hususunda Orman İdaresinin yetkili ve sorumlu olduğunu, Hazineye sorumluluk yüklenemeyeceğini, kadastro kayıtları ile tapu kayıtları arasındaki uyuşmazlığın tarafının Hazine olmadığını, dava konusu taşınmazın tapu kaydında orman şerhi bulunması ve taşınmazın orman sınırları içerisinde kalmasının, bu şerhin konulmasının ve kaldırılmasındaki tüm yetkinin ... olması sebebiyle davanın müvekkili idare açısından husumet nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca zamanaşımı def'inde bulunduklarını ileri sürerek, haksız ve yersiz açılan karşı davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "gerek 1990 yılında yapılan orman kadastrosu gerekse 2008 yılında yapılan orman sınırlarını güncelleme çalışmalarında dava konusu taşınmazın orman sayılmayan alanlar içerisinde kaldığı, 2008 yılında yapılan Orman Kadastro çalışmalan ve haritalarında güncel tapu kayıt tespit ve tescil sınırları ve alanlarının dikkate alınmaması nedeni ile taşınma üzerindeki orman şerhinin devam ettiği, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları dışında kaldığı ve taşınmaz üzerinde bulunan şerhin davacının taşınmaz üzerindeki tasarrufunu etkileyeceği, bu haliyle şerhin iptalini talep etmekte davacının hukuki yarararının bulunduğu" gerekçesiyle davalı ... İdaresine yöneltilen asıl davanın kabulüne, davalı ... yöneltilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidine göre orman sayılmayan alanda kaldığı, kesinleşen Geyve Tapulama Hakimliğinin 1978/64 Esas ve 1978/217 Karar sayılı kararının neticesinde orman alanında kalan kısmın ifraz edilerek, Mahkeme kararının tapuda infazının gerçekleştiği belirtilerek, İlk Derece Mahkemesince kabul kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın tamamının orman vasfında olduğunu, bilirkişi raporundaki tespitlerin taşınmazın evveliyatına ve halihazırdaki durumuna uygun olmadığını, davalı kurumun bir kusurununu bulunmadığını ve yargılama giderlerine hükmedilmesinini hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, taşınmazın tapu kaydındaki orman şerhinin kaldırılması istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kısmen yada tamamen orman sınırlarında kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.