Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1390 E. 2026/2898 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1390
- Karar No
- 2026/2898
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1269 E., 2024/1851 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/596 E., 2024/570 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... köyü çalışma alanında yapılan tapulama çalışmalarında eski 230 parsel sayılı 4.120 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 07.04.1966 tarihinde tarla vasfıyla ... oğlu ölü ... mirasçıları olan ..., ... ve ... adlarına 1/4'er pay ile tespit ve tescil edilmiştir. ... ¾ payını 01.04.1997 tarihinde satış suretiyle edinmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuyla eski 230 parsel, yeni 1 09... parsel olarak ve 4.060,36 metrekare yüzölümü ile 03.01.2019 tarihinde tescil edilmiştir. 121 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) ve 3302 sayılı Kanun'la (3302 sayılı Kanun) değişik 2/B madde uygulaması 30.12.1999 yılında ilan edilerek kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmazın etrafı Nalbant Devlet Ormanı-II içerisinde kalmıştır. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... ili ... köyünde kadastro çalışmalarında 1999 yılında yapıldığını, 6831 sayılı Kanun gereğince 1 09... parselin (eski 230) kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde olduğunu, yapılan 22/2-a yenileme çalışmaları sonucunda ...köyü eski parsel numarası 230 olan taşınmaz yeni parsel numarası alarak 1 09... parsel olarak davalılar adına tespit edildiğini, 22/2-a yenileme çalışmalarının 03.01.2019 tarihinde kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın orman tahdit hattı içinde kaldığından ve hava fotoğrafları, amenajman ve memleket haritasında orman sayılan yerlerden olduğundan, taşınmazın orman olma niteliği yönünden orman kadastro komisyonunun kararı da itirazsız olarak kesinleştiğinden taşınmazın orman tahdit hattı içerisinde kalan tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "...köyünde ilk tesis kadastrosunun 1966 yılında askıdan inerek tamamlandığı, 1999 yılında Orman kadastro haritası tanzim edilmiş ancak tapuya tescili sağlanmadığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi kapsamında güncelleme kadastrosu çalışması yapılmış ve 03.01.2019 tarihinde askıdan inerek kesinleştiği, ek raporda denetime elverişli biçimde gösterildiği üzere dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırı içerisinde kaldığından orman sayılan yerlerden olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ... ili ... köyü 1 09... parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptaliyle tüm yükümlülüklerden arındırılmak suretiyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; dosyada alınan 06.12.20 19... .04.2023 tarihli orman mühendisleri bilirkişi raporunda taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu, İstinaf sonrasında yapılan yargılamada alınan 21.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda "dava konusu taşınmazın üzerinde yapmış olduğu incelemeler, hava fotoğrafları, eski gizli memleket haritaları, orman kanunları çevresinde ve dosya değerlendirmesi sonucunda 1 09... nolu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu” değerlendirmelerinin yapıldığını, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olmadığı belirlenmiş iken davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olup, dava konusu taşınmazın tarla olarak kullanılan tarım parseli olduğunu, hatalı değerlendirme neticesinde karar verildiğini, davanın reddine kararı verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.