Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1119 E. 2026/1773 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1119
- Karar No
- 2026/1773
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/976 E., 2025/1086 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : .... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/453 E., 2024/93 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... Köyü-Mahallesi sınırarında bulunan 184, 150/6, 151/1,152/2, 157/1, 158/2, 162/1, 164/1, 165/1, 166/1, 167/1, 168/1, 180/2, 200/2, 201/1, 202/1, 203/1, 204/1, 205/1, 206/1, 207/2, 208/1, 210/2, 211/3, 212/5, 213/4, 214/1 parsel sayılı taşınmazlarda müşterek maliklerden olduğunu, dava konusu 152/2, 162/1 parsellerde sadece davacı ...'nin müşterek malik olduğunu, öncelikli maliklerden ...'ın taşınmazlardaki hissesini 25.11.2016 tarihinde ve 5421 yevmiye numaralı resmî senetle ile davalıya 43.950.00 TL bedelle sattığını, bu işlemle yasal ön alım hakkının kullanılması şartlarının oluştuğunu belirterek, dava konusu taşınmazlarda davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile 152/2, 162/1 parsel sayılı taşınmazlarının tamamının davacı ... adına, diğer parsellerin ise davacılar adına eşit şekilde tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili 16.01.2018 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkiline pay satan ...'a taşınmazdaki hisselerini satışla devreden ..., ... ve ... ...'nin dava konusu taşınmazda kullandıkları yerlerin bulunduğunu, eylemli paylaşımın 40 yılı aşkın bir süredir devam ettiğini, dava konusu hisselerin tapuda gösterilen bedelin çok üzerinde ve toplamda 300.000,00 TL bedel ödemek suretiyle müvekkilince satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2024 tarihli ve 2021/453 Esas, 2024/93 Karar sayılı kararı ile "...Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası yapılan keşifte alınan tanık beyanlarına göre dava konusu tüm parseller ve davalının satın aldığı hisseler yönünden çekişmesiz fiil kullanım halinin ispat edilemediği..." gerekçesiyle "... davanın kabulüne..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 25.09.2025 tarihli ve 2024/976 Esas, 2025/1086 Karar sayılı kararı ile "...istinaf başvurusunun esastan reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesi Ek Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 14.01.2026 tarihli ek kararı ile "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361/1. maddesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11/1. maddesi, Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in "vekile tebligat" başlıklı 18. maddesindeki hükümler ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 56/5. maddesinde yer alan hüküm dikkate alınarak yapılan inceleme ve değerlendirmede...dosya içerisinde bulunan ve davalı vekili tarafından verilen .... Noterliğinin 1323 yevmiye sayılı vekâletnamede Av....'na tevkil yetkisinin de verildiği, adı geçen vekil tarafından bu dava dosyasına ilişkin olarak 14.09.2022 tarihinde Av. ... adına yetki belgesi düzenlendiği, Dairemiz kararının davalı vekili ... tarafından düzenlenen yetki belgesine istinaden Av. ...'ya 01.11.2025 tarihinde tebliğ edildiği, yapılan tebligatın usulüne uygun ve geçerli olduğu, daire kararının davalı vekili Av. ... tarafından ... süre geçtikten sonra 16.12.2025 tarihinde temyiz edildiğinin anlaşıldığı..." gerekçesiyle "...davalı vekilinin 16.12.2025 tarihli temyiz dilekçesinin ... süre geçtikten sonra verilmiş olması nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 361/1. maddesi ile 366/1. maddesi yollamasıyla 346/1 maddesi uyarınca reddine..." karar verilmiştir. C. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV.B) numaralı bentte belirtilen 14.01.2026 tarihli ek kararına karşı yasal sürede davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Avukat ...'nın yetki belgesi ile yargılama sürecinde sadece tek celseye katıldığını, diğer tüm işlemlerin Avukat ... tarafından yapıldığını, bu nedenle tebligatın yetki belgesine dayalı olarak tebliğe çıkarılmasının hatalı olduğunu, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 01.11.2021 tarihli ve 2021/11039 Esas, 2021/15206 Karar sayılı kararında, dosyayı fiilen ve aktif olarak takip ettiği yargılamanın safhalarından anlaşılan vekil yerine, her ne kadar vekâletnamede veya dosyada ismi bulunsa dâhi dosyayı aktif biçimde takip etmeyen avukata yapılan tebligatın usule uygun kabul edilemeyeceğinin açıkça ortaya konulduğunu, 2. Verilen ek kararla savunma hakkının aşırı ölçüde kısıtlandığını ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, 3. Dava konusu taşınmazlarının sınırlarının belirlenebilir nitelikte olduğunu ve 40 yılı aşkın süredir bulunan fiili taksim nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 4. Müvekkiline pay satana daha önceden pay satışında bulunan tanık ...'in yargılama sırasında dinlenmeden karar verildiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. D. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince verilen ek karar, kanun hükümlerine uygun olduğundan davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile söz konusu ek kararın onanması gerekir.
KARAR Açıklanan sebeple; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince verilen 14.01.2026 tarihli ek kararın ONANMASINA, Onama harcı tam alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.