Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1053 E. 2026/1261 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1053
Karar No
2026/1261
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/887 E., 2024/1820 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/375 E., 2022/373 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında 1955 yılında yapılan tapulama çalışmaları sonucunda, 132 parsel sayılı 5.640,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "bu yerde .. .. mirasçılarına ait 2 zeytin vardır" şerhi yazılmak suretiyle zeytinlik vasfıyla .. Müdürlüğü adına tespit ve 09.09.1955 tarihinde tapuya tescil edilmiş, bilahare 2017 yılında kesinleşen 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu çalışmaları sonucunda 1 52... parsel numarasıyla ve 5.645,84 m² yüzölçümlü olarak tapuya tescil edildikten sonra, 13.01.2020 tarihinde tapuda malik isminin tashihi işlemiyle, tapu malikinin "..-ı .. Vakfı" olarak düzeltildiği ve halen vakıf adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Orman Kanunu'na ( 3116 sayılı Kanun) göre yapılan ve 1947 yılında kesinleşen orman tahdit çalışması ile 1987 yılında yapılıp kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulaması ve aplikasyon çalışmalarının bulunduğu anlaşılmıştır. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kısmen orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını ileri sürerek, tahdit sınırları içerisinde kalan kısmın tapu kaydının iptaliyle, orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescilini ve tapu kaydında yer alan şerhlerin terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın 20.06.1955 tarihli tapulama tutanağından anlaşılacağı üzere .. .. Müdürlüğü adına zeytinlik vasfıyla tescil edildiğini ve 40-50 yıldır tasarruflarında bulunduğunu, taşınmazın orman niteliğinde bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 22.07.20 22... .10.2022 tarihli kök ve ek raporlarda dava konusu taşınmazın içinde kaldığı anlaşılan ve (A) harfiyle gösterilen alanın orman niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, .. ili .. ilçesi .. Mahallesi 1 52... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaliyle (A) harfiyle gösterilen 306,32 m²lik kısmının bu parselden ifrazı ile ayrı bir ada ve parsel numarası altında orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya kapsamı ve kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak orman bilirkişisi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan incelemede, dava konusu taşınmazın (A) harfiyle gösterilen 306,32 m²lik kısmının 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi içerisinde kaldığının belirlendiği, dava konusu kısmın 3116 sayılı Kanun'un 1. maddesi, 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesi, 4785 sayılı Kanun ve Anayasa'nın 169. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu, özel mülkiyete konu olamayacağı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaz ile vakfiye arasında illiyet bağının kurulmasına rağmen davanın kabulüne karar verildiğini, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca özel vakıf ormanları kurulabileceğinden, taşınmazın orman alanında kalan kısmının vakıf adına varlığının korunması gerektiğini beyan ederek, Bölge Adliyesi Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümünün kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kalıp kalmadığına ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince hüküm yerinde orman sınırları içerisinde kaldığı tespit edilen ve 22.07.2022 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 306,32 m²lik kısmın tapu kaydının iptaline karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak biçimde taşınmazın tapu kaydının tamamının iptaline karar verilmesi isabetsiz olup hükmün bozulmasını gerektirmekte ise de bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı anlaşıldığından, hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazının kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin (2). fıkrasının hükümden çıkarılmasına ve yerine, ".. ili .. ilçesi .. köyü 1 52... parsel sayılı taşınmazın, 22.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 306,32 m²lik kısmının tapu kaydının iptaline, bu bölüm üzerindeki muhdesat şerhinin terkini suretiyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline" ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğü'nden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1053, K. 2026/1261, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1053-e-2026-1261-k-01b82ae52662