Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1150 E. 2026/1265 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1150
Karar No
2026/1265
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/81 E., 2024/2870 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/27 E., 2022/541 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı .. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sonucunda, 1 64... ve 8 parsel sayılı sırasıyla 5.558, 93... .509,59 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, davalı .. ve davalı ... ve arkadaşlarının murisleri ... ve ... adlarına tarla vasfıyla tespit ve tescil edilmişlerdir. 2. Davacı .. vekili asıl ve birleşen dava dosyalarına sunduğu dava dilekçelerinde; .. ili .. ilçesi .. Mahallesi 1 64... ve 8 parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sonucunda davalı .. ve davalı murisleri ... ve ... adına tescil edildiğini, ancak taşınmazlar zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı gibi davalılar lehine zilyetlikle iktisap şartlarının da oluşmadığını, yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orta malı, hizmet malı, orman veya Devletin hüküm tasarrufu altında olup da kamuya tahsis edilen yer ile kanunlar uyarınca Devlete kalan taşınmazlardan olmadığını, 3402 sayılı Kanun'un 18. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğini, taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi gözetilerek müvekkili adına tescil edildiğini, taşınmazların müvekkilinin murisinden intikal ettiğini ve en az yirmi yıldır malik sıfatıyla müvekkilinin kullanımında olduğunu, imar-ihya gerektiren yerlerden olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlardan olmadığını, tespit malikleri tarafından tarla olarak kullanıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "hava fotoğrafları, memleket haritaları, uydu görüntüleri, zemin durumu ile keşifteki tanık ve yerel bilirkişi beyanlarına göre, dava konusu taşınmazların orman sayılmayan alanda kaldığı, tamamının imar ve ihyasının dava tarihinden en az 60 yıl öncesinde tamamlandığı, ıslah edilerek tarım toprağı vasfı kazandığı ve davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı .. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarından taşınmazlarda tarımsal faaliyetin bulunduğu, hava fotoğraflarında taşınmazların kullanımının net olarak göründüğü, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden imar-ihyanın tamamlandığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı ve adına tescil kararı verilenler yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu ve davalılar lehine takdir edilen vekalet ücretlerinde isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek taşınmazlardan olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazların .. Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.12.2017 tarihli ve 754 sayılı kararı ile onaylı 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planı kapsamında kaldığının belirtildiği, bu kapsamda dava konusu taşınmazların tespit işleminin yapıldığı 2021 yılı itibarıyla 3402 sayılı Kanun'un 17/2. fıkrası gereğince ihya ile iktisabının mümkün olmadığını, 3402 sayılı Kanun'un 18. maddesinde yer alan "…tescile tabi bulunan taşınmaz mallar ile tarım alanına dönüştürülmesi veya ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerler Hazine adına tespit olunur." hükmü uyarınca Hazine adına tapuya tescilinin yapılması gerektiğini, yine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi kapsamında zilyetlik ile iktisap süresi ve şartlarının oluşmadığını, taşınmazların değerleri üzerinden davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliyesi Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlardan olup olmadığı ve davalılar lehine zilyetlik ile iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1150, K. 2026/1265, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1150-e-2026-1265-k-ba8b988357f9