Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4195 E. 2026/1866 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4195
- Karar No
- 2026/1866
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/245 E., 2024/887 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/23 E., 2018/136 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ............ ili .......... ilçesi ............... Mahallesinde bulunan 89 27... parsel sayılı ve 190,72 metrekare yüzölçümlü taşınmaz arsa vasfıyla Hazine adına kayıtlıdır. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 89 27... parsel sayılı taşınmazın müvekkili tarafından 11.06.1998 tarihinde önceki zilyedinden zilyetlik devir sözleşmesi ile devralındığını ve o tarihten itibaren davacının kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak, taşınmazın beyanlar hanesine müvekkili adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz ile ilgili davacının Hazineye karşı açtığı İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/130 Esas, 2014/379 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiğini, bu nedenle huzurdaki davada derdestlik ve/veya kesin hüküm itirazında bulunduklarını, davada 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesinde belirtilen şartların mevcut bulunmadığını ve taşınmazın 2/B kapsamında bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " dava konusu taşınmazın Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesindeki yargılama sırasında da tespit edildiği gibi esasen Hazine adına kayıtlı iken imar uygulaması sonucu müstakil parseller haline getirildiği, davacının iptal tescil ile açmış olduğu davanın ret gerekçesinde olduğu gibi Hazine adına kayıtlı tapulu taşınmazın zamanaşımı sureti ile kazanılması mümkün olmadığı gibi 2/B kapsamında değerlendirme yapılarak kullanıcılarının tespiti ve kullanıcılarına tahsisine dair yasal düzenlemeye uygun bir taşınmaz da değildir. Nitekim uzman bilirkişilerin raporundan da anlaşılabileceği gibi arsanın boş olduğu, üzerinde herhangi bir muhtesatın olmadığı, eylemli tespit edilmediği sunulan beyannamelerinin aidiyetinin tespit edilemediği, fen bilirkişisinin de ................ Orman İşletme Şefliğinin 13.02.2017 tarihli ve 308402 sayılı yazısından da anlaşılacağı gibi parsel evveliyatının orman olmadığı, orman sayılmayan alanda kaldığı anlaşıldığından 2/B kapsamında değerlendirme yapılamayacağı bu şekilde de anlaşılmış" gerekçeleriyle davanın reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ...'ın istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davacı tarafça İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/130 Esas sayılı dosyası ile tapu iptal ve tescil istemli olarak aynı taşınmaza yönelik olarak açtığı davanın reddine karar verildiğine, dava konusu edilen taşınmazın öncesi orman olmadığına ve 2/B çalışmalarına konu edilmediğine, kullanım kadastrosu veya güncelleme çalışması da yapılmadığından, söz konusu nitelikteki taşınmazda kullanıcı şerhi verilemeyeceğine göre, yerel mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı"gerekçesiyle davacı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... temyiz dilekçesinde; yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan usul ve kanuna aykırı karar verildiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacı adına kullanıcı şerhi verilip verilemeyeceğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.