Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4197 E. 2026/1862 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4197
- Karar No
- 2026/1862
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1853 E., 2024/407 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/5 E., 2023/16 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... köyü ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 34... parsel sayılı sırasıyla 6.840, 00... .200,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar sırasıyla 1 38... ve 1 39... parsel numarasıyla ve sırasıyla 5.858, 05... .087,37 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan eski 97, 62, 64... parsel sayılı sırasıyla 314.00 m², 10.740.00 m², 8.000.00 m² ve 4.000.00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar sırasıyla 1 39... , 58, 63... parsel numarasıyla ve sırasıyla 361.04 m², 11.263.41 m², 8.075,33 m² ve 4.416.13 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkiline ait 1 38... ve 1 39... parsel sayılı taşınmazların yüzölçümünün eksik belirlendiğini ve bu eksikliğin davalılara ait taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın usul ve esas bakımından reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu .... ili ... ilçesi ....... köyünde kain 1 01... parsel, 1 01... parsel, 1 01... parsel, 1 07... parsel, 1 39... parsel ve 1 39... parsel sayılı taşınmazlara yönelik vaki feragat beyanı nedeniyle davasının reddi ile bu parseller yönünden yenileme tespiti gibi tapuya tescillerine, 1 38... parsel sayılı taşınmaza yönelik 22/2-a kadastro çalışmasına itiraz davasının kısmen kabul kısmen reddi ile bu parselin yenileme kadastro tespitinin iptaline, harita bilirkişisi heyetinin hazırladığı 31.07.2023 hakim havale tarihli rapor ve rapora "Şekil 13" olarak sunulan krokide dere olarak sınırlandırılmış (B) harfiyle gösterilen 88,27 m²lik kısım ve (A) harfiyle gösterilen 352,49 m²lik kısımların 1 38... numaralı parsele ilave edilmesine, neticeten 1 38... parsel sayılı taşınmazın 6.298,81 m² olarak tapudaki malikleri adlarına tapudaki vasıf ve paylar ile tapuya tesciline, 1 39... parsel sayılı taşınmaza komşu olan davalı 1 39... , 63, 65... parsel sayılı taşınmazlara yönelik 22/2-a kadastro çalışmasına itiraz davasını ispatlanamadığından reddi ile dava konusu 1 39... , 63, 64, 65... parsel sayılı taşınmazların yenileme tespiti gibi tapuya tescillerine, 1 39... parsel sayılı taşınmaza komşu, davalı 1 39... parsel sayılı taşınmaz içerisinde yer alan ve harita bilirkişi heyetinin hazırladığı 31.07.2023 hakim havale tarihli rapor ve rapora "Şekil 14" olarak sunulan krokide (I) harfiyle gösterilen 103,50 m²lik kısımla ilgili tescil istemine yönelik talebi bakımından ise 22/2-a maddesi uygulamasında mülkiyete ilişkin değişikliklerin Mahkememizce değerlendirilmesi mümkün olmadığı ve tescil istemi yönünden genel mahkemelerin görevli olduğu anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesince getirtilen belgeler ve sonrasında yapılan keşif ve uygulama sonucunda tesis kadastrosuna en yakın 1968-1975 tarihli hava fotoğrafları incelenmek suretiyle alınan harita bilirkişi heyet raporu ile dava konusu 1 38... numaralı (eski 34 parsel) parselin dere ile olan sınırı için, tesis kadastrosunun yapıldığı 1972 yılına en yakın tarih olarak elde edilen 1968 tarihli hava fotoğrafı üzerinde ilk tesis sınırı, 22/2-a sınırı ve davacının zeminde gösterdiği sınır çakıştırıldığında, dava konusu 1 38... numaralı parselin doğu ve güney sınırını oluşturan derenin ilk tesis kadastrosunda, güney sınırı hariç, kuzey doğu ve güney batı sınırının zeminle uyumsuz olarak hatalı ölçüldüğü, davalı 1 38... parselin dere ile olan kuzey doğu ve güney batı müşterek sınırlarının davacının iddia ettiği gibi ve bu doğrultuda, harita bilirkişi heyetince zeminde yapılan ölçümler sonucu "Şekil-13"te (A) ve (B) harfleriyle gösterdiği ve bu sınırın ilk tesis kadastro sınırı ile uyumlu olup bunun hava fotoğraflarındaki görülen tonçlarla uyumlu olduğu, harita bilirkişi heyetince zeminde yapılan ölçümler sonucu "Şekil-13"te (C) harfiyle gösterdiği müşterek güney sınırının ise davacının iddiasının aksine, ilk tesis kadastrosunda doğru ölçüldüğünün belirlenmesine, yine dava konusu 1 39... numaralı (eski 63 parsel) parselin, komşu davalı 1 39... , 63... parsellerle olan müşterek sınırında, tesis kadastrosunun yapıldığı 1972 yılına en yakın tarih olarak elde edilen 1968 tarihli hava fotoğrafı üzerinde ilk tesis sınırı, 22/2-a sınırı ve davacının zeminde gösterdiği sınır çakıştırıldığında, dava konusu 1 39... numaralı parselin ilk tesis kadastrosu ölçülerinin komşu davalı 1 39... ve 66 parsel sınırının bir kısmı hariç, geri kalan tüm sınırlarında doğru ölçülüp tersimat, hesap ve sınırlandırma hatası bulunmadığının, 1968 tarihli hava fotoğrafında dava konusu 1 39... numaralı parsel sınırlarının net olarak gözüktüğü ve sınırlarda genel olarak tonç bulunduğu, yapılan 22/2-a çalışmasıyla davacının iddiasının aksine, dava konusu 1 39... numaralı parselin, komşu davalı 1 39... ve 66 parsel ile olan müşterek sınırında ilk tesis sırasında yapılan hataların zeminle ve hava fotoğrafıyla uyumlu olarak düzeltildiği, davacının komşu davalı 1 39... ve 63 parsellerde gösterdiği sınırın hava fotoğrafı ve zeminle uyumsuz olduğu, komşu davalı 1 39... parselde gösterdiği sınırın ise bizatihi doğru yapılan 22/2-a uygulamasında ölçülen sınırla aynı olduğunun belirlenmesine; ayrıca davacının, tesis kadastrosunda yol olarak bırakılıp uygulama kadastrosunda dava konusu 1 39... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bırakılan ve (I) harfiyle gösterilen kısmın kendi parseli olan 1 39... parsel sayılı taşınmaza eklenmesi talebinin kadastro öncesi nedene dayalı mülkiyet iddiasına dayanmakta olup mülkiyet iddialarının yenileme kadastro davasında dinlenemeyecek olmasına ve bu nedenle Kadastro Mahkemesinin görevsiz olmasına, göre İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, görevsizlik kararının hatalı olduğunu, davalı ...'ın süresinde cevap dilekçesi sunmadığı nedeniyle tanığının dinlenmesinin kanuna aykırı olduğunu, lehlerine vekalet ücreti hükmedilmemesinin ve davalılar lehine fahiş miktarda vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; uygulama kadastrosunun usul ve kanuna uygun yapıldığını, davalı Hazinenin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.