Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4029 E. 2026/1960 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4029
Karar No
2026/1960
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3592 E., 2024/1539 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/705 E., 2021/161 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili ile davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ........... ili . .............................. Mahallesinde kain eski 103 parsel (ifrazen 391-392 parseller) sayılı taşınmazın, davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile Orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, karar kesinleşinceye kadar 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 1010. maddesine istinaden taşınmazların iyi niyetli üçüncü kişilere devir ve temliki ile üzerlerinde ayni hak tesisinin önlenmesi amacıyla tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, dava sonuçlandığında İcra İflas Kanunu'nun 28. maddesine göre kararın infazı işlem yapılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ............. ilçesi .......... köyü 103 parsel sayılı taşınmaz için müvekkili kurum tarafından Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/304 Esas numarasına kayıtlı kamulaştırma bedel tespiti ve tescili davasının açıldığını, bahse konu taşınmazın tapu kaydında "Tescile yönelik kesinleşmiş mahkeme kararı vardır. Konu: Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğünün 28.06.2012 tarihli ve 931 sayılı yazısı ile Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.06.2012 tarihinde kesinleşmiş 994/1 65... /520 Karar sayılı Mahkeme kararı vardır." şerhi bulunmasına rağmen Mahkemece bu kısım için de bloke kararı verilmiş ve kamulaştırma bedelinin müvekkili kurum tarafından bu davanın diğer davalısına ödendiğini, taşınmazın kamulaştırılan kısmı için tescil kararı verilerek tapuda tescil işleminin yapıldığını, sonrasında bu kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine dosya 2017/144 Esas numarasını aldığını davanın halen derdest olduğunu, kamulaştırma işlemlerinin tapuda malik olarak gözüken Tahin İnşaat Turizm Nakliye Bilgisayar Telekominikasyon Ticaret Limited Şirketine karşı yürütüldüğünü ve alınan tescil kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. Davalı ......................................Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın iki farklı parsel konu edilerek iki farklı parselin iki farklı malikine aynı davada hasım gösterilmek suretiyle açıldığını, 391 parselin hali hazırdaki malikinin ..., 392 parselin malikinin de müvekkili şirketin olduğunu, huzurdaki davanın taraflarının aynı olmadığını, zorunlu dava arkadaşlığının da bulunmadığını, bu nedenle dosyanın tefrik edilerek ayrı bakılmasının gerektiğini, dava konusu taşınmazın orman tahditlerinin dışında olduğunu, ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile orman tahdit haritaları, hava fotoğrafları, 2/B sınırları ve diğer deliller incelenmek suretiyle taşınmazın başında keşif icra edilmiş icra edilen keşif sonucunda 103 parselin ifrazı sonucu 3 91... parselin oluştuğu, söz konusu parselin tamamının orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan 2/B çalışmalarında da parsel için herhangi bir değişiklik yapılmadığı ve orman ile ilgili durumun aynen korunduğu söz konusu taşınmazın Çobançeşme Devlet Ormanı sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına orman vasfı ile tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... vekili ile .......................... Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın bulunduğu yörede 1939 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'nun (3116 sayılı Kanun) uyarınca yapılan orman kadastrosu ile 1987 yılında 3302 sayılı Kanun 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) uyarınca yapılan 2/B uygulaması, 2010 yılında 5831 sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla (5831 sayılı Kanun) Ek-4. maddesi uyarınca güncelleme çalışmaları ve 2014 yılında 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca yapılan teknik hataların düzeltilmesi çalışmasının bulunduğu, dava konusu taşınmaz alınan teknik bilirkişi raporuna göre 1939 yılında yapılan ve kesinleşen sınırlara göre orman tahdidi içinde bulunduğu, sonradan 3302 sayılı Kanun uyarınca yapılan çalışmalarda orman sınırı dışına çıkarılmadığı, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan çalışmalarda orman tahdidi içinde bırakıldığının anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde olması sebebiyle açılan tapu iptali ve tescili davası sonucu Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/165 Esas, 1994/520 Karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman olarak sicile aktarılmasına karar verildiği, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olduğuna ilişkin kesinleşmiş Mahkeme kararının da bulunmadığı, her ne kadar davalı ................................... Ticaret Limited Şirketi tapu iptali ve tescili dosyasında taraf olarak yer almamış ise de söz konusu taşınmaz hakkında verilen tapu iptali ve tescili hükmünün kesin delil niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde ve kesinleşen tahdit içinde bulunduğundan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, yine otoyol kamulaştırması nedeniyle 103 numaralı parselden ifraz edilen 391 parsel sayılı taşınmazın ... adına tescil edilmiş ise de söz konusu parselin orman tahdidi içinde bulunduğu, ormanların hiçbir şekilde özel mülkiyete konu olamayacağı gibi kamulaştırma işlemine tabi tutulamayacağı, kamulaştırma işlemi yapılmış olsa dahi Anayasanın 1 69... . maddeleri gereğince yapılan kamulaştırma işleminin geçersiz olduğu, yapılan irfaz işleminin yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu anlaşıldığından davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak davanın niteliği gereği 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 36/A maddesi uyarınca yargılama harç ve giderlerinin davacı ... İdaresi üzerine bırakılması ve davacı yararına vekalet ücreti hükmedilmemesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesine aykırı olarak davalılar aleyhine yargılama harç ve giderleri hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ........................Limited Şirketi vekilinin ise istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kısmen reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın esas hakkında yeniden karar verilmek sureti ile davanın kabulüne, ............ ili .......... ilçesi ............ Mahallesi kain eski 103 parsel (ifrazen 3 91... numaralı parseller) sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekalet ücretine yer olmadığına karar verilmiştir V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; davaları kabul edildiği halde vekalet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kısmen kamulaştırma hudutları kapsamında kaldığını, ilgili parsel hakkında alınan kamu yararı kararı doğrultusunda tapuda malik olarak gözüken diğer davalıya karşı müvekkil idarece kamulaştırma işlemlerine başlandığını, bedel tespiti ve tescili davası açıldığını, Anayasanın 169. maddesine göre ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemeyeceğini ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamayacağını, tapu kaydının beyanlar ve şerhler hanesinde yer alan tüm ayni hak ve şerhlerin kaldırılmasına karar verilmesinin hatalı olup kaldırılmayı gerektirdiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırlarının dışında kaldığını, özel mülkiyete tabi bir taşınmaz olduğunu, Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 1994/165 Esas sayılı dosya üzerinden tapu iptali ve tescili davası kararının usulsüz tebligat yapılarak kesinleştirildiğini, söz konusu dosyada usulsüz tebligat yapılarak hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, o davada davada taraf olmadıklarını ve orman araştırmasının eksik yapıldığını belirterek, Bölge Adiye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili ile davalılar ... vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kadastro Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4029, K. 2026/1960, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4029-e-2026-1960-k-8e40b8eafcfc