Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3235 E. 2026/1961 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3235
Karar No
2026/1961
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1007 E., 2024/442 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/412 E., 2021/415 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; özetle; müvekkillerinin dava konusu ............ ili .......... ilçesi ......... Mahallesi 1 09... parselde zilyet olduğunu, ...'nun aynı adada 14, 17, 18... numaralı parsellerin maliki olduğu gibi, 20 parselde de zilyet olduğunu, bu hususun tapu kaydında ve kadastro tutanaklarında yer aldığını, davacı ...' nun aynı ada 16 parselde malik olmakla, 20 parselde de hak sahibi olduğunu, tapu kaydında (beyanlar hanesinde) adı geçen zilyet ..., .......... 20. Noterliğinin 18.10.2012 tarihli ve ... yevmiye numaralı muvafakatnamesi ile 20 parseldeki tüm hak ve hisselerini müvekkiline devrederek, her türlü işlemi yaparak, satın alma ile kendi adına tesciline dair muvafakat verdiğini, ...'ın aynı adada 17 parsel maliki iken hissesini 22.02.2016 tarihinde sattığını, ancak 20 parselde halen hak sahibi olduğunu, tapu kaydında adı geçen zilyetin ............... 1.Noterliğinin 22.10.2012 tarihli ve ... yevmiye numaralı muvafakatnamesi ile 20 parseldeki tüm hak ve hisselerine müvekkillerine devrederek, her türlü işlemi yaparak, satın alma ile kendi adına tesciline dair muvafakat verdiğini, Orman Genel Müdürlüğünün dava konusu alandaki orman kadastrosu ve orman şerhine yönelik dava açıldığı için davalı olarak gösterildiğini, Hazinenin ise taşınmaz maliki olduğundan davalı olarak gösterildiğini, müvekkillerinin .... ili .... ilçesi .......... Mahallesi 109 adada bulunan parsellerde zilyet olmakla, diğer malikler ile birlikte satın aldıklarını ve aralarında taksim ettiklerini, yapılan kadastro çalışmaları sonucunda oluşan parsellerden 20 numaralı parselin ise yol olarak kullanıma ayrıldığını, halihazırda 20 parselde bulunan ve Hazine adına kayıtlı taşınmazın zilyedinin müvekkilleri olduğunu, bu hususun kayıtlarda yer aldığını, .... ilçesi ............. Mahallesinde bulunan bir kısım parsellerin krokide gözüken malikler tarafından birlikte alındığını, kadastro çalışmaları ve aralarındaki taksim sonucu herkesin yeri belirlendiğini ve netice olarak 2/B uygulaması ile mülkiyet hakkı kazanıldığını, ancak 1 09... parseldeki hak sahipliği karşısında 2/B uygulaması nedeniyle satın almak üzere başvuru yapıldığından ise 20 parsele ilişkin devam eden dava bulunması nedeniyle başvurudan sonuç alınamadığını, bu aşamada Beykoz Kadastro Mahkemesinin 2010/595 Esas sayılı dosyasından ............. ve .............. tarafından kadastro tespitine itiraz davası açıldığını, daha sonra davacıların aralarında anlaşmaya vardığından davadan feragat edildiğinin anlaşıldığını, bu işlemlerden sonra 1 09... parsele ilişkin tekrar 2/B uygulamasından faydalınarak satın alma başvurusu yapılmışsa da, bu defa Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğünün 07.05.2010 tarihli ve 3921 sayılı yazılarına istinaden tamamının eylemli orman alanında kaldığı belirtildiğinden, kanun kapsamında satışının mümkün olmadığının belirtildiğini, 1 09... parselde hatalı tespit ve ölçümleme yapıldığını ve buna göre tapuya şerh düşüldüğünü, taşınmazın yalnızca 22,83 m²lik kısmının eylemli orman alanında kalmakla, kalan kısmın ise orman vasfından olmadığını, dolayısıyla 20 parsele ilişkin konulan şerh ile müvekkillerinin satın alma ve kullanım haklarının ihlal edildiğini, Beykoz Kadastro Mahkemesinin 2010/595 Esas sayılı dosyasından, kadastro teknisyeni ve orman yüksek mühendisi tarafından ayrı ayrı yapılan bilirkişi incelemelerinde 1 09... parselin tamamının eylemli orman alanında kalmadığını, yanlış ölçümleme yapıldığını ve aslında 22,83 m²lik kısmının eylemli orman hattı içerisinde kaldığının açık ve kesin bir şekilde ortaya konulduğunu, söz konusu dosyanın incelenmesi sırasında Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğünün 07.05.2010 tarihli ve 3921 sayılı yazısına istinaden yapılan tamamının eylemli orman olduğu belirtmesinin/şerhin hatalı olduğunun ortaya çıktığını, yapılan 2/B başvurusunun orman nitelendirmesi nedeniyle reddedildiğinin gözetilerek, 14.04.2017 tarihinde bu defa Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğüne başvuru yapıldığını, bu hususun izah edildiğini, gerekli düzeltmelerin yapılması ile akabinde 2/B uyarınca zilyetlere satışının talep edildiğinin bildirildiğini, ancak 18.05.2017 tarihli cevap yazısında özetle bu düzeltmenin idari yoldan yapılamayacağını, dava yolunun açık olduğu ve ancak dava yoluyla düzeltilebileceğini bildirdiklerini, bu nedenle davayı açtıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla .... ili ........... ilçesi, ......... Mahallesi 1 09... parselde yapılmış olan orman kadastrosu ile eylemli orman şerhine ilişkin itirazlarının kabulü ile gerekli düzeltmenin yapılarak taşınmazın 22,83 m²lik alan dışında kalan 2.580,24 m²lik alanı yönünden eylemli orman şerhinin kaldırılmasına, bu kısmın orman vasfından ve sınırlarından çıkarılarak gerçek duruma uygun şekilde kayıtların kayıtların/şerhin düzeltilmesine, bu suretle orman sınırları dışına çıkarılan 20 parselin 2/B işlemleri ile hak sahibi olan müvekkillerine satışın mümkün hale getirilmesini, talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde: haksız açılan davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; usule ve kanuna aykırı olarak haksız ve yersiz aleyhe açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın üzerinde eylemli olarak orman ağacının bulunmadığı, toprağın kahverengi kumlu balçık yapıda olduğu, eğimin %5-10 civarında olduğu, dava konusu parselin Beykoz Kadastro Mahkemesinin 2010/595 Esas sayılı dosyası ile açılan tespite itiraz davası ile davalı olması nedeniyle, dosyanın 28.05.2015 tarihli ve 2020/595 Esas, 2015/77 Karar sayılı ilamı ile 23.10.2015 tarihinde kesinleştiği, 08.01.2016 tarihinde tapuya tescil edildiği, 18.05.2017 tarihli Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğünün yazısında; söz konusu çalışmalarda 22,83 m²lik kısmın eylemli orman olarak tespit edildiği, ancak parselin tamamının eylemli ormanda kaldığı ve askı ilanın bu şekilde çıktığı, taşınmazda orman ağacı sayılan türlerden herhangi bir türe rastlanmamakla birlikte çalı formasyonunda türlerin olduğu, 1 09... parselin güney batı tarafında ve fen bilirkişisinin krokisinde (A) harfi ile gösterip yeşile boyadığı alanda orman ağacı sayılan türlerden 20 yaşlarında meşe ağacının olduğu, alanın kalan kısmında herhangi bir orman ağacının bulunmadığı ve keşif günü belirtilen fotoğraflarda da görüleceği üzere yukarıdaki 2010 tarihli hava fotoğrafında sarı daire içinde kalan yeşilliklerin çalı formasyonu ve meyve ağaçları olduğu, kırmızı daire içerisine alınan küçük parçanın ise güneyindeki orman ağaçları ile bütünlük taşıdığı, ancak dava konusu parselin güneyinde köşe kısmına kadar geldiği ve fen raporunda belirtildiği üzere 22,83 m² alanı kapsadığını bildirdiği anlaşılmakla, dava konusu parselin krokisinde (A) harfi ile gösterilen yeşile taralı 22,83 m²lik kısım hariç parselin diğer kısımlarının eylemli orman olmadığı, taşınmaz hakkında tahsis kararı da bulunmadığından davanın kabulüne, ........... ili ........... ilçesi .... Mahallesi, 1 09... parsel sayılı bahçe nitelikli taşınmazın beyanlar hanesindeki “Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğünün 07.05.2010 tarihli yazısına istinaden tamamı orman vasfındadır” şeklindeki kadastro tespitinin iptali ile; orman mühendisi bilirkişinin 05.12.2018 havale tarihli ve fen bilirkişisinin 06.11.2018 tarihli rapor ve ekli krokisinde (A) harfi ile belirtilen 22,83 m²lik kısmın bu parselden ayrılarak aynı adada yeni bir parsel numarası ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline taşınmazın geri kalan 2.580,24 m²lik kısmının üzerine konulan eylemli orman şerhinin kaldırılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline taşınmazın kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesindeki diğer şerhlerin tapu kaydının beyanlar hanesine aynen yazılmasına ve asli müdahiller ..., ... ve ... yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ........... ili .......... ilçesi ............. Mahallesi 1 09... parsel sayılı taşınmazın 2010 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında bahçe niteliği ile Hazine adına tespit gördüğü, tutanağın beyanlar hanesinde taşınmazın tamamının Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğünün 07.05.2010 tarihli ve 3921 sayılı yazılarına istinaden eylemli orman alanında kaldığının yazılı olduğu, taşınmaza askı ilan süresi içerisinde Beykoz Kadastro Mahkemesinin 2010/595 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, ancak söz konusu davanın kullanıcı şerhine yönelik olduğu, o dosyaya sunulan 20.04.2013 tarihli orman bilirkişi raporuna göre taşınmazın güneybatı köşesinde 22,83 m²lik kısmın eylemli orman olarak belirtilen alanda kaldığının rapor edildiği, davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, bu kez davacılar tarafından tapunun beyanlar hanesinde yazılan eylemli orman şerhine yönelik dava açıldığı, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonucu dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında dava konusu 1 09... parsel içerisindeki 22,83 m²lik alanın eylemli orman vasfını taşıdığının rapor edildiği, orman bilirkişi raporunda sarı yuvarlak çizgi ile gösterilen, yeşillik alanın ise dava konusu 1 09... parsel sınırları içerisinde kalmayıp, 1 09... parsel sınırları içerisinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabul edildiği anlaşılmış olup, 6100 sayılı Kanun'un 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan incelemede İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleri ile istinaf

başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devlet ormanı olduğunu, bedeli ödenerek Devletleştirildiğini, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulamaları sonucunda P.XXXIX no.lu 2/B parseli olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılarak 27.06.1990 tarihinde ilan edildiğini, Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğünün 07.05.2010 tarih ve 3921 sayılı yazıları ile eylemli orman olarak tespit edildiğini, Yerel Mahkemece verilen kararın eksik ve yetersiz inceleme ile usul ve kanuna aykırı olarak verildiğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; yörede 4217 sayılı Kanun ile değişik 2924 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre yapılacak kullanım kadastrosu sırasında ve hak sahipliği tespit komisyonunda değerlendirilmesi ve itiraz ve dava haklarının da o aşamada kullanılmasının mümkün olabileceğini, huzurdaki davada davacı taraf kadastro mahkemesinde dava açma süresini kaçırdığından genel mahkemelerde bu davayı açabilmesinin mümkün olmayacağını, dava konusu yerin orman bitki örtüsü ile kaplı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve yanlı tespitlerle dolu olduğunu, bu rapora katılmadıklarını, Devlet ormanlarının Anayasa ile korunduğunu ve özel mülkiyete konu olamayacağını, taşınmazın imar ve ihya yoluyla kazınımının mümkün olmadığını, müvekkili Hazinenin yasal hasım olduğunu, bu nedenle aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) ek madde 4'e göre yapılan kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/3235, K. 2026/1961, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-3235-e-2026-1961-k-a5b59123977b